Konserlerin perde arkası: Gelişleri minumum 2.5 milyon dolar

Konserlerin perde arkası: Gelişleri minumum 2.5 milyon dolar
Konserlerin perde arkası: Gelişleri minumum 2.5 milyon dolar
Türkiye'ye gelen ünlüler kervanına 16 Eylül'de İstanbul'da konser verecek Lady Gaga da ekleniyor. Radikal'e konuşan ve ismini vermek istemeyen organizatöre göre Metallica, 32 bin bilet satarak ciddi zarar etti. Justin Timberlake aynı şekilde... Lady Gaga'da da aynı hikaye olacak.
Haber: MUHSİN AKGÜN / Arşivi

 RADİKAL – Organizatörün sorularımıza verdiği yanıtlar şöyle:

Yerli konsere laf ederken, yabancı konser içinde şöyle bir gerçek var. Çoğu ünlü ismin turne için hazırladığı, başka ülkelerde sahnelediği şovun biz daha azını, eksiğini görebiliyoruz. Bu durumun nedeni nedir?

Bu durumun nedeni lojistik. Eğer U2 gibi iki veya üç sahnen yoksa –U2 İstanbul ’da konser verirken, bir diğer sahnesi başka bir şehirde kuruluyordu- çoğunlukla orijinal sahnesini lojistik sorunlardan dolayı buraya getiremiyorlar. Bunu aşmanın şu an için tek çözümü ya şovun İstanbul’dan başlaması ya da burada bitmesi gerekiyor. Büyük isimler de turnesini İstanbul’a göre ayarlamayacağına göre, yurtdışında gördüğümüz sahneler buraya gelemiyor. Hele hele Batı Avrupa turnesini kapsayan konserlerde yani Batı, Orta Avrupa’yı kapsayacak hem de Türkiye ’ye gelecekse çoğunlukla orijinal sahneyi göremeyiz. Doğu tarafına yönelik turlarında çok daha fazla imkan var o sahneleri görmenin. Avrupa turnesine çıktığında bir sanatçı, tüm bu malzemeler tırlar ile karayoluyla gelebiliyor. Bir yaz Balkan ülkelerinde asfaltlar sıcaktan etkinlediği için turneler iptal olmuştu. Ya da Depeche Mode, Bulgaristan’daki grevden dolayı malzemelerini buraya getiremedi ve konser iptal oldu. Bir de orijinal sahnesiyle gelemedi diye sana bir indirim yapıyor mu diye sorarsan, hayır kaşe değişmez, parasını tam olarak alır sanatçı.

Bugüne kadar kimleri orijinal sahneleriyle izlemişizdir?
Madonna, U2, Roger Waters aklıma gelenler. Bazı gruplar da bir kısmını getiriyor bir kısmını buradan sağlıyor. Tekrar bilet fiyatlarına dönersek yabancı sanatçıların bilet haricinde bir sürü yan gelirleri mevcut. Misal konser alanındaki mağazalarında bir çok ürünlerini satıyorlar.

Konserlerde organize işler!

Bunlar sence yüksek gelir getiren detaylar mı, bu durumda bir etken olabilir mi yerli konserlerin bilet fiyatlarındaki yüksek rakamlara?
Böyle bir kültürümüz yok. O anlamda bir fan kültürümüz yok. Ne bileyim işte ben bir Tarkan tişörtü giyeyim, Sezen Aksu tişörtü giyeyim gibi bir şeyi kafamda canlandıramıyorum. Yabancı sanatçılar, konserin öncesinde Türkiye’ye gönderdikleri bir murchin design sistemleri var. Burada hatırladığım Iron Maiden, RHCP, U2’da vardı misal. Bir kere ürün çeşitliliği çok. Ben de meraklıyımdır bu tür ürünler almaya. Iron Maiden’ın bira bardakları bile vardı. Yani Iron Maiden bira çıkartan bir grup. Bunun üzerine çalışan çok profesyonel bir ekipleri var. Şapka, bayrak, çanta, kupa vs. bir sürü ürün var. Bizde ise yaptığımız festivallerde dahi, maalesef güzel bir özgün tasarım çıkartamadık ortaya. Belki de psikolojik olarak Türkiyeli insanların yabancıları daha üst bir noktada konumlandırmasından dolayı arzu nesnesi olduğu için buraya gelen insanların ürünlerini alıyor giyiyor vs. Ama kendisinden gördüğü sanatçıyı alıp üzerine giymek belki ona iyi hissettirmiyor.

BİLET FİYATININ YARISI VERGİ

İşi organizasyon yapmak olan sizin gibi kişilerin Türkiye’nin şartlarından kaynaklanan problemleri diye bir cümle atsam ortaya. Ne bileyim misal yasal bir dayanağı olmadan valilik konser günü alana gelip içki satamayacağını söylese ve bunu sadece sözlü olarak yapsa. Ya da sanatçının siyasi tutumuna göre tırlarını gümrükte bekletse.

Kitabına uygun olarak her geçen gün konser organizasyonu yapmak zorlaşıyor. 2008 öncesi ve sonrası konser organizasyonlarına baktığımda, durum kötüleşmiş. Sponsor firmalar vergilerinden düşebilirken bu rakamları, artık bunu yapamıyorlar. Sigara, alkol sponsorluk yasaları her geçen gün sertleşti ve artık böyle bir imkan yok. Kredi kartlarının sponsorluğu yasaklandı. Bunlar büyük darbe vurdu yabancı konserlere. Vergi yükleri yükseldi. Ayrıca büyük konserleri stadyumlarda yaptığın için alkol satışı yapamıyorsun. Mesela buraya getirmek istediğim bir grubun konserini izlemek için Almanya’ya gittim. 55 bin kişi. Alkol serbest. Gözlemliyoruz üç aşağı beş yukarı organizasyon kafasıyla ne kadar para ürettiklerini hemen orada hesaplıyoruz. Vergiler sonrasında yaklaşık 1 milyon dolar içkiden kazanıyorlar. Net. Nerede benim 1 milyon dolarım. Sanatçı şöyle bir şey demiyor misal, bu organizatör burada içki satamıyor daha az ücret alayım. Vergilere bakalım. Bir tek İspanya’da bizden yüksek eğlence vergisi alınıyor. Diğerleriyle uçurum var aramızda. Hırvatistan’da yok misal. O sebeple bir sürü İngiliz organizatör yazın festival yapıyor orada. Bizde kafadan %35 oran. 100 liraya bilet sattın, 35 lirasını devlet alıyor. Buna ek olarak sanatçının otelinin, uçağının üzerinden stopaj ödüyorsun. Günün sonunda baktığında 100 liranın 48 lirası vergi, stopaj, rüsum, telif hakkı. 52 lira net kaldı. Sponsorluk gelirleri neredeyse organizasyon bütçesinin %70’ni karşılarken şimdilerde %10-15’lere gerildi. Bunu da işin içine kattığında senin fiyatlarının yükselmemiş olması imkansız. 2012’de bir gruba teklif yapmışım, dolar kuru 1.87 TL. Şimdi?

Yoksa kabul mu ettiler?

Allah’tan etmediler. İptal oldu. 2.2 TL dolar şu an. Mekansızlıktan dolayı mekan kiraları yükseliyor. Misal 30-35 bin TL’ye kiraladığın mekan 100-115 bin TL arası. Stadyum kiraları 400 bin TL ile 1.5 milyon TL arası. Hesaplar çok ortada. Stadyum dolduracak bir sanatçının en az 2.5 milyon dolar kaşesi var. 1 milyonda kirası, prodüksiyonu vs desen artı vergiler ortada. Müzikseverler bölsünler çarpsınlar rakamlar ortada. Çokta pembe bir tablo görmüyorum ilerde.

Yerli konserlerin bilet fiyatları derken yabancı konserlerinde diğer bazı ülkelerle bizdeki rakamların arasındaki ciddi farkları sorsam. Misal Lady Gaga konserinin en pahalı bilet fiyatı İstanbul’da 750 TL iken Prag’da 102 TL. Bunun nedeni tüm bu bahsettiğin detaylar mı?

En pahalı bilet karşılaştırması yanlış bence. Normalde en büyük hacmin olduğu saha içi bileti karşılaştırılmalı. Örnek verirsek bu sene yapılan ya da yapılacak işlerden; Metallica konser organizatörü, 32 bin bilet satarak ciddi zarar etti. Çünkü sponsorluk geliri yok. Justin Timberlake aynı şekilde zarar. Lady Gaga’da da aynı hikaye olacak. Zarar. Ki büyük konserlerin çoğunda zarar ediyor organizatörler. Birisi Biletix’in sitesine girip büyük konserlerin bilet fiyatlarına baksın. Her kategoriye baksın, çarpsın, bölsün. Ciddi zarar dediğim şey ortaya çıkıyor. Eğer bir sponsor olmazsa, gelip 1.5 milyon dolar vermezse o stadyum konserinden büyük zararla çıkıyorsun. O zararı yaptığın başka işlerle kapatmaya çalışıyorsun.

NASIL KONSER YAPILIR?


Bu kadar detayı öğrenince, son olarak birlikte bir isim getirsek İstanbul’a. Misal 30-40 bin kişilik bir stadyum konseri olsun bu. İsmi nasıl belirleyeceğiz ve neler yapmamız gerekiyor?

Öncelikle turneliyor mu ona bakarız. Turnelemeyen bir ismi getirmeye çalışmak delilik zaten. Sonrasında karşılığı var mı yok mu ona bakarsın. Bir sürü parametrelere bakıyorsun bu aşamada. Misal Facebook’ta Türkiye’den yapılmış ‘like’ sayısına, yaş ortalamasına, dijital ortamlardaki dinlenme oranlarına, indirme oranlarına, bir de altıncı hissine; bu tutar bu tutmaz. Bunların sonucunda getirelim ya da getirmeyelim diye bir karar veriyorsun.
Devamında sanatçının bağlı olduğu ajansa teklif veriyorsun. Ajans hemen senin rakiplerinle temasa geçiyor ve fiyat teklifi alıyorlar. Bu durum tabii fiyatı yükseltiyor. Günümüzde bu rakam 2.5-3 milyon dolar arası değişiyor. Stadyum doldurur dediğin hangi sanatçı diyorsan. Rayiç bu.
Bu rakamlara çıkmamak, bu konserleri yapmamak sana kalmış. Ama bir iki yapmazsın o zamanda varlık sebebini sorgularsın.
Teklifini yaparken bütün detayları kapsayan bir sunum yapıyorsun zaten. Mekan, bilet fiyatları vs. Ayrıca şöyle bir durum var; diyelim ki çok iyi bir sponsor buldun. İnsanlar sanmasınlar ki organizasyon çok iyi para kazanacak bu durumda. %90 denen ortalama var. Sen sanatçıya 2.5 milyon dolar garanti kaşe. Bir maliyet analizi gönderiyorsun. Bilet şu kadar, sponsor bu kadar öngörebildiğin masraflarını da tüm detaylarıyla gönderiyorsun. Güvenlikten ambulans hizmetine kadar ödeyeceğin giderler vs.
Gruplar yanlarında muhasebecileriyle gelir. Konser devam ederken arka tarafta iki tarafın muhasebecileri fişleri, faturaları, sözleşmeleri inceleyip karşılaştırıyorlar. Ve sonunda diyelim ki bir mucize oldu ve 2.5 milyon doların üzerinde bir gelir oldu. Yani organizasyondan elde ettiğin gelirin %90’ı sanatçıya ödeyeceğin 2.5 milyon doları geçti. İşte o zaman sanatçı 2,5 milyon doları bırakıp daha fazla olan geliri alıyor. Yani organizasyonu yapanın kazancı en fazla gelirin %10’dur.
Sözleşme aşaması geçildikten sonra teknik yazışmalar başlar, devamında çok ciddi pazarlama, tanıtım kuralları vardır. Poster şöyle olacak, radyoda bunu çalacaksın, Tv’de bunu yayınlayacaksın gibi. Ve yapacağın her şeyin onayını almak durumundasın, buna sponsor logosunun nerede olacağı dahil. Yani sanatçı bu dünyanın kralı, organizasyon firması da “food chain”in (yiyecek zincirinin) en dibindeki tipleme.