Konserlerimizde Ortadoğu İstanbul'da toplanıyor

Konserlerimizde Ortadoğu İstanbul'da toplanıyor
Konserlerimizde Ortadoğu İstanbul'da toplanıyor
13 Temmuz'da İTÜ Stadyumu'nda hayranlarının seçtiği parçalarla konser verecek olan Metallica'dan Kirk Hammett'la konuştuk. Usta gitarist, bu konserlerin neden diğerlerinden daha özel olduğunu ve Metallica cephesindeki diğer gelişmeleri anlattı.
Haber: DOĞU YÜCEL / Arşivi

Metallica’nın ‘Through the Never’ filminin çekim arkasını anlatan belgeselde şöyle bir an var: Metallica menajerlerinden, bu filmin yapımcılığını üstlenmesi için Charlotte Huggins’a teklif geliyor. Huggins’ın tereddütte kaldığını gören kocası onu şöyle uyarıyor: “Deli misin, Amerika’nın en büyük grubundan bahsediyorsun.” Yaşayan, aktif gruplara baktığımız zaman , The Rolling Stones deseniz İngiliz, AC/DC Avustralyalı, U2 ise İrlandalı... Amerika’ya baktığımızda Aerosmith ve Eagles satış bazında Metallica’yı geçse de dünyanın her yerinde Metallica gibi stadyum kapatacak bir büyüklükleri olduğunu söyleyemeyiz. İşte o Metallica, Türkiye ’de beşinci defa stadyum kapatmaya geliyor. 13 Temmuz’da İTÜ Stadyumu’nda sahne alacaklar. Metallica konserinde ön grup olarak Pentagram sahne alacak. Pentagram, daha önce 2008’de de Metallica’nın ön grubu olmuştu

ÖDÜLLÜ SORU: Metallica grubu kaç yılında kurulmuştur?

Doğru cevabı, radikaldenkazan@radikal.com.tr adresine gönderin 13 Temmuz'daki Metallica İstanbul konserine tek kişilik davetiyeyi siz kazanın!


Önemli Uyarı: İsim, soy isim, adres ve telefon numaranızı da cevabınız ile beraber yukarıdaki mail adresine göndermeniz önemle rica olunur! (İletişim bilgileri olmayan yanıtlar dikkate alınmayacaktır.)

Takdir edersiniz ki, Amerika’nın en büyük grubundan röportaj koparmak pek kolay değil. Fakat Pozitif Müzik’in yardımıyla bu şansı elde ettik. Telefonun diğer ucundaki Kirk Hammett o sırada San Francisco Giants’ın Stadyumu’nda. Biraz sonra destekledikleri beyzbol takımının sezon açılışı için James Hetfield’la birlikte Amerikan Milli Marşı’nı çalacak. Bu gösteriden hemen önce sorularımı kibarlıkla yanıtlıyor kendisi. Röportajın uzun versiyonunu Türkiye’nin tek rock-metal dergisi Headbang’in temmuz-ağustos sayısında okuyabilirsiniz.

Metallica By Request turnesinin Avrupa bölümü başlamak üzere. Neler bekliyorsunuz bu turneden ve biz neler beklemeliyiz?


Bu turnenin en büyük özelliği setlistin grup tarafından değil, hayranlar tarafından oluşturulması. Ayrıca bir şarkı da konser sırasında üç aday şarkı arasından SMS yoluyla oylanarak seçilecek. O şarkı bistte çalınacak. Anket sonuçlarını metallicabyrequest.com sitesinden biz de takip ediyoruz. Açıkçası bizi şaşırtan sonuçlar çıktı çünkü normalde çaldığımız setlist’ten çok uzaklaşmadı insanlar. ‘Nothing Else Matters’, ‘Sad But True’, ‘Enter Sandman’, ‘Fuel’, ‘Master of Puppets’ gibi daha önce de sık sık çaldığımız şarkılara oy çıktı. Yani normalde çalacağımızdan farklı sadece üç dört şarkı var diyebiliriz. Ama bu da bu olayı yeterince ilginç kılmaya yeterli olacak diye düşünüyorum. Sonuçta şarkıları hayranlar seçti ve bunun keyfini en çok onlar çıkaracaktır. 

Açıkçası ‘Fixxxer’, ‘No Leaf Clover’, ‘My Friend of Misery’ gibi nadiren çalınan şarkılar bekliyorduk ama daha çok bilinen şarkılara oy verilmiş gibi görünüyor…


Evet, evet, farkındayım. Ben de bu üç şarkıyı çok çalmak isterdim. Mesela ‘Fixxxer’ı hiç çalmadık bugüne kadar. ‘My Friend of Misery’i birkaç sene önce çaldık ama tekrar çalmayı isterdim. Yine de bazı sürpriz şarkılar seçilmedi değil. Helsinki’de ‘Frayed Ends of Sanity’ (Not: Tüm haliyle hiç çalmadıkları bir şarkı) ve başka bir yerde ‘Unforgiven 2’i çalacağız ki, bu şarkıyı sadece bir kere bir televizyon şovunda çaldık diye hatırlıyorum.

1993’te İstanbul’da verdiğiniz konser bizim için tarihi bir öneme sahip. İlk stadyum konserlerinden biri ve bir neslin izlediği ilk önemli metal konseriydi. Geçenlerde de o konsere gelen biri, o günün teknolojisiyle kaydettiği haliyle konseri YouTube’a yükledi ve tekrar o günleri yâdettik. Peki, siz o konserlerden neler anımsıyorsunuz?


O günlerde o kadar konser veriyorduk ki, anımsamam çok zor. Ama şunu hayal meyal hatırlıyorum: Stadyuma doğru giderken yol kenarında yarı çıplak bir adam yürüyordu. “Vaov Türkiye çalmak için çılgın bir yer” diye düşündüm o sırada. Verdiğimiz son konseri çok net hatırlıyorum. Bizim için çok duygusal bir konser olmuştu çünkü seyirciye baktığımızda birçok farklı ülkeden insanlar görebiliyorduk. İran’dan, Lübnan’dan, Suriye’den, Irak’tan gelenler vardı, taşıdıkları bayraklardan ve pankartlardan ne kadar çeşitlilikte bir kitleye çaldığımızı anlamıştık. Ortadoğu , İstanbul’da toplanmış gibiydi. Bu ülkelerin birçoğunda ya politik sebeplerle ya da lojistik sebeplerle çalma şansımız olmamıştı, büyük ihtimalle ilk defa bizi izliyorlardı. Bunun için uzun bir yolculuğu göze almışlar, evlerinden çok uzakta bizimle birlikteydiler. Abu Dabi ve Dubai’de de böyle oluyor mesela. Bu çeşitliliği de başka bir yerde göremiyorsunuz. Bunun dışında Boğaz’ıyla olsun, tarihi güzelliği ile olsun İstanbul çok güzel bir şehir. Şahsen orada çalmayı iple çekiyorum. 

Son olarak Ronnie James Dio için hazırlanan tribute albümü ‘This Is Your Life’ta dört Rainbow şarkısından ‘Ronnie Rising’ isimli potpuriyi hazırladınız. Bence kaydettiğiniz en iyi cover’lardan biri bu. Sen ne düşünüyorsun ve bu şarkıyı hiç canlı çalacak mısınız?


Bence de kaydettiğimiz en iyi cover’lardan biri oldu bu. Bu ve Mercyful Fate cover’ımız olan ‘Mercyful Fate medley’ bizim en iyi cover çalışmamız diyebilirim. Kaydederken o kadar eğlendim ki, anlatamam. Stüdyoda kaydederken inanılmaz coştuk, hele benim gitar solom geldiğinde… İçimdeki Ritchie Blackmore çıkıverdi, stüdyonun içinde her yere zıplıyor, gitarı etrafımda çeviriyordum. Hatta sonunda öyle bir noktaya geldim ki, stüdyonun içinde gitarı havaya fırlatıp tutacaktım, tıpkı Ritchie Blackmore’un yaptığı gibi! Deep Purple, Rainbow, Black Sabbath ve Dio’nun kendi grubu Metallica’daki herkesi çok etkiledi. Ronnie James Dio, hiç şüphe yok ki, hard rock ve heavy metal dünyasına gelmiş en büyük vokalistlerden biriydi. 

Biliyorsun, genelde gruplar kendi kuşaklarından önceki gruplardan cover yaparlar. Bu kuralı Motörhead bozdu ve iki şarkınızı cover’ladı. Peki onlar dışında, sizden önceki kuşaktan hangi grupların Metallica cover’lamasını isterdiniz?


Bu gerçekten daha önce hiç duymadığım, çok ilginç bir soru. Biraz ezoterik bir insan olduğum için sana tuhaf ve ezoterik bir yanıt vereceğim. Brian Eno gibi birinin ya da Nick Cave’in bir şarkımızı cover’lamasını isterdim. Heavy Metal’e dönecek olursak, Iron Maiden, Judas Priest, Motörhead dışında bizden eski grup aklıma gelmiyor. E Motörhead de cover’ladı zaten. Bu durumda Judas Priest diyorum çünkü Metallica’nın ilk günlerinde bizim üzerimizde çok büyük etkileri vardı. Eminim bir şarkımızı cover’larsalar muhteşem bir sonuç çıkar! 

Son zamanlarda ‘Through the Never’ dışında Metallica etrafına örülen iki film izledik. 2010’da Cliff Burton’dan esinlendiğini iddia eden ‘Hesher’ ve 2013’te ise bir belgesel olan ‘Mission to Lars’… Bunlar hakkında ne düşünüyorsun?


Her ikisini de izlemedim. “Mission to Lars”ı izlemedim çünkü zaten Lars’la yeterince vakit geçiriyorum, bir de filmde karşılaşmak… (Gülüyor) Şimdi gitmem lazım dostum. 13 Temmuz’da görüşmek üzere!