'Kürdistanlı bir eşcinselim demek zor!'

'Kürdistanlı bir eşcinselim demek zor!'
'Kürdistanlı bir eşcinselim demek zor!'
Türkiye'deki LGBT oluşumlarına bir yenisi eklendi: HêvîLGBTİ. İstanbul'daki ilk ve şimdilik tek Kürt LGBT oluşumu olan Hêvî'yi aktivistleri anlatıyor...
Haber: İPEK İZCİ - ipek.izci@radikal.com.tr / Arşivi

“Gezi direnişi sırasında yaşadığımız o paylaşım, o dayanışma, insanların birbirini gerçekten benimsemesi, kucaklaması, insanca ve ortak bir yaşama dair bizi umutlandırdı” diyen Asya, İstanbul merkezli ilk ve tek Kürt LGBTİ (Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans, İnterseks) oluşumu HêvîLGBTİ’ye neden bu ismi verdiklerini böyle anlatıyor. Hêvî Kürtçe. Anlamı umut.

HêvîLGBTİ inisiyatifi, Gezi direnişi sırasında LGBT blok saflarında tanışmış bir grup arkadaştan oluşuyor. Resmi olarak ortaya çıkışları 1 Eylül Dünya Barış Günü. Ancak doğumgünü olarak 22 Eylül’ü yani manifestolarını okudukları günü kabul ediyorlar. Aktivistlerden Asya Diyarbakırlı, başka biri Mardinli, bir diğeri Siirtli, Vanlı… Ancak akıllara sadece Kürtleri barındıran bir yapı gelmesin. HêvîLGBTİ, etnisiteden daha ziyade bölge üzerine hitap eden bir oluşum. Aralarında Türk aktivistler de var.


Peki, içinde Kürt olmayanı da barındırıyorsa Hêvî’ye neden Kürt oluşumu diyoruz ve diğer LGBT oluşumlarından farkları nedir? Söz Mehmet’te: “Bizi İstanbul merkezli diğer LGBT örgütlerinden ayıran fark, Kürt meselesini de gündemimize alıyor olmamız. Rojava’da yaşananlar, bir homofobi ya da transofobi değil. Orada yaşananlar doğrudan Kürt halkına yönelik ve o gündem maddelerimizden biri. Roboski katliamı gibi... O da LGBT nefreti değildi ama o da gündemimizde. 28 Aralık’ta tekrar alanlarda olacağız. 24 Nisan’da Ermeni soykırımını da anacağız çünkü o da bu toprakların gerçeğiydi. Biz, Halkların Demokratik Kongresi bileşeniyiz. Zaten siyasi çizgimizi de belli ediyoruz, politik bir yanımız da var tabii.”


İnsana dair her şeyin Hêvî’nin ilgi alanına girdiğini söyleyen Asya, “Suriye’de savaş var, Kürtler, Ermeniler, Aleviler, Hıristiyanlar katlediliyor, çok ciddi bir insan katliamı var. Özelimiz LGBT hakları, evet ama LGBT kimliğimizin yanında Kürt’üz, Türk’üz, Ermeniyiz, Hıristiyanız; etnisite ve inanca dayalı sorunlara sırtımızı dönemeyiz” diyor.

Asya’nın sırtını dönmemekten kastettiği şu: Gerekirse manifesto yayımlanacak, gerekirse de yürüyüş düzenlenecek. “Bildiri yayımladık, işimiz bitti de demiyoruz” diyor Mehmet, “İstanbul’daki diğer LGBT örgütlerine o metne imzacı olmaları, yürüyüşlere beraber gitme gibi çağrılarımız olacak. Sesimizi daha gür çıkarabilmek için elimizden geleni yapacağız.”

Hêvî, sınıf, etnisite, cinsiyetçilik, sömürgecilik konuları ile insan ve doğanın hak ve özgürlüklerini LGBTİ politikalarının ayrılmaz bileşenleri olarak görüyor. Antimilitarist bir yapıya sahip. Barış politikalarına LGBTİ katkısının kapsayıcı ve kalıcı bir barışın sağlanması için bir sorumluluk olduğuna inanıyor. Heteroseksizm ve patriarkal düzenin karşısında herkesin eşit yurttaşlık hakkına sahip olduğu bir dünyayı amaçlıyor.

‘Kürt’üm’ diyorsan ‘Eşcinselim’ deme...

Hêvî’nin homofobi, transfobi ve bifobinin had safhada olduğu ‘Kürdistan’da son bulmasını istediği ve bunun için çalışmalar yürüteceği en önemli alan LGBTİ’lere karşı işlenen nefret suçları ve nefret cinayetleri. Hêvî ayrıca namus adı altında işlenen LGBTİ ve kadın cinayetlerinin son bulması için de mücadele ediyor.


“Kürt olduğunu söylüyorsan eşcinsel olduğunu söyleme. Eşcinsel olduğunu söylüyorsan Kürt olduğunu söyleme.” Bir Kürt eşcinsel, kimliğini açıklamışsa, bu cümleyi mutlaka duyarmış. “ Bugün ben Kürdistanlı bir eşcinselim demek zor” diyen Rosida, Hêvî’nin ‘Kürdistan’ toplumunda görünür olmak için var olduğunu belirtiyor.

“Bir Türk eşcinselin Apo posterleri, sloganları altında halay çeken bir LGBT oluşumda yer almasına ve Türk eşcinselleri bu tür bir LGBT oluşumuna davet etmesine daha fazla göz yummazlar, öldürürler, bunun bilincinde olmadığını düşünerek uyarma gereksinimi duyduk.”


Bir HêvîLGBTİ aktivistine gelen tehditlerden sadece biri bu… Asya ve Mehmet, Twitter ve Facebook’tan özellikle ulusalcılar tarafından tehdit edildiklerini anlatıyor. Şöyle bir başlık açılmış: ‘Irkçılaştırılmış LGBT’ye hayır!’ “Biz ırkçı bir inisiyatif değiliz, en güzel örneği de Mertkan ve benim. Biz Türk’üz. Burası milliyetçi bir Kürt grubu olsa burada ne işimiz var?” diyor Mehmet.

Hêvî’nin gündeminde sosyalist partilerin LGBT bireyleri ‘cepte’ görmesi mevzuu da var. Sadece LGBT bireylerin değil, özellikle Türkiye ’nin batısında yaşayan ‘marjinal’ grupların, genel bir tabirle sistem yanlısı olmayanların ‘cepte’ görüldüğünü söyleyen Mehmet, buna itiraz ediyor ve bütün partilerin LGBT hareketi adına bir şeyler yapmak zorunda olduğunu anlatıyor: “20 yıl önce LGBT aktivizmine gönül verenler 10 kişi yürüyordu, bugün bu sayı 70 bine ulaştı ki bu artık görünür olduk demektir. Bundan sonrası artık partiler aday mı gösterir, kota mı koyar bilinmez ama bir şey yapmak zorundalar…”


Siyasi partilerden, “Toplum LBGT’lere hazır değil” sözünü duyduklarını; oysa ki direniş sırasında herkesle yemeklerini paylaşıp, birlikte gülüp, birlikte ağlayıp, birlikte pansuman yaptıklarını anlatan Asya, “Şunu anladık” diyor: “Toplum bize hazırmış aslında. Sadece devlet, sistem hazır değil. Bu yüzden bize gelecek siyasi partinin çıkarlarımızı gözetmesi lazım. Artık eşit yurttaşlık hakkımızı talep ediyoruz.”