Korku metal'in yeni seksi kraliçesi

Müziğini korku, bilimkurgu ve b-tipi film ucuzluğuyla zenginleştirmeyi iyi bilen Huntress'ın solisti eski model Jill Janus, uzun zamandır metal dünyasının çıkarttığı en kaliteli seslerden biri.
Haber: BARIŞ AKPOLAT / Arşivi

Korku, türüne bakmaksızın müziğin en ilgi çekici konularından biri, diğerininse seks olduğunu söylemeye gerek yok… Korku öğelerini kullanıp da bugüne kadar dikkat çekmemiş sanatçı veya grup yoktur, varsa da azdır. Kökeni çok eskilere dayanıyor. Amerikalı Screaming Jay Hawkins, burnunda küçük boynuzları, gözlerini devirerek söylediği şarkılarla tam bir Voodoo büyücüsünü canlandırıyordu, çok ilgi gördü hâlâ da tarzında bir efsanedir. İngiliz Black Sabbath, ününü ve farklılığını bu korku öğelerine borçludur. İnsanları tavırları ve müzikleriyle korkutmaya başlamadan önce sıradan bir rock’n roll grubuyken bir anda dehşet saçtıkları için ünlenmişlerdir.
Adını anmadan geçersek lanetleneceğimiz bir diğer isimse Danimarkalı King Diamond’dur ki korku onun karakteri, müziğinin de bel kemiğini oluşturur. Günümüzdeyse teatral Satanist imajlarıyla ünlenen ‘Ghost’ hızlıca fenomen oldu. Huntress işte tam da bu noktada yani King Diamond adı geçerken devreye giriyor. Bir çizgi karakterden ismini alan Huntress, yani ‘dişi avcı’, müziğini korku, bilimkurgu ve b-tipi film ucuzluğuyla zenginleştirmeyi iyi biliyor. Solist ve frontwoman’ları Jill Janus’un kanatlı pelerini, çizgi karaktermişçesine giydiği tayt ve diz boyu çizmeleri tiplerin köşelerini keskinleştiriyor. Müzikse King Diamond’un keskin ve vurucu gitar riffleri üzerine kurulu sağlam bir hard rock. Vokalse uzun zamandır metal dünyasının çıkarttığı en kaliteli seslerden biri. Oktav değişimlerinde başarılı, temiz, çığlık ve brutal gibi farklı vokal tarzlarını başarıyla serpiştirdiği sözleri üstünde hâkimiyeti şaşırtıcı Janus’un.
Jill Janus eski bir model fakat işsiz kaldığı zaman boyunca ses eğitimine ağırlık vermiş ve dört oktavlık sesinin yararını ‘Starbound Beast’de görmüş. İlk albümleri ‘Spell Eater’daki brutal vokallerin azalması yeni albümlerinde çok işe yaramış. Grup, solistleri Janus’un güzelliği ve çekiciliğinin farkında ama müziklerinin ortalama metal gruplarından daha kaliteli oluşu durumu hemen toparlıyor. Kısacası ‘ kadın çekiciliği’ üzerine kurulu bir durum az kalsın oluşacakken müzik sayesinde basitlikten kurtulmuş. Albümde biri Judas Priest’ten Running Wild cover’ı olmak üzere 11 dehşet parça var. İlk dikkat çekeni tabii ki klip parçası olan ilk single ‘Zenith’. ‘Spectra Spectral’, ‘Destroy Your Life’, ‘Blood Sisters’ dışındaki parçalar ‘Zenith’in akılda kalıcılığına ulaşamıyor ve hatta biraz tekrara bağlıyor. Fakat baştan sona dinlerken de insanı sıkmıyor. Müzik grupları veya ünlüler için genel bir bakış açısıyla kalıcı şöhrete giden altı adımlı bir yol varsa, Huntress bu albümüyle ikinci basamaktan üçüncüsüne rahatlıkla atladı. Bundan sonra kolaylıkla koşar adım yürür, memleketleri Amerika sınırlarından açılırlar. Hazır sağılmaya hazır bir ‘ürün’ varken hiçbir plak şirketleri onları yerlerinde oturtmaz. Bundan sonraki iki yıl boyunca Huntress’e dinlenmek değil turlamak var. Tüketin!