Konserlerde organize işler!

Konserlerde organize işler!
Konserlerde organize işler!
Türkiye, onlarca TIR'la ve onlarca kişilik ekibiyle Madonna, U2, Roger Waters'ı da dinledi Tarkan'ı, Sezen Aksu'yu da... İşin ilginci Türk sanatçıların konser fiyatlarının dünya yıldızlarıyla aynı seviyede olması. Bunu bu işlerin piri, adının açıklanmasını istemeyen bir organizatöre sorduk: Neden?
Haber: MUHSİN AKGÜN / Arşivi

RADİKAL -RADİKAL - Dünya yıldızları Madonna, U2, Rogers Waters İstanbul ’a geldiğinde seyirciler büyük ilgi gösterdi. Bu kervana en son katılan kişiyse 16 Eylül’de Lady Gaga olacak. 21 TIR ve 144 kişilik ekibiyle gelecek Lady Gaga’yı izlemek için yerine göre 150-750 TL arasında bir bedel ödemek gerekiyor.

Yerli yıldızlar ise İTÜ Stadyumu’na göre daha küçük olan Harbiye Açık Hava Sahnesi’nde boy gösteriyor. İzleyiciler, Tarkan’ı canlı izleyebilmek için en ucuz 220TL’yi gözden çıkarmak zorunda. Bu rakam Sezen Aksu için 110 TL, Sıla için 162 TL.
Dünya yıldızlarının büyük ekiplerce hazırlanmış, sahne şovlarıyla süslenmiş dev prodüksiyonları ile yerli yıldızlarımızı sahnede izlemek hemen hemen aynı fiyatlardan başlıyor. Bunun nedenini işin içinde olan ve ismini vermek istemeyen bir organizatöre sorduk. Verilen yanıtlar konserlerin tabu sayılan gerçeklerini gözler önüne serdi. İşte o organizatöre sorduklarımız ve yanıtları:

BEDAVA KONSERLER MESELE

Bu işlerin içerisinden biri olarak bilet fiyatları ile ilgili bize neler söylersin? Bilmediğimiz nedir de yerli yıldızların bilet fiyatları yabancılara göre pahalı?

Kabaca dışardan, müzik sektöründe çalışan biri olarak baktığımda şöyle bir sıkıntıyı gözlemliyorum. Sponsorluk müessesenin biraz çökerttiği bir sektör yerli piyasa. Birçok isim aslında sponsor firmaların kampanyaları sonucunda Türkiye turnelerine çıktılar, İstanbul’da büyük konserler yaptılar. Misal ‘İki tane meşrubat kapağı getir konsere gir’ gibisinden. Yani çoğunlukla izleyiciye ücretsiz ulaşan konserler oldu bunlar. Ve seneler boyunca bu turneler devam etti. Markalar avantaj sağlamak için bu tür kampanyalar yaparken aslında sektöre zarar verdiler. İnsanların bilet alma alışkanlıkları çöktü. En ünlü pop ve rock sanatçılarına bile ücretsiz konserle izleme alışkanlığı oluştu. Bu alışkanlığa Anadolu’daki belediyeler de düzenlediği ücretsiz konserlerle çanak tuttu. Yabancı konserlerde ise davetiye dağıtımı çoktur ama bedava konser neredeyse hiç olmadı.

YERLİ SÜPERSTARLARIN RAKİBİ YOK

Bununla birlikte kaliteli üretim anlamında yeni isimler piyasaya giremedi pop ve rock camiasında. Genelde hep bildiğimiz isimler etrafında yürüdü endüstri… Aslında endüstri olduğu tartışılır. Misal Tarkan 90’larda çıktı. Yerli piyasa bu hacimde bir sanatçıyı bu zamana kadar hala üretemedi. Son zamanlarda biraz Sıla geldi, efsane isimlerden Sezen Aksu, Ajda Pekkan gibi isimler yaptılar. Rock müziğinden Duman ve Şebnem Ferah haricinde isimler çok fazla iş yapamaz hale geldi. Türkiye çapında yapılan işlere baktığımda ismi büyük olan bu isimler dahil biletli çok fazla konser yaptığını gözlemleyemiyoruz. Bu noktada dengeler değişti ve bilet satabilen üç-beş etkinlik aslında Türkiye ederinin üzerinde kaşeler belirlemeye başladı kendilerine. Diğer isimler gişelerine, kesecekleri bilete güvenemedikleri için bu tip isimler çok yüksek kaşelere çalmaya başladılar. 4-5 bin kişilik Açık Hava ayarında bir mekana çıktıklarında aldıkları kaşeleri ve prodüksiyonu da hesaba kattığımızda bilet fiyatları her geçen gün tavan yaptı. Yabancı konser fiyatlarıyla karşılaştırdığında gerçekten çok yüksek rakamlar. Geçtiğimiz sene yapılan Rihanna’yla, bu sene yapılan Justin Timberlake konser bilet fiyatlarıyla karşılaştırdığımızda önümüzdeki günlerde olacak Lady Gaga ile karşılaştırdığımızda yerli büyük isimlerin bilet fiyatları oldukça yüksek kalıyor. Bu rakamlara karşılık seyirciler konser mekanına gidince sahnede şaşalı bir prodüksiyonla karşılaşamıyorlar. Mesela Madonna konseri şov anlamında olağanüstü bir konserdi. O konserden sonra unutamadığım bir şey; Ajda Pekkan Kuruçesme Arena’da itfaiye aracının merdiveninde iyi bir prodüksiyonmuş gibi sahneye çıkması bence hazin bir durumdu. Sektör küçük olduğu için bunlar çokta açık konuşulamayan konular.


ŞOV REKABETİ DE ÇIĞRINDAN ÇIKTI

Şöyle de bir durum var. Yurtdışındaki organizasyonlar baktığımızda her geçen gün müziğin önüne geçen bir görsellik var. Şov var. Kimi noktada bu durum eleştiri konusu bile oluyor. Ama insanlara bilet aldırıp konserlere getirebilmek için şov maliyetleri daha da artıyor. Bu durum haliyle turne maliyetinin artmasına neden oluyor. Bu da aslında yurt dışındaki tartışma konularından bir tanesi. Bu kadar yüksek maliyetli konserler gerekli mi, değil mi? Yurtdışında da bilet fiyatlarının sürekli arttığını görüyoruz. İsim vermeden söyleyeceğim. Türkiye’ye gelen mesela 30-40 bin kişilik insan çekecek grubun kaşesi 2012 ve öncesinde 1.2 ile 1.7 milyon dolar arasındaydı. Günümüzde 2 milyon dolara dahi stadyum ölçeğinde sanatçı alma imkanı yok. Ortalaması 2.5-3 milyon dolar arası. Bu daha da yukarı gidecek gibi gözüküyor. Rekabetle birlikte tır sayısı artıyor, arkaya koyulan ekran sayısı artıyor. Bu prodüksiyonlara baktığımızda ve bunları yerli prodüksiyonlarla karşılaştırdığımızda aslında karşılaştıramayacağımızı görüyoruz.

Yerli sanatçılar burada daha çok repertuarlarına ya da canlı performanslarına güvenerek sahneye çıkıyorlar. Ama şov kısmında, prodüksiyon kısmında çok zayıf kalıyorlar. Bunun karşılığında bu bilet fiyatları tabii ki çok çok yüksek.

KİTLE TARKAN İSTİYOR

Ama bu noktada arz-talep dengesi devreye giriyor. Mesela hedef kitlemize baktığımızda yarıya yakını beyaz yakalı diyebileceğimiz maaşlı çalışan insanlar yarısı da üniversite öğrencisi. Hedeflediğimiz kitle bunlar. Bu kitlenin bilet ilgilerine baktığımızda mesela yazın çıkacak bir Tarkan Açık Hava konserindeki bilete gösterdikleri ilgi ile yabancı bir gruba gösterdikleri ilgi arasında ciddi fark var. Tarkan lehine. Ki bu bahsettiğim kitle, teoride bizim hedef kitlemiz. Böyle bir ilginin olduğu bir ortamda Tarkan çıkıp arka arkaya 4 konser yaptığında biletler -Açık Hava sahnesinde yaklaşık 22 bin bilete tekabül ediyor- çok kısa sürede tükeniyorsa burada ekonominin altın kuralı işliyor arz-talep. O zamanda sanatçı kendi kaşesini çok daha yukarılara çekebiliyor. Bunu yaparken de aslında çok fazla bir efor sarfetmesi gerekmiyor. Çünkü onları zorlayacak bir ortam yok. Etraflarına baktıklarında kendilerini daha ileriye itecek bir rekabet ortamı yok. Yurt dışındaki gibi çok fazla sanatçı olsa. Misal ilk aklıma gelenleri sayıyorum. Madona, Rihanna, Katy Perry, Lady Gaga, Justin Timberlake, Coldplay, RHCP, U2’nun olduğu bir ortam. Ve bunlar her geçen sene daha da büyük bir şovla turluyorlar. Bunu yapmazsan düşersin. Bu kadar basit. Bilet kesebilen çok fazla sanatçı yok yerli piyasada. Misal bizdeki gazetelere çıkan o şaşalı isimlere şöyle bir teklifle gitsek; sana garanti bir ücret değil de bir miktar para üzerine de kapıdaki biletten şu kadar pay diye, çoğu sahne alamaz. Çünkü herkes biliyor ki çok fazla bilet kesebilen bir sanatçı yok. Böyle bir ortamda da aradan sıyrılan iyi isimlerin bu kadar yüksek fiyata bilet kesmeleri normal. Ama bu rakamların karşılığında prodüksiyon anlamında, şov anlamında, görsellik anlamında bir şey var mı yerli piyasada maalesef yok.

İşin şov kısmı yani bir konserin maliyetlerini oluşturan detaylar nedir?

Mekan kirası, ses, sahne, ışık, güvenlik bunlar belirleyici masraflar. Bunun dışında yapman gereken kitabi olan yasal sorumluluklar. Işte rüsum vergisini ödemen, çalışanlarının sigortasını yaptırman gibi. Bu kalemlere baktığında bir denetim mekanizması olmadığı için Türkiye’de standart bir uygulama da olmadığından… Misal ben vardiyası 100-150 liralık bir güvenlik firmasıyla çalışıyorum. Başka bir firma gidiyor ki yerli ya da yabancı bir konser olabilir 50-60 liraya alıyor bu hizmeti. Sesi 150 bin TL’ye alıyorken ben, bir başkası 70 bin TL’ye alıyor. Bilet üzerinden rüsum ödüyorum. Başka bir firma ödemiyor.

Nasıl yani? Böyle bir durum mümkün mü, isteğe bağlı ödemek ya da ödememek senin elinde mi?

Var burada her şey mümkün. Mesela sanatçı tarafıyla ilgili, kaşesini öderken sanatçının da stopajı var. Her şeyi doğru yaptığında bunun vergi yükü büyük rakamlara ulaşıyor. Ama bir başkası çıkıp açıktan ödeme –bu sözleşmelerden dolayı yabancı sanatçılarda çok fazla olabilen bir durum değil- yapıyor yerli sanatçıya. Açık hesap çalışan gruplar bile var.

Bütün bunların toplamında şöyle bir hesap yapabilirsin. 70-80 bin liralık kaşesi olan bir yerli grup ile anlaşıp, 4 bin kişilik bir konser yapacağım ve bunu yaparken de bütün kaidelere uydum. Hatta ses, ışık, güvenlik gibi kalemlerden de kısmadım. Sense bunların hiçbirine uymadın. Bu konseri 100-120 bin lira daha ucuza gerçekleştirebilirsin. Böyle bir ortam var. Bu durum tabii yabancılarda pek olmaz. Zaten belli bir teknik, ses, sahne, ışık olarak spesifikasyonları var, bunları sağlamazsan zaten sahneye çıkartamazsın. Bu durumda ben bu farkı nereden çıkartacağım. Bilet fiyatına koymam lazım. Bu sefer benim bilet fiyatım yüksek kalacak. Bir örnek daha; 10 bin kişilik bir festival yapacaksınız, misal 200 güvenlik görevlisi çalıştırmanız gerekiyor. Siz bunun 50 kişiyle de yapabilirsiniz kim kontrol edecek? Standart yok. Ya da uluslararası festival standartlarına göre 1m2’ye 2.5 kişi alabilirsiniz, 4 kişi alan var. Bir sürü parametreler var.



YARIN: TÜRKİYE GELEN ŞOVLAR EKSİK