Kronik hastalara yılbaşı uyarısı

Kronik hastalara yılbaşı uyarısı
Kronik hastalara yılbaşı uyarısı
Uzmanlar, yılbaşı gecesi yeme-içme alışkanlıklarındaki yanlışlıklara dikkat çekerek, özellikle kronik hastalığı olanların dikkat etmeleri gerektiğini belirtti.

Akay Hastanesi diyetisyenleri Ayfer Bozkurt ve Bilge Çetin, yılbaşı gecesi yeme-içme alışkanlıklarındaki yanlışlıklara dikkat çekerek, "Özellikle kalp, şeker tansiyon gibi kronik hastalığı olanlar yılbaşı içmesin" dediler.

Diyetisyen Bozkurt ve Çetin, yılbaşında içki kullanımı konusunda ANKA’ya değerlendirmelerde bulunurken, yılbaşı gecesi keyifle içilen alkol ve fazlaca tüketilen yemeğin ertesi gün kendini gösteren baş ağrısı, yorgunluk, mide bulantısı, halsizlik, susuzluk gibi yan etkileri olabileceğini hatırlattılar.
Bozkurt, yılbaşı gecesi aç karnına asla alkol tüketilmemesi gerektiğini belirterek, "Alkol tüketimini sınırlandırın ve tüketim sırasında bol bol su tüketin. Rakı, viski, votka gibi içkilerin alkol oranları şarap ve biraya göre daha yüksektir. Kronik hastalığı olanlar özellikle dikkat etmelidir. Gebeler, ülser- karaciğer hastaları ve diyabetli bireyler (şeker hastaları) alkol almamalıdır" diye konuştu.

Diyetisyen Çetin, tüketilen besin çeşidine ve miktarına dikkat edilerek, yavaş yenilip içilmesi uyarısında bulundu. Çetin, et, tatlı, hamur işi, kuruyemiş, cips ve alkolün birlikte ve fazla alınması halinde, hazımsızlık, şişkinlik gibi mide-bağırsak sorunları oluşacağını belirtti. Çetin, ayrıca tansiyonun yükselmesinin kalbin yükünü artıracağını ve özellikle kalp-damar hastalığı olanları bu konuda uyardı.

‘4 alkollü içki 1 litre sıvı kaybı demektir’

Çetin, yılbaşı eğlencelerinin vazgeçilmez içkisi olan alkolün genel olarak beyin işlevlerini baskılayan bir madde olduğundan, kanda belli bir düzey aşıldıktan sonra çift görme, yürümede dengesizlik ve davranış sorunlarının ortaya çıkabildiğini belirterek, "Bir gece önce içtiğiniz her 4 alkollü içki vücudunuzda 1 litre sıvı kaybına neden olur. Bu su kaybı mutlaka ciddiye alınmalıdır, çünkü baş ağrısının da, yorgunluğun da altında yatan sebeplerden en büyüğü budur" değerlendirmesinde bulundu.

Çetin, vücut için önemli olan sıvı kaybının önlenebilmesi için, "Vücudunuzdaki bu açığı kapamak için yapmanız gereken, bol sıvı tüketmek. Özellikle de su ve taze sıkılmış meyve suyu tüketilmelidir" uyarısında bulundu.

Bozkurt, yılbaşı sofrasına özellikle aç oturulmamasını da belirterek, "Öncesinde çorba salata yoğurt ve meyveden oluşan küçük bir öğün yapabilirsiniz. Sofranızda mutlaka yeşil salata bulundurun ve az yağlı, sebze ağırlıklı, peynir veya yoğurtla hazırlanmış mezeleri tercih edin. Kırmızı et yerine ızgara veya fırında tavuk, balık ya da hindi tüketin. Hindi, tavuk gibi etlerin derilerini ve görünen yağlarını tüketmeyin" dedi. Bozkurt ayrıca, yılbaşı tatlıları yerine meyve veya sütlü tatlı tüketilmesi gerektiğini de vurguladı. Bozkurt, yılbaşı gecesinin ertesi günü ise, kahve tüketimi yerine bol su ve taze sıkılmış meyve sularını önerdi. (anka)