Kovboylara hüzünlü veda

Kovboylara hüzünlü veda
Kovboylara hüzünlü veda
Yeni dönem Vahşi Batı macerası 'Maskeli Süvari'nin gişedeki başarısızlığı kovboyların, afili düelloların, mahmuzlu çizmelerin hayatımızdan tamamen çıktığına mı işaret? The Atlantic dergisinden Michael Agresta'nın konuyla ilgili yazısını paylaşıyoruz.

'The Lone Ranger / Maskeli Süvari'nin gişedeki başarısızlığını sadece Johnny Depp'in kariyeri ya da Disney bazında açıklamaya çalışmak biraz eksik olur. Eğer bu filmin neden gişelerde bekleneni vermediğini gerçekten anlamak istiyorsak, western'in son dönemlerde kaybolmaya yüz tutan bir film türü olduğunu kabul edip, bu hüzünlü yokoluşa göz atmamız gerekiyor. Sinema tarihinin başından beri western her zaman en efsanevi ve kalıcı türlerden biri oldu, ancak sevenleri son dönemlerde birden azalmaya başladı. 'Maskeli Süvari', son dört yazdır vizyona giren yalnızca üçüncü, hem de oldukça yüksek bütçeli ve hatta Depp gibi bir yıldızı bünyesinde barındıran bir western filmi olmasına rağmen yine de istediğini elde edemedi. Bundaki en büyük etkenlerden biri, western severlerin pek çoğu artık sinemaya gitmeyecek, ya da biraz daha saygılı olalım, gitmeyi pek fazla tercih etmeyecek kadar yaşlanmış olması. Yeni jenerasyonun da bu filmlere eskiler kadar ilgi göstermediği aşikâr. Film sektörü de bu gerçekliği göz ardı etmeyip artık daha yeni nesil filmlere yönelmeye ve bu efsaneye yavaş yavaş veda etmeye başladı. Yeni nesil film türlerinden süperkahraman ve robot filmlerinin gerçeküstü kahramanları, artık o 'cool' kovboyların yerini almış durumda. Bu filmler hem gençlerin istekleriyle daha çok örtüşüyor, hem kovboy filmleri gibi daha yerel bir kültürün izlerini taşımak yerine uluslararası seyircinin ilgisini çekecek hikayeler içeriyor. Western filmleri aslında zamansız olduğunu düşünebileceğimiz pek çok şeyi içeriyor: At üzerindeki 'sert' kahramanlar, müthiş dekorlarda geçen maceralar, güzel kadınlar, kimi zaman bir rehineyi kurtarmayı ve kötü adamlara karşı savaşmayı konu edinen epik kahramanlık hikâyeleri. Aslında bütün bunlar gerçekten de zamansız, ama western'in etrafında şekillendiği başka bir şey, bugün western'in sahneden çekilmesinin baş aktörlerinden biri: 'Yerellik'. Bütün hikayelerin tam ortasında yer alan bu kültürel şema, yıllar boyu Amerika'nın yurtdışındaki ülkelerde çizilen resminde rol oynadı. O dönemlerde Amerikan film yapımcılarının ülkedeki çetrefil durumları ve belirsiz tarihi karakterleri açıklamak için rahatça kullanabileceği güvenilir bir kaynaktı. Hem Amerika'daki insanlar tarafından seviliyor ve tepki çekmiyor, hem de dünyanın varlığına bile şüpheyle yaklaştığı bir kültür ve tarihi, tatlı sularda, bol kovalamaca ve aksiyonun içinde anlatabiliyordu. Bu yerellik yüzünden kovboy filmleri her zaman siyasi durumlarla da yakından ilişkili oldu. Vietnam'ın protesto edildiği dönemlerde kovboylar birer anti-kahraman olarak görüldü. 80'li yıllarda, Ronald Reagan döneminin başlangıcı ve o dönemden hemen önce çekilen şaşalı filmlerin gişedeki başarısızlıkları üzerine film sektörü kendini yenilemeye gitti, o dönemde yükselen milliyetçi dalga ile western'de ufak bir canlanma oldu. Ama bu defa da, Reagan'ın biraz eski moda olarak görülen imajını gururla Vietnam öncesi bir kovboy imgesiyle örtüştürmesi ve Soğuk Savaş, western sektörünü yine durgunlaştırdı. Obama döneminde ise Western'de ufak bir kımıldama yaşanır gibi oldu. ABD 'nin yeni moral kaynağı olarak canlandırılmaya çalışıldı. Western filmlerinin içinde bölücü unsurlar törpülenerek yeni filmler çekildi. Western'nin tamamen beyaz heteroseksüel Amerikan erkeklerin kahramanlıkları üzerinden şekillenmesindeki ırkçı ve cinsiyetçi hava, 'Brokeback Mountain' ve 'Django Unchained' gibi filmlerle biraz dağıtıldı. 'Brokeback Mountain' iki eşcinsel koyboyun hikâyesini anlatıyordu. 'Maskeli Süvari'de Johnny Depp gibi kızılderili asıllı bir aktör başroldeydi. Ancak bu kültürel hareket yine de uzun vadede başarısız oldu. 'Maskeli Süvari', gişede zayıf bir film olduğu için başarısız olmadı. Vahşi Batı, dünyada artık eskisi gibi anılmadığı için oldu. Güneşin battığı kıtaya dair düşünceler Western'in doruk zamanlarındaki gibi değil artık. Özgürce atların dörtnala koştuğu film karelerinin araksında herkes artık başka bir şey görüyor. O 'batı' imajı, modern insanların kafasında artık çoktan yok oldu. Sinemadaki Vahşi Batı filmleri, neredeyse bir yüzyıldır olmayan bir şeyin izini sürüyordu, artık günümüz toplumunda bunu da yapamıyor. Öyle görünüyor ki, 'Maskeli Süvari'nin bu ay gösterimden kalkmasıyla birlikte, western filmleri de artık arkalarında büyük bir toz bulutu bırakarak gün batımına doğru yola çıkacak ve bir devrin sonu gelecek. Ama Amerikan kültürü, ufukta yeni bir kahraman daha gösterebilir mi dünyaya, bilinmiyor.