Körelmiyor da mübarek!

Körelmiyor da mübarek!
Körelmiyor da mübarek!

Filmin açılış sahnesi seyirci den ilgi görüyor.

Haber: ŞENAY AYDEMİR - senay.aydemir@radikal.com.tr / Arşivi

TESTERE 3D
Orijinal Adı: Saw 3D
Yönetmen: Kevin Greutert
Senaryo: Marcus Dunstan , Patrick Melton
Oyuncular: Tobin Bell, Cary Elwes, Costas Mandylor, Betsy Russell 

Bir türlü bitmek bilmeyen ‘Testere’ serisinin üç boyutlu ve bugün vizyona girecek olanının açılış sahnesi, artık açık bir biçimde istismara dönüşen bu ‘korku fenomeni’nin gücünü nereden aldığını da gösteriyor aslında.
Bu sahne de, caddede yürüyen insanlar bir anda mağazalardan birinin vitrininde üç genç görüyorlar. Marangoz hızarlarıyla hazırlanmış bir tuzağın içinde olan bu gençlerden ikisi erkek, biri kadın. Kadın, belli ki arkadaş olan bu iki gençle aynı anda birlikte olmuş. Bir anda camekanda beliren kahramanımız Jigsaw, erkeklere kadının yaptıklarını anlatıyor ve içlerinden birisinin öleceğini söylüyor. Ama kimin öleceğine erkekler karar verecek. Ve oyun başlıyor!
Ama asıl sorun, vitrinin içinde olanlarda değil. Bu vahşet anını izlemek isteyen yüzlerce kişi bir anda mağaza vitrininin önünde toplanıyor. Çığlıklar eşliğinde ve fakat gözlerini camekanın ardında olan bitenden ayırmadan bir bedenin parçalanışını izliyorlar.
Filmin yaratıcıları daha açılışta seyirciye şöyle sesleniyor bir bakıma: “Siz bu sahneleri izlemeyi sürdürdükçe biz de bu filmi çekmeye devam edeceğiz. Şimdi koltuklarınıza kurulun, üç boyutlu gözlüklerinizi takın ve bu ‘şiddet pornosu’nu izlemek üzere çıkacağınız yolculuğa hazır olun.” Tevekkeli değil, altı yılda vizyona giren yedi filmin toplam maliyeti 65 milyon dolarken, dünya çapında yalnızca ‘gişe’den elde ettiği hasılat 800 milyon dolardan fazla. İlk altı filmi Türkiye ’de ise 2 milyon 250 bin kişi izledi.
İşinin ehli Hollywood senaristlerinin elinde kısa sürede seyircinin ilgisini çekebilecek senaryo yazmanın çok da zor olmadığı düşünüldüğünde, geriye bir tek bunu ‘nakit’e çevirebilecek girişimcilik ruhu kalıyor ki, o da Amerika’da fazlasıyla mevcut.
Peki seyircinin, ürkmek, tedirgin olmak ve gerçekten korkmak yerine perdede gördüğü beden parçalama sahnelerinden bu kadar ‘haz’ almasını neye bağlayacağız. 

‘Testere’den kurtuluş yok
Dünyanın son 20 yıldır içinden bir türlü çıkamadığı ‘şiddet’ sarmalını hatırlatmaya, ‘Testere’ ruhuyla hazırlanan bilgisayar oyunlarını anmaya ya da Türkiye’nin sınırları dışına çıkmaya gerek yok. Geçen günlerde Türkiye’nin en çok ‘tık’lanan haber sitelerinden birisi, araçlar için kırmızı yandığında yola fırlayan bir yayanın, hızla gelen ve ışığı fark etmeyen bir aracın çarpması sonucu metrelerce havaya fırlayış ve yere çakılış görüntülerini ana sayfasına taşıdı. Haber günün en fazla ‘hit’ alanları arasında yer aldı. Üstelik, görüntü film değil gerçekti ve İstanbul’da mobese kameraları tarafından kaydedilmişti. Münevver Karabulut hadisesinin ülke gündemine bu kadar girmiş olmasında ‘şiddet pornosu’na olan düşkünlüğümüzün hiç mi etkisi yok. Ve Münevver Karabulut cinayetine benzer bir şekilde kurban edilen Sevgi Taşkın’ın haberi dünkü Hürriyet ’te ‘Testereden Kaçamadı’ başlığıyla verilmişti. Yani ‘testere’ hayatımızın içinde aslında.
Altıncı filmin ardından bir kez daha yönetmenlik koltuğunda oturan Kevin Greutert’in üç boyutlu ‘Testere’si yeterince hit almayı başarmışa benziyor. Her ne kadar yapımcılar ‘Bu son’ deseler de, iki bölüm önce ölen Jigsaw’ın yeni oyunlarının başka bir biçimde karşımıza çıkması sürpriz olmaz. Safça körelmesini umsak da, ‘Testere’ kesiciliğinden bir şey kaybetmişe benzemiyor.