Küçülen Hollywood 2010'u devam filmleriyle kurtardı

Küçülen Hollywood 2010'u devam filmleriyle kurtardı
Küçülen Hollywood 2010'u devam filmleriyle kurtardı
ABD'de gişe rakamları 2009'a oranla yaklaşık 400 milyon dolar azalırken, seyrci sayısı da 100 milyondan fazla eridi
Haber: ŞENAY AYDEMİR - senay.aydemir@radikal.com.tr / Arşivi

Sinemanın en büyük endüstrisi Hollywood, bu yıl 2009’a göre bir parça kan kaybetse de devam filmleri sayesinde durumu kurtardı. Yalnızca ABD gişelerinde 2009 yılında 10.5 milyar dolar gelir elde eden Hollywood’un bu yılki gişe rakamı yılın bitmesine 5 gün kala 10.1 milyar dolar olarak gerçekleşti. Geçen yıl 1 milyar 412 milyon adet bilet satılan ABD’de bilet satışlarında da önemli bir düşüş söz konusu. Bu yıl şimdiye kadar satılan bilet adedi 1 milyar 280 milyon. Bu 1995 yılından bu yana gerçekleştirilen en düşük bilet satış rakamı.
Hollywood’u bilet adedi açısından olmasa da gişe hasılatı açısından rahatladan şey ise devam filmlerinin yakaladığı başarı oldu. Bu yılın en fazla izlenen 10 film listesinin tepesinde ‘Oyuncak Hikayesi’nin üçüncü filmi yer alıyor. Ayrıca ‘Demir Adam’, ‘Alacakaranlık’, ‘Harry Potter’, ‘Şrek’ de devam filmleri olarak yapımcıların yüzünü güldüren yapımlar oldu. Hatta listenin 10. sırasında yer halan ‘The Karete Kid’in yeniden çevirim olduğu düşünüldüğünde, ‘ne varsa eskilerde var’ sözü Hollywood için daha bir anlam kazanıyor gibi.
Ancak, devam filmlerinin ya da yeniden çevirimlerin ilgi görmesi Amerikan sinema endüstrisini bir kısır döngünün içine düşürme riski taşıyor.
Orijinal hikaye yaratma yeteneği giderek tartışmaya açılan Hollywood’un can havliyle devam filmlerine ve yeniden çevrimlere sarılması seyirci sayısındaki düşüşün de nedenlerinden birisi olarak gösteriyor. Örneğin bu yılın en fazla izlenen yapımları arasında bir tek ‘Başlangıç’ın orijinal bir fikirden hareketle çekildiği dikkate alındığında bu tür yapımları çoğaltmak Hollywood için daha akıllıcı olacak gibi.
Hollywood için kısaca 2010’u özetlersek, devam filmleri bir yandan ‘garanti gişe’siyle yapımcıları mutlu etse de, perdede yeni şeyler görmek isteyen seyirciyi salonlardan uzaklaştırıyor.