Koş İstanbul koş!

Koş İstanbul koş!
Koş İstanbul koş!

Zero dergisi, koşu rehberi hazırladı. Fotoğraftaki voleybolcu Duygu Bal. (Fotoğraf Zero dan alınmıştır.)

Gündelik hayatın hızlı aktığı İstanbul vitesi arttırıyor. Yarın Bağdat Caddesi'nde gerçekleşecek Run İstanbul'da, katılımcılar 7 kilometre koşacak. Söz İstanbul'un daimi koşucularında...
Haber: Alpbuğra Bahadır Gültekin - bahadir.gultekin@radikal.com.tr / Arşivi

20 bine yakın kişinin ter dökeceği etkinlik, Bostancı sahilinden başlayacak, katılımcılar Göztepe Parkı’nın yanından çizecekleri ‘U’ ile Bağdat Caddesi’ne dönecek ve yine Bostancı İskelesi’ne dönülerek güzergâhı tamamlayacak. Geçen yıldan farklı olarak Run Istanbul bu kez akşam saatlerinde, 19.00’da koşuluyor. Mesafe, sıkı bir antrenman programı gerektiriyor olsa da malum bu kent, sakinlerinin türlü zorluğa göğüs germesini sağlayacak koşullara sahip. Kalkmasına saniyeler kalan vapura yetişmeye çalışan Kadıköy yolcuları, rakiplerini saf dışı bırakarak koltuk kapmaya çalışan metrobüsçüler, biber gazından kaçışanlar ve daha nicesi koşu sonrası baldırlarda yaşanacak et kesiğinin üstesinden gelmeye hazır gibi. Peki ya koşmayı bir yaşam tarzı haline getirenler? Sözü onlara verdik...

KOŞARKEN DÜNYA UMRUMDA DEĞİL

Mehmet Yetkin (Yazılım Mühendisi): Yedi yıldır birbirimize tutkuyla bağlı olduğumuz sigarayı bırakma kararı, spor yapma isteğimin oluşmasının en büyük nedeni. İlk başta 400 metrelik setler halinde koşarken, zamanla kesintisiz üç ve 10 km’ye çıkabildim. Ki Gümüşsuyu Yokuşu’nu yürüyerek çıkamayan bir insandım. Şimdi 1.5 saat koşuyorum. İlk getirisi ciğerlerimin, mentollü şeker yutmuşum gibi açıldığını hissettirmesiydi. Fit bir bedene kavuşmak da uzun vadede yüzümü güldüren avantajı oldu. Çıkıyorum Bebek Sahili’ne, takıyorum kulaklığımı... Dünyada ne olmuş, ne bitmiş, umrumda değil.

EGZOZ DUMANLARI ARASINDA SADABAD’A...

Şevket Furkan Erbay (Atletizm Dünyası Yayın Yönetmeni): Kiloma ve dumansız hava sahası ciğerlerime güvenerek geçen yıl Avrasya 15 kilometre yarışını 75 dakikada bitirebileceğimi söylediğimde alay konusu olmuştum. Ama 1.25 ile yarışı bitirdiğimde hepsi dize geldi! Bu yıl, yarışa 75 dk. hedefiyle hazırlanıyorum. Haftada üç, 09.00 gibi işe gidenleri taşıyan otobüsler Şişli’ye tırmanırken, egzoz dumanlarının arasından sıyrılarak Sadabad Parkı’na giriyorum. Yeşil alan fakiri ve ‘olimpiyat hüzünlüsü’ megakentimizde en azından sabahları yaslanıp açma-germe yapabileceğim, gölgesinde suyumu içebileceğim bir ağacım var.

BEN KOŞARSAM HERKES KOŞAR

Fatma Kocaoluk (Danışman): 29 yaşında danışmanlık yapan bir ‘çapulcu’yum. Koşmaya bu yılın başında ağabeyimin hediyesi Nike+ Fuelband sayesinde başladım. Attığım adımın sayılması sonucu neredeyse hiç hareket etmediğimi yazılı olarak görünce evime yakın olan Maçka Parkı’na attım kendimi. Haftada dört gün koşmaya gayret ediyorum. Koşarken dinlediğim müzikle günlük sıkıntılardan uzaklaşıyorum, eve dönünce koşmanın verdiği güzel enerjiyle duş almak ve sağlıklı hissetmek beni motive eden şeylerden... Ben başladıysam, herkes başlayabilir.

İstanbul ’dan beş ferah rota

Run İstanbul 2013 öncesi Zero dergisi, içinde 20 rota barındıran bir koşu rehberi hazırladı. Koşu tutkunu 20 isim de favori parkurlarını paylaştı. Listeden beş rota...
BELGRAD ORMANI, 9.5 Kilometre:
Neşet Suyu mesire alanında başlayan parkur, ormanın içinden devam ederek Karadeniz’e ulaşıyor. Sahilden sonra
rotanızı yine ormana kırabilir, eski su kemerlerinin yanından geçerek hem doğa hem de tarihle baş başa kalabilirsiniz.
HİSARÜSTÜ – BEBEK, 7 Kilometre:
Boğaziçi Üniversitesi Güney Kapı’dan köprü istikametine devam edip, boğaza inin. Bebek Parkı’na uzanan upuzun yol size eşlik edecek. Baltalimanı’ndaki Perili Köşk, Orhan Veli Heykeli, yalılar da gözünüze takılacak…
HALİÇ, 6.7 Kilometre:Karaköy Tünel’den başlayan parkur, Eyüp Sultan’da sona eriyor. Unkapanı Köprüsü’nden Balat tarafına geçip, Haliç boyunca kentin hızlı değişimine tanık olabilirsiniz.
KENNEDY CADDESİ, 5 Kilometre:
Sırtınızı yine Tünel’e mi verdiniz? İlla Haliç’e gitmeniz şart değil. Eminönü’nden sola dönün ve sahil yolu boyunca Kumkapı’ya kadar koşmaya hazırlanın. Bir gözünüz Marmara’da, diğeri surların ardında olacak.
BÜYÜKADA, 7.5 Kilometre:
Hem koşu hem de yürüyüş için... Trafik çilesi de yok. Saat Kulesi’nden başladığınız yolda, Büyükada’nın etrafında tur atar, Aya Nikola Kilisesi’ne, Troçki’nin Evi’ne ve cumbalı ada evlerine selam çakarsınız.

KOŞMADAN ÖNCE...

CAN BOĞAZDAN GELİR: Karbonhidrat ağırlıklı ağır yemeklerden uzak durun. Protein ve vitamin içeren besinleri tercih etmeye özen gösterin. Koşudan iki saat önce aşırıya kaçmayan bir öğün size yeterli gelecektir.
SU İÇİN: Yedi kilometrelik bir koşuda vücudunuz iki litreye yakın su kaybedecek. Koşu öncesinde aşırıya kaçmadan su için. Su, kaslarınızın hidrate olmasını da sağlar.
GEVŞEYİN: Koşarken yapacağınız yanlış bir hareket, sağlığınıza telafisi olmayan zararlar verebilir. Dolayısıyla koşudan birkaç gün evvel vücudunuzu ısıtmaya bakın. Bir saat önce de kültür-fizik hareketleri yapın.
İYİ BİR UYKU: Uzun mesafe koşarken kalori kaybedeceksiniz, vücudunuzun şarj edilmeye ihtiyacı var. İyi bir performans için koşudan önceki gece , yedi-sekiz saatlik bir uyku şart.
NE GİYMELİ?: Sizi rahat ettirecek ince kıyafetler tercih edin. Kalın giymek daha çok terletir, daha fazla su kaybına yol açar. Daha fazla yağ yakmanızı sağlamadığı gibi performansınızı da düşürür. Çare: Şort ve ince bir tişört.