Kraliçe bulunamadı yola devam

Kraliçe bulunamadı yola devam
Kraliçe bulunamadı yola devam
Yeni Hande Yener albümü 'Kraliçe' şarkıcıyla ilgili son ümit kırıntılarını da tüketti. Ortada ne bir taht, ne bir asa ne de yönetilecek bir ülke var...görünüyor
Haber: SARP DAKNİ / Arşivi

‘Prenses ve Bezelye Tanesi’ masalını bilmeyen yoktur. Yağmur ve fırtınadan göz gözü görmeyen bir gece sarayın kapısı çalınır. Kapıyı açan hizmetçiler sırılsıklam olmuş havalı bir kızcağız görüp içeri alırlar. Kız derhal kraliçenin huzuruna çıkarılır. Onun gerçek bir prenses olup olmadığından kuşkulanan kraliçe, kıza özel bir oda hazırlatır. Üstüste 40 döşekten oluşan yatağın altına da elleriyle minicik bir bezelye tanesi yerleştirir. Zira ancak ileride Kraliçe tacını takacak gerçek bir prenses, bu bezelye tanesinden rahatsız olup huzursuz bir gece geçirdiğini söyleyecektir. Kraliçe, sabah Hande’ye geceyi nasıl geçirdiğini sorduğunda, ‘’mükemmel bir gece geçirdiğini ve deliksiz uyuduğunu” söyleyip teşekkür eder, haliyle saraydan hızla uğurlanır. Son.
Masalımız burada bitiyor ama Hande Yener’in son albümünden bahsetmeye henüz başlamadık bile. Görünen o ki Yener, iyiden iyiye kraliçe havalarına girmiş ama ortada ne bir taht, ne bir asa ne de yönetilecek bir ülke varmış gibi görünüyor. Yine Sinan Akçıl ile birlikte kotardığı, 2011 tarihli ‘Teşekkürler’in yıpratıcı etkisinden henüz kurtulamamışken gelen ‘Kraliçe’, Hande Yener’le ilgili son ümit kırıntılarını da ne yazık ki kuşlara yem etti. Oysa, Yener’in Akçıl’la üçüncü ortaklığı olan albümü ‘Kraliçe’, aylar öncesinden yepyeni ve benzersiz bir yapıda olacağı söylenerek müjdelenmişti. Daha önce de dile getirmiştik. Hande Yener, Türk pop müzik tarihinin en cesur figürlerinden. 2000 - 2007 arasını her biri kendi kulvarında mükemmel denebilecek albümlerle tamamlayıp, 2008’de ‘Hipnoz’’la birlikte gözlerimizi şaşkınlıktan yuvalarından oynatan ‘tuhaf’ bir döneme girmiş, bunu da albüm adlarıyla onaylamıştı. ‘Hayrola?’ ve ‘Hande’ye Neler Oluyor?’ cevaplanması gereken güzel sorulardı...
Kraliçe, bütünüyle Akçıl’a ait şarkılarla dolu. Lokomotifliği üstlenen ‘Hasta’ ve ardından gelen ‘Kraliçe’, yana yakıla ‘Aşk Kadın Ruhundan Anlamıyor’ döneminden esmeye çalışıyor ama nafile. İkisinin düzenlemesi de son derece sıkıcı. Sözler de havada kalıyor. Kaç kez üstüste dinlerseniz dinleyin bir türlü akılda kal(a)mayan ‘Bir Şey Var’, ‘An Meselesi’ ve ‘Bir Bela’ cabası... Hande Yener, albümüne yalnızca 29 saniye olmasına rağmen, tek seferde düzgün okunamamış, dolayısıyla editlenmiş felaket kötü bir giriş konuşması ile başlıyor. Bundan daha fenası ise The Dø’nun ‘Slippery Slope’unun getirildiği korkunç hal; yani ‘Tribe Gir’ adlı şarkı. Tek avuntu albümde sadece 9 şarkı olması. Eh o halde, avucumuzun içindeki ezilmiş bezelye tanesi ile gerçek Kraliçe’yi aramaya devam!