Kontrolden geçen menopozdan korkmasın!

Menopozda seks hormonları azalıyor. Bunlardan östrojen aynı zamanda kemikleri sağlam, cildi esnek tutuyor, kalbi koruyor. Uzmanlara göre hormon tedavisi bu dönemde birçok şikâyeti önlüyor

 

ÖZGÜR GÖKMEN ÇELENK

 

İSTANBUL - Menopoz döneminde uygulanan hormon tedavisi kadınları ateş basması, terleme, uykusuzluk gibi şikâyetlerden kurtarıyor. Ancak birçok kadın ‘kanser yapar’ korkusuyla tedaviden uzak duruyor. Uzmanlara göre ilaçlar doktor kontrolünde kullanılırsa, gerekli tetkikler yapılırsa endişeler gereksiz. Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Fatih Durmuşoğlu anlattı.

Menopoz ruh halinde nasıl değişikliklere yol açar?
Dış hayata olan ilginin azalması, uyku problemleri, konsantrasyon güçlükleri ve unutkanlık sık görülür. Özellikle çalışan kadınlar, eskiye göre çok unutkan olduklarını söyler. Gece uykularının derin olmaması ve terleme nedeniyle ertesi gün kötü geçirilir. Menopozdaki bir kadın hayattan zevk alamama, içe kapanma gibi sorunlarla da karşılaşabilir. Öyle ki, çarşıya bile çıkmak istemez, kendisini eve hapseder. Eskiye göre çok aksi davranabilir. Bütün bunlar aile içinde bazı sıkıntılara yol açar. Menopoz dönemindeki duygusal değişiklikler östrojen hormonunun eksikliğine bağlı ortaya çıkar. Uygun tedavi hastalarda bu yakınmaları ortadan kaldırabilir.
Menopoz sürecine girdiğini düşünen bir kadın hastanelerin hangi servislerine, hangi uzman doktora gitmeli?
Kadın doğum uzmanına başvurmalılar. Kadın doğum uzmanı gerekli incelemeleri yaptıktan sonra tedaviye karar verir. Eğer kalp, kemik erimesi gibi risklerin yüksek olduğunu düşünürse hastayı bu alanlarla ilgilenen doktorlara yönlendirir.

Menopozun teşhisinde hangi yöntemler kullanılır?
Menopoz hasta öyküsünün alınmasıyla genellikle teşhis edilebilir. Ama kesin teşhis için bazı kan tahlillerine ihtiyacımız var. Beyinden salgılanan FSH ve yumurtalıklardan salgılanan E2 hormonlarının kandaki düzeyleri bize menopoz hakkında ciddi bilgi sağlar. Bunun dışında radyolojik incelemeler, filmlere gerek yok. Yani tanı son derece kolay ve ucuz.

Peki tedavi nasıl yapılır?
Menopoz tanı konulduğu anda tedavi edilmesi gereken bir sağlık sorunu. Tedavide temel prensip, vücudun artık yeterli miktarda üretemediği hormonları hastaya ilaç olarak vermek. Biz bu tedaviye hormon replasman tedavisi diyoruz.

Menopozda hangi hormonlar eksiliyor?
Seks hormonları eksiliyor. Üremeyi düzenleyen, erkek ve kadın cinsel özelliklerinin olgunlaşmasını ve gelişimini kontrol eden hormonlar seks hormonları olarak adlandırılır. Kadın seks hormonları östrojen ve progesterondur. Bunlar ağırlıklı olarak yumurtalıkta üretilir. Erkek seks hormonu ise testosterondur. Menopozda kadınların vücudunda bir dizi hormonal değişiklik meydana gelir. Östrojen ve progesteron kadameli olarak azalır. Özellikle östrojen eksikliği menopoz belirtilerine ve bazı hastalıkların gelişmesine yol açabilir. Östrojen hormonu sadece doğurganlığı ve üremeyi düzenlemekle kalmıyor, aynı zamanda kemikleri sağlamlaştırıyor, damar sertliğine karşı koruyor, cildin esnekliğini sağlıyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor.

Peki eksilen hormonlar hastaya hangi yöntemlerle veriliyor?
Şu anda en çok kullanılan ağızdan alınan haplar. Kalçaya yapıştırılan bantlar, vajinal yoldan kullanılan fitiller, kremler, hormonlu spiraller de tedavi seçenekleri arasında. Hormon tedavisi, sıcak basması, terleme, uykusuzluk, depresyon ve sinirlilik gibi yakınmalar için de son derece etkili. Vajinal kuruluk, cinsel ilişki sırasında ağrı gibi sorunları hafifletiyor. Ayrıca kemik erimesi, kalp-damar hastalıkları gibi menopozun ileri dönemlerinde görülebilecek riskleri de azaltıyor.

Tedavide östrojen ve progesteron hormonu her zaman birlikte mi kullanılır?
Genellikle ikisi birlikte verilir. Progesteron verilmesinin ana nedeni, östrojene bağlı olarak artan rahim kanseri riskinin önlemesi. Ama cerrahi olarak rahmi alınmış hastalarda östrojen hormonu tek başına rahatlıkla kullanılabilir.

Bant ve hap tedavisinin birbirinden ayrılan yönleri neler?
Haplar hem progesteron hem de östrojen içerdiği için rahmi olan hastalarda kullanılıyor. Ancak cilde yapıştırılan bantlarda sadece östrojen hormonu var. Bu nedenle bantlar ameliyatla rahmi alınmış hastalara uygun. Bantların kullanımı çok kolay. Haftada 1 kez kuru ve temiz bir cilde yapıştırmak yeterli. En ideali banyodan sonra kullanılması. Şeker hastalığı, karaciğer, safra kesesiyle ilgili rahatsızlıkları olan hastalarda, yapıştırma yöntemiyle verilen hormonlar daha avantajlı. Çünkü haplar ağızdan alındığında karaciğerde bir işlev görmek zorunda. Yapıştırma şeklinde verdiğimiz hormonlar karaciğere uğramadan pozitif etki gösteriyor. Ama tabii, bantları sadece rahmi olmayan hastalarda kullanabiliyoruz.

Haplar her gün alınmak zorunda mı?
Evet. Kahvaltıdan ya da akşam yemeğinden sonra alınabilir.

Östrojen bantlarının yan etkisi var mı?
Bant yerinden çıkarıldığında hafif bir kızarıklık oluşabilir, ancak genellikle çabuk kaybolur. Bantlar küçük, ince, esnek ve dışarıdan fark edilmez. Dolayısıyla bantla havuza, denize girmek mümkün.

Hormon tedavisine ne zaman başlanmalı?
Adet düzensizliği başladığı dönemde devreye girmeyi tercih ediyoruz. Kadının ille de adetten kesilmesi gerekmiyor. Çünkü âdet tamamen kesilene kadarki dönemde sıcak basmalarından strese kadar birçok sıkıntı yaşanıyor. Tabii bu dönemde kullanılan ilaçların dozu ve içeriği adet kesildikten sonra verdiklerimizden daha farklı.

Hormon tedavisi ne kadar sürer?
Rahmi ve yumurtalığı alınmamış kadınlarda beş yıla kadar huzurla kullanabiliyoruz. Menopoza girdikten sonra şikâyetlerin en yoğun olduğu dönem ilk iki sene, bazı kadınlarda beş yıla kadar uzayabiliyor. Bu süre zarfında hastaya yeterli hormon vererek yardımcı olursak genellikle tedaviye daha sonra ihtiyaç kalmıyor. Rahmi alınmış kadınlarda tek başına östrojen hormonu kullanıldığı için tedavi 5 yıldan daha uzun sürebilir.

Hormon tedavisi için üst yaş sınırı nedir?
Yararlı etkilerini kaybettiği için 55 yaşından sonra hormon kullanmıyoruz.

Hormon tedavisi kansere yol açabilir mi?
Araştırmalara göre, hormon tedavisinin dikkatli kullanılmadığı hastalarda meme kanserinde bir miktar artış var. Özellikle tedavi beş yılı aşmışsa dikkatli olmak lazım. Ancak ilaçlar doktor kontrolünde kullanılırsa, uygun hastaya uygun ilaç verilirse, mamografi, papsmear, ultrason gibi gerekli tetkikler yapılırsa kanser riskinden korkmuyoruz. Bu arada bitkisel ilaçlarda bu riskin hiç olmadığı sanılıyor. Oysa bu ilaçlarda hangi hormonun ne kadar olduğunu bilmiyoruz. Eğer bunlar da kontrolsüz biçimde alınırsa kanser riski ortaya çıkabilir.