Korku devleti İsrail'de barış için türküler

Korku devleti İsrail'de barış için türküler
Korku devleti İsrail'de barış için türküler
Sanatçı Sabahat Akkiraz'la Ut Festivali için gittiğimiz İsrail'de, ünlü güvenlik devletini gözlerimle gördüm.
Haber: SERKAN OCAK - serkan.ocak@radikal.com.tr / Arşivi

Sanatçı ve aynı zamanda CHP İstanbul Milletvekili Sabahat Akkiraz, İsrail’de düzenlenen Ut Festivali’nin kapanış konserine davet edildi. Bir gazeteci olarak bu etkinliği izleme daveti bana da geldiğinde tereddüt etmeden kabul ettim ve İsrail’in ünlü güvenlik devletini gözlerimle gördüm.

Akkiraz vekil olduğundan diplomatik pasaporta sahip. Kardeşi Hasan Akkiraz ile 5 müzisyen ve bir gazeteciden oluşan ekibin VIP geçiş hakkı vardı. Biniş kartımı almaya kontuara gittiğimde ilk engelle karşılaştım. Türkçe konuşan bir görevli beni durdurup on kadar soru sordu. ‘Valizinizi siz mi hazırladınız, kimlerle gidiyorsunuz’ gibi soruların ardından pasaport ve el çantama yapıştırılan küçük güvenlik çıkartmasıyla uçağa gittim.

Mustafa sizinle mi?
Tel Aviv’deki havaalanında bizi bir sürpriz bekliyordu. Grup üyelerinden bas bağlama çalan ‘Mustafa’nın adı kayıtlara ‘Mostafa’ olarak geçince Mustafa’yı sorguya çektiler. Yarım saatlik sorgunun ardından bize de gelip “Mustafa sizin grupta mı diye ısrarla sordular”. En ilginci bu soruyu iki gün sonra gruptan birini arayarak tekrar sormaları oldu. Biz sırada beklerken İsrail vatandaşları ise pasaport kontrol noktalarındaki otomatik makinelerde ellerini okutarak ülkeye giriş yapıyordu. Kudüs, Tel Aviv’in aksine daha sakin, muhafazakâr nüfusun yoğun olduğu bir şehir. Müslüman, Hıristiyan ve Yahudiler için kutsal sayılan Kudüs toprakları insanı heyecanlandırıyor. Ancak yol kenarlarındaki eski askeri araçlar, silahlı askerler, Filistin’le sınıra örülen yüzlerce kilometrelik duvar yabancı birinin sufi duygularını bir anda yitirmesine neden oluyor.

Oku bir Fatiha!
Kentin simgelerinden biri Mescid-i Aksa, diğeri Ağlama Duvarı. Hz. Muhammed’in Miraç’a çıktığı, Hz. İsa’nın çarmıha gerildiği yer de Eski Kudüs’te. İlk durağımız Mescid-i Aksa oldu. Kutsal mekâna çıkan dar sokakta silahlı askerler bekliyor. Önce ‘buraya giremezsiniz’ uyarısı aldık. Türkiye ’den geldiğimizi söyleyince askerler geçişimize izin verdi. Mescidi Aksa’ya yalnız Müslümanların geçişine izin var. Yalan söylemek pek mümkün değil. Çünkü askerler

‘Müslümanım’ diyenlere inanmadığı takdirde o kişiye ‘Fatiha suresini oku’ diyebiliyor.
Ağlama Duvarı’na ise geçiş serbest. Girerken herhangi bir dini aitlikle ilgili sorgulama yapılmıyor. Kadınlar ve erkekler için ayrı ayrı bölümler var. Kimi dua ediyor, kimi duvara dileğini yazdığı küçük kâğıtları sıkıştırıyor, kimi Yahudilerse binlerce yıl önceki yıkılan kutsal mekânlarından geriye kalan tek kutsal duvarlarının önünde dakikalarca ağlıyordu.

Barış için türküler
İsraillilerin önemli ut sanatçıları var. Bu nedenle ülkedeki Ut Festivali’nin anlamı büyük. Uluslararası düzeyde her yıl sanatçıları ağırlayan festivalin bu yılki en önemli konuğu Sabahat Akkiraz’dı. İlk kez İsrail’e gittiğini anlatan Akkiraz da bu ziyaret ve konserin anlamının çok büyük olduğunu söyledi. Kutsal topraklarda bir konser vermenin heyecanını yaşayan usta ses, “Yıllardır bu coğrafyada savaşlar oldu, halen de devam ediyor. Burada türküleri kardeşlik ve barış için söyleyeceğiz” dedi. Akkiraz Kudüs’teki konserin repertuvarına bir de Yunus Emre türküsü ekledi. ‘Benim adım dertli dolap’ı okudu.

Kudüs’teki önemli konser alanlarından birinde tıka basa dolu bir salona konser veren Akkiraz, Türkiye’den İsrail’e göçen hayranlarıyla da konser sonrasında sohbet edip fotoğraf çektirdi. Festivale gelen pek çok insan gibi İsrail’de vatandaşlar da artık duvarların yıkılmasını ve barışın gelmesini istiyor. Havaalanına bizi götüren taksicinin duvarlar için söylediği şu sözler ise uzun süre İsrail hatırası olarak kulaklarımda çınlayacak: “Bu duvarlar bir hataydı, bir gün yıkılacak. Umarım bir an önce yıkılır ve barış olur.”