KÜLTÜR ORTAMI

Yazın 40 derece sıcağında güneş gözünüzü oyarken, eğer sağa sola ağır abi/abla gibi görünmek gibi bir derdiniz de yoksa...
Haber: Ç. Begüm SOYDEMİR / Arşivi

Yaz ayları için kitap rehberi-I
Yazın 40 derece sıcağında güneş gözünüzü oyarken, eğer sağa sola ağır abi/abla gibi görünmek gibi bir derdiniz de yoksa, okuyabileceğiniz kitapları doğru seçmelisiniz
ki bu faydalı alışkanlığınız ömür boyu sürebilsin. Yani CHP Grup Toplantısı Tutanakları 1923-1924 (Yücel Demirel,
İstanbul Bilgi Üniversitesi Yay.), hadi daha iyimser olalım, Batının Cinsel Kıyısı: Başkalıkçı Söylemde Cinsellik ve Mekânsızlık (Irvin Cemil Schick, Tarih Vakfı Yay.) okunmaz bu mevsimde. Almayın demiyorum, alın elbette ama okumak için en azından kasım ayını bekleyin. Güneşin sıvılaştırdığı beyinlere uygun kitaplar arıyorsanız son derece bereketli bir dönemdesiniz. İşe Lily Prior'ın muhteşem kitabı La Cucina (Aşk Mutfağı) ile başlayabilirsiniz mesela. Solmaz Kamuran'ın çevirisiyle İnkılap Yayınları'ndan çıkan kitap, insanı gerçekten güzel sürüklüyor: Sicilyalı kalabalık bir ailenin tek kızı olan Rosa Fiore'nin, çocukluğundan beri tek sığınağı La Cucina, yani mutfaktır. Yemek yapmayı bir şölene dönüştüren Rosa, genç yaşta mükemmel bir aşçı olarak ünlenir çevresinde. Bu büyük tutkusuyla yarışabilecek tek şey ilk sevgilisi Bartolomeo'ya duyduğu aşktır. Ama genç adam biraz da kendisinin yüzünden ölünce Rosa üzüntüsünü unutmak için mutfağın yolunu tutar yine. Annesi bu gidişe son vermeye kalktığında ise hiç düşünmeden terk eder evi. Uzun yıllar gündüzleri kütüphanede çalışarak, geceleri yine çeşit çeşit yemek yaparak yaşar. Ve bir gün yeniden aşık olur, tabii yine lezzetli yemeklerin yardımıyla. Araya sıkıştırılmış lezzetli tariflerle bu kitap her yönden insanın ağzını sulandırıyor.
Daha ciddi takılmak isteyenlere önerimiz Memenin Tarihi (Çitlembik Yay.). Bu da malum, tam yazlık bir konu. Üstüne alternatif
tarih kitaplarının akıcılığı ve resimler de eklenince rahat okunan bir kitap çıkmış ortaya. Üstelik yazar Marilyn Yalom'un adını duyunca aklımıza hemen seneler önce tanışmaktan fazlaca zevk aldığımız Irvin bey geldi. Kocası olduğunu öğrenince biraz burulduk tabii ama olsun. Araştırmacı Marilyn
Yalom bu kültür tarihi çalışmasıyla kadın memesine ilişkin inanışların, tasvir ve anlayışların yirmi beş bin yılını keşfe çıkıyor. Dinde, psikolojide, siyasette, toplumda ve sanatta memenin izini sürüyor. Amacının kadın memesi üzerine daha önce hiç denenmemiş biçimde düşünmeyi kışkırtmak olduğunu söyleyen yazarın bunu gayet güzel başardığını söyleyelim.