Koza İçinde KÜBA... (1)

Bir yere gitmeden önce yolumu kendim bulacakmışım gibi haritaya bakanlardanım.
Haber: Gündüz VASSAF / Arşivi

Bir yere gitmeden önce yolumu kendim bulacakmışım gibi haritaya bakanlardanım. Küba'nın batısında 'Grand Turk' adasını görünce ismini nasıl aldığını merak ettim. Misak-ı Milli topraklarında 'Türk' ismini verdiğimiz tek bir yer yokken, Küba'nın yanı başında hem de 'Grand' lakaplı Türk Adaları'nın ne işi var?
Adanın ilk yerlilerinden Taino'ların soyu, İspanyolların getirdiği mikroplarla kırıldıktan sonra, sömürgeyi devralan İngiltere, Afrika'dan getirdikleri kölelerle bugüne dek süren müstemlekesini kurmuş. Adaya verdikleri Grand Türk adı bir kaktüsten geliyor. Zamanın süper gücü Osmanlı'nın varlığını her yerde hisseden İngilizler, bu ücra Karaip adasında buldukları altı karpuz yeşili, tepesi kırmızı kaktüsü, fes giyen Türk'e benzetmişler.
Grand Türk Adası'ndan Küba'ya denizden gelecek olursanız ilk ayak basacağınız toprakta, hâlâ Amerika'ya kafa tutabilen son sosyalist rejimlerden birinin vatandaşlarıyla buluşacağınızı umuyorsanız nafile. Ellerinde silahları, ABD askerleriyle karşılaşırsınız. Zira ABD, Küba'nın batı ucundaki bu bölgeyi askeri üs olarak kullanmakta. Irak'a kendilerine özgü uygarlık anlayışını götürme fırsatından mahrum kalıp Küba'ya yollanan ABD'li askerler, bugünlerde de Guantamo Bay'deki üslerini hapishane olarak kullanıyor. Aralarında 13 yaşında 'düşman savaşçı' konumunda çocuklar da olan, Afganistan'dan yaka paça getirdikleri tutukluları neredeyse iki yıldır sorgulamakla meşguller. Günümüzde uluslararası bir sorun olmasa da, Küba, Kore ve Kıbrıs gibi, bir anlamda bölünmüş bir ülke. Castro'ya göre bu üs Küba'nın 'bağrına saplanan bir hançer. 1956 yılında ABD, Küba'da
köyleri bombalar. Amaç, adaya 81 kişiyle hükümeti devirmek için çıkarma yapan Castro'yu öldürüp, Batista'nın hükümetini korumak.
CIA, 'sakal'ın peşinde
Memleketini mafyaya peşkeş çekip Küba'yı ABD'nin kumarhane ve kerhanesine çeviren Batista, korkusundan kaçar. Askerlerinin çoğu, sayıları bini geçmeyen kimi silahsız gerillalara savaşmadan teslim olur. Castro, kardeşi Raul ve Che Guavera ile birlikte yürüttüğü ve sonraları abartılarak dünya kamuoyunda efsaneleşen gerilla savaşından galip çıkıp 1958'de iktidarı ele geçirir.
ABD, dar görüşlü bir politikayla kısa zamanda kendisine düşmanlaştırdığı bu rejimi, fiyaskoyla sonuçlanan 1961 Domuzlar Körfezi çıkarmasıyla devirmeye çalıştığında artık Castro komünist ideolojiyi benimsemiştir. CIA, Castro'nun peşini bırakmaz. Onu, infilak eden purolara kadar varan uçuk yöntemlerle yüzlerce defa öldürmeyi, televizyonda canlı yayında LSD'nin etkisiyle saçmalattırmayı, tahallium tuzuyla sakalını dökmeyi, yüzüne gözüne bulaştırır.
Domuzlar Körfezi çıkartmasının fiyaskosu ve Amerikan mafyasının Küba'da yitirdiklerinin faturasının, iki yıl sonra şaibeli bir suikasta kurban giden Başkan Kennedy'den çıkarıldığı düşüncesi hâlâ yaygın.
Dünya iktidarda kalma rekoru Fidel Castro'nun. 'Her eleştiri muhalefet, her muhalefet eden karşı devrimcidir" görüşünü savunan Castro, 50 yıldır ülkesinin güler yüzlü, demir yumruklu lideri. İktidarını ABD'nin beceriksizliğine ve Sovyetler Birliği'nin bir zamanki gücüne de borçlu. Moskova, 1962'de Küba'ya gizlice nükleer başlıklı füzeler yerleştirdiğinde, III. Dünya Savaşı'na ramak kalmıştı.
O yıllarda, Washington'daki devlet erkânının sığınaklara sığınıp ailelerini kırlara, dağlara yolladığını hatırlıyorum. Sonuçta, iki süper gücün, Türkiye ve Küba'nın sırtından yaptığı pazarlıkla, ABD, Doğu Anadolu'dan 'Honest John', Sovyetler de Florida'ya 90 mil mesafedeki füzelerini sökmüştü. Ancak, ABD Moskova'ya, bir daha Küba'ya saldırmama sözü de verdi.
Irak'tan sonra Küba mı?
Küba bağımsızlığının Sovyet garantisi artık yok. Kübalılar, "Irak'tan sonra sıra bizde mi?" diyor. Miami'de Castro karşıtı Kübalılar "Bugün Irak, yarın Küba" diye gösteri yapıyor. Florida Valisi ve Başkan'ın kardeşi Jebb Bush, "Castro'nun bize kafa tutması için aptal olması lazım" diyor. Seçimi Florida'da şaibeli bir şekilde kazanan Bush, Castro'ya tavrını sertleştirerek 2004 seçimi için Kübalı göçmenlerin oyu peşinde.



Castro'nun iktidarı, ömrüne bağlı
Küba, ABD'nin ilk emperyalist savaşı sonucu elde ettiği ganimetlerden. Irak, iddia edildiği gibi, ABD tarihinde yeni bir dönemin başlangıcı olmanın tersine, 100 küsur yıl önce başlattığı yayılma sürecinin devamı.
Şimdilik, Castro'nun ülkesinin başında ne kadar kalacağı, herhangi bir ABD müdahalesinden ya da bir darbeden çok ne kadar yaşayacağıyla ilgili. Batista'ya karşı ilk darbe girişiminden sonra hapis yatarken yazdığı
'Tarih Beni Haklı Çıkaracaktır' savunmasında, yokluğundan yakındığı insan haklarını bugün Castro kendisi çiğniyor.
Küba, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu'nun kara listesinde. Dışarıdan anlaşılması mümkün olmayan karışık işler de dönüyor. En eski silah arkadaşlarından, devrim kahramanı General Ochoa'yla birlikte silahlı kuvvetlerinden önde gelen iki kişi, Küba üzerinden ABD'ye esrar kaçakçılığı yaptıkları iddiasıyla kurşuna diziliyor. Florida'daki Kübalı rejim düşmanlarının içine sızan Castro'nun gizli ajanları, Havana'ya dönüp eylemlerini açıklıyor.
Basında hükümeti eleştirmek mümkün değil. Ülke ekonomisine dolar kazandıran fahişelik gene yaygın. Ben Havana'ya varmadan birkaç hafta önce kaçmaya teşebbüs edenler, bir celselik duruşmadan birkaç gün sonra kurşuna dizildi. Aralarına sızan gizli polisin ihbarları sonucu yakalanıp yargılanan 75 muhalif, 20 yıllık hapis cezaları aldı.
Kennedy'nin puro stoku
Şeffaf bir hükümet için 11 bin kişinin imzaladığı dilekçe hareketinin öncüleri, bir bir işlerinden oluyor, tutuklanıyor. Küba'daki ABD temsilciliğinin imkânlarını seferber ederek kimi 'muhalifleri' açıkça desteklemesi provokasyonlara zemin hazırlıyor. Basın sözcüsü Salinger'e aldırttığı 1200 Havana purosunun kendisi için yeterli sayıda olduğuna hüküm getiren Başkan Kennedy'nin Küba'yı 'ticaretten men edilen düşman' kategorisine koymasıyla, bu ülkeye ABD'den gidiş, çok sınırlı sayıda ve özel izinle kalkan uçaklarla mümkün. Tek bir puroyla yakalananın yeri hapishane. ABD, Küba'yla ticaret yapmak isteyen ülke, banka ve şirketlere de baskı yapabiliyor. BM Genel Kurulu kararına göre ambargo, uluslararası hukuk kurallarına aykırı. Castro da 40 yıldır iyi gitmeyen her şey için ambargoyu neden gösteriyor. Oysa başka ülkelere ticarete bir engel de verimli bir ekonomi olmayışı .
Sovyetler'den Küba'ya yardımın kesilmesiyle ülke durma noktasına gelmiş. Halkın infiale gelip sokaklara dökülmesini devletin şiddetle bastırdığı yokluklar döneminden sonra ülkenin ayakta kalabilmesi için ideoloji ters yüz edilip tek doların geçtiği bir 'mutlu azınlık' Kübası kurulmuş. Müziği ve devrim kahramanlarıyla efsaneleşen, son yıllardaki nispi özgürlüğün yerini polis korkusuna teslim ettiği söylenen bir ülkeye gidiyorum.
-----------------
Yarın: Erotik milliyetçilik