Kürt kızıyla Laz genç Karadeniz kıyısında buluştu

Kürt kızıyla Laz genç Karadeniz kıyısında buluştu
Kürt kızıyla Laz genç Karadeniz kıyısında buluştu

FOTOĞRAFLAR: CAN TİRYAKİ

Mahsun Kırmızıgül'ün son projesi 'Benim İçin Üzülme', yayımlandığı gün reytinglerin galibi... Kürt kızla Laz erkeğin Karadeniz kıyısında doğan aşkının ve aileler arası çatışmaların işlendiği dizinin peşinde Hopa'daki sete girdik...
Haber: Alpbuğra Bahadır Gültekin - bahadir.gultekin@radikal.com.tr / Arşivi

Yönetmenliğini üstlendiği üç filmin ardından ‘ Hayat Devam Ediyor’ ile dizi sektörüne hızlı bir giriş yapan Mahsun Kırmızıgül, şimdilerde ATV’de yayımlanan ve genel yönetmenliğini yaptığı ‘Benim İçin Üzülme’ ile milyonlara sesleniyor. Çekimleri, Karadeniz’in belki de en özel kenti Hopa’da gerçekleşen dizi, klasik ‘Karadeniz dizisi’ klasmanından biraz farklı...
‘Benim İçin Üzülme’ tipik bir Kırmızıgül yapımı olduğu üzere onlarca toplumsal soruna parmak basarak, yöre şivesiyle soslanmış Karadeniz komedilerinin arasından sıyrılıyor. Dizi, Karadeniz’e mevsimlik işçi olarak gelmiş Kürt bir ailenin kızına âşık olan, iki Laz delikanlının hikâyesi gibi gözükse de aile baskısına boyun eğmeden bale eğitimi almak isteyen bir kızın ve tüm yaşadıklarına rağmen hayata tutunmaya çalışan engelli bir gencin mücadelesini de konu alıyor. Kadroda Tansel Önger, Fulya Zenginer, Öykü Çelik, Selin Şekerci, Elif Korkmaz, Çağlar Ertuğrul’un yanı sıra Rana Cabbar ve Sacide Taşaner gibi usta oyuncular da var. Dizinin esas kızı Buke’yi canlandıran Zenginer ve Laz genci Niyazi rolüyle dikkat çeken Önger başrolde… Hopa’ya ayak bastığımız ilk gün bardaktan boşanırcasına yağan yağmur, ertesi gün yerini güneşe bırakıyor. Fırsattan istifade, ilçe merkezindeki seti ziyaret ediyoruz. Genişliği beş metre olan caddeye girer girmez artan bir uğultu kulağımızı çınlatıyor. Çekimler de tıpkı dizinin kendisi gibi bütün Hopalıların ilgisine mazhar olmuş. İğne atılsa yere düşmeyecek alanda her adım özenle takip ediliyor, set ekibinin her hareketi dikkatle gözleniyor. Meraklı gözlere yönelik “Abi kurban olayım kameralara bakmayın” anonsları eşliğinde devam eden çekimlerde, verilen kısa bir ara anında yönetmen Serkan Birinci’yi yakalıyoruz.
Erken kalkan yol alır! 
Çekimlerin yoğun bir programda devam ettiğini söylüyor Birinci. Çekimlerin hem sınırın öte yakası Batum’da hem de Kars’ta gerçekleştiğini ekliyor. Memnuniyetin en büyük sebebi ise Hopalıların misafirperverliği ve yoğun ilgisi. Dizinin yayımlandığı akşam kimsenin sokağa çıkmadığını anlatıyor. Dedikleri kadar varmış: Salı akşamı Hopa hayalet kente dönüyor! Ekibin tek sıkıntısı havayla ilgili. Saatler 15.00’i gösterdiğinde batmaya başlayan güneş, dış mekânda çekim yapılmasını engelliyor. Bu yüzden tüm set ekibi ‘Erken kalkan yol alır’ düsturundan hareket etmekte…
Bir diğer olumsuz etken de Karadeniz’in olmazsa olmazı yağmur... “Yağmurlu bir havada çekim yapmaktan şikâyetçi değiliz” diyor Birinci. Canını sıkan, yağmurun düzensizliği… “Tam sağanak altında çekim yapıyoruz. Her şey yolunda derken bir sonraki sahnede yağmur etkisini ya kaybediyor ya da güneş açıyor” diyor. Ön plana çıkarmaya çalıştığı bir detay da dış mekân ayrıntıları. Sırf Karadeniz’in eşsiz doğası, Batum ve Hopa sokakları görünsün diye içeride gerçekleşmesi gereken çekim dışarıya alınmış.
‘Çok ağlattın, güldür beni’ 
Dizide, her ne kadar Buke ile Niyazi’nin birbirine karşılıklı ‘Ez te hezdıkım’ ve ‘Masikorom’ (Seni Seviyorum) dedikleri sahne yüzlerde tebessüm bıraksa da izleyiciler özellikle ikinci bölümde çok gözyaşı dökmüş… Hatta çekim esnasında bir kameramana yaklaşan Hopalı bir teyze yavaşça, “Çok ağlattınız evladım, birazcık da güldürün” diyor. Bundan olsa gerek dizinin reytingleri dikkat çekmekte. Bu vesileyle hatırlatalım, ‘Benim İçin Üzülme’ salı akşamları yakaladığı izlenme oranıyla ilk sıraya oturmuş durumda. Ve performansı sürdürecekmiş gibi görünüyor.

Fulya Zenginer

‘Beni Kürt zannedip Kürtçe konuşuyorlar’ 
Başrolün sahibi Fulya Zenginer, Kürt ailenin kızı Buke rolünde: “İzleyici çok sevdi Buke’yi, istediğim gibi oldu. Karşılaştığım insanlar gerçekten Kürtçe bildiğimi sanıp benimle Kürtçe konuşuyor. Ben de sanırım başardım, diyorum. Ama zayıf olmama laf söylüyorlar” diyor. Peki fiziksel değişiklikler? Kaşlar kalınlaşmış. “Bakışlar çok önemli” diye ekliyor: “Tıpkı Kürt kızlar gibi bakıyorum, duygularını biliyorum” diyor. E malum, senaryo etnik farklılıklar arasında filizlenen bir aşkı anlatıyor. Soruyorum, acaba senaryo aşka bakış açısını değiştirdi mi? “Değişti ama diziden dolayı değil” diyor Zenginer: “Kendi hayatım, dizideki büyük aşkı anlamamı sağladı.” 

Tansel Önger

‘Kimsenin görmediği nüanslar peşindeyim’
 
Bir yol sahnesi için Hopa’dan çıkıyoruz ve esas oğlan Tansel Önger’i yakalıyoruz. İlk soru Karadeniz ile ilgili… “12 yıl Trabzon’da kaldım, buraları biliyorum. Üniversiteden kalma çok Hopalı arkadaşım oldu, şimdi de aileleriyle görüşüyorum” diye başlıyor söze. Balıkçı bir genci canlandırmasından mütevellit ilk iki ay balıkçı barınağında kalmış. “Balıkçılarla olmam gerekiyordu, ağ örmeyi, balık tutmayı öğrendim. Oyunculuk bir olma halidir, yolculuktur. O yolu doğru yürümeye çalıştım. Beni yolculuğun sonu değil, yol ilgilendiriyor. Dizi sayesinde o yolu yürüyorum. Sonuç da izleyiciyi mutlu ediyor. Kimsenin görmediği nüanslar peşindeyim. Normal hayatta da oyunculukta da” diyor. Gündelik hayatı solumadan herhangi bir maceraya atılmak istemediğini belirtiyor bu arada…

‘Bale benim için bir misyon’

Dizide, aile baskısına rağmen bale eğitimi almak için Batum yollarını kat eden Birgül karakteriyle dikkat çeken Elif Korkmaz, gerçek hayatta da balerin aslında. ‘Fanus’ adlı bale gösterisindeki performansıyla dikkat çeken Korkmaz ile ayaküstü laflıyoruz. “Tüm imkânsızlıklara rağmen baleyi insanlara sevdirmek benim için bir misyon” diyor. Sanatta balenin biraz üvey evlat kaldığından hayıflanıyor ama Hopa’da yer alacağı bir proje heyecanlandırıyormuş. Bu sayede, baleyi birileri için tutkuya dönüştürebilme arzusu Elif Korkmaz’ın gönlünde yatan aslan...
Sanat atölyesi projesine ilgi büyük 
O projeyi görmek için çekimlerden sonra Elif Korkmaz ve Tansel Öngel ile bir binanın tadilat halindeki katına çıkıyoruz. “İşte burası!” diyorlar. Dizi oyuncuları, Hopa Belediyesi ile işbirliğine giderek kentte bale, tiyatro, ritim ve piyano kursları verilecekmiş. Beş senelik program çerçevesinde projeyi sürdürülebilir kılmayı amaçlıyorlar. Halkın ilgisi ise hayli fazla.
Bir kâğıda gözümüz takılıyor. Sadece bale eğitimi almak isteyen miniklerin isimleri listeye sığmamış...

Boş mezarda dualar okunuyor

Dizide Ahmet karakteri çocuk sayılabilecek yaşta hayatını kaybetmiş, âdet olduğu üzere evin bahçesine gömülmüştü. Bu vesileyle de sembolik bir mezar hazırlanmış, taşına Ahmet’in ölüm tarihi kazınmış. Evin önündeki mezarı gören kimi Hopalı orayı türbeye çevirmekte geç kalmamış. Aslında mezarın içi boş ama çevresi akına uğruyor, başında dualar ediliyor...