Kurtlar vadiyi terk mi ediyor?

Kurtlar vadiyi terk mi ediyor?
Kurtlar vadiyi terk mi ediyor?
Türkiye, Avrupa'nın en büyük kurt popülasyonuna sahip olsa da bir dönem kurtları 'zararlı tür' olarak adlandırmasının bedelini ödüyor. Bozkurtlar, sürü halinde gezdikleri topraklarda, nadiren görülüyor
Haber: Dr. Özgün Emre Can - emre.can@dogadernegi.org / Arşivi

Kış mevsimi Avrupa’da oldukça sert geçiyor. Havaalanları kapanıyor, ulaşımda aksaklıklar yaşanıyor, modern yaşam kara teslim olmuş görünüyor. Kış doğanın en zor mevsimi, insanlar için olduğu kadar kurtlar için de. Kurtlar için Avrupa’da tek sorun bu değil! Son iki yüzyıl içinde Kuzey ve Batı Avrupa’da avlanarak neredeyse tamamen yok edildiler. Neyse ki 1960’lı yıllardan sonra sayıları çok yavaş artış göstermeye başladı. Bilimsel araştırmalar, günümüzde Avrupa’da en büyük kurt popülasyonunun Romanya’da (4000) ve Türkiye ’de (5000) olduğuna işaret ediyor. Avrupa’nın en gelişmiş ülkelerinden Almanya ’da bile kurtlarla ilgili en büyük sorun korunan bir tür olmalarına rağmen avcılar tarafından yasadışı olarak öldürülmeleri. Şu açık ki batı kamuoyu ikiye bölünmüş; kurtlara hayranlık besleyeler ve onlardan nefret edenler.
Türkiye’de, Avrupa’da ve Amerika’da dağılım gösteren kurtların hepsi aynı tür ve bilimsel adı Canis lupus. Diğer bilinen adları ile gri kurt veya bozkurt. Kurdun Anadolu’daki en yaygın geleneksel adı ‘canavar’. Bunu doğal karşılamak gerek. Yaygın ulaşım ve iletişim ağının olmadığı, tarım araç ve gereçlerinin, av silahlarının bugünkü kadar gelişmediği dönemde bir köyde yaşadığınızı düşünün. Soğuktan ve sıcaktan hiç etkilenmeyen, günde 50 kilometre yol alabilen, haftalarca açlığa dayanabilen, sürü halinde avlanan bir türden korkmayıp da ne yapacaksınız? 

Yaşam alanları daralıyor
Türkiye’deki kurtların asıl besinini yaban domuzu, geyik, karaca ve tavşan gibi küçük memeli türleri oluşturuyor. Kurt ile insan arasında yaşanan çatışmanın esas nedeni ise kurtların özellikle İç Anadolu ve Doğa Anadolu Bölgelerinde evcil hayvan sürülerine verdikleri zararlar. Fakat bunda evcil hayvan sürülerinin çobanlar veya çoban köpekleri tarafından etkin şekilde korunmamasının büyük rolü var.
Kurtlarla tüm olanaklar kullanılarak yapılan mücadele, kurdun Türkiye’deki yaşadığı alanların azalması sonucunu doğurdu. Çok değil bundan on sene öncesine kadar Ankara ’da Ulus semtinde bulunan Ankara Kalesi’nde ve hatta Kızılay’da bile satılık kurt postlarına rastlanırdı. Güneydoğu’da hala ilçe merkezlerinde artık yasak olsa da kurt ve hayvan postlarının satıldığına şahit olmak mümkün. Kurtlar, 1937 yılında yürürlüğe giren Kara Avcılığı Kanunu’na göre zararlı bir tür olarak sıralanmaktaydı ve yıl boyunca sınırsızca ve her şekilde avlanılmaktaydı. Ancak 2003 yılında yenisi yürürlüğe giren Kara Avcılığı Kanunu sayesinde durum değişti. Fakat yıllarca süren mücadele bazı alanlarda çoktan etkili oldu. Türkiye’nin bir çok yöresinde geçmişte yerleşik kurt sürülerinin yaşadığı alanlarda artık kurtlar nadiren görülüyorlar. Ege Bölgesi, Akdeniz Bölgesi ve diğer bölgelerimizdeki bir çok alanda kurt varlığı artık son derece sınırlı. Bunun bu bölgelerde yol açtığı sorunlardan biri de kurtların Türkiye’deki temel av türlerinden biri olan yaban domuzlarının sayılarının artmış olması ve onların tarım ürünlerine verdiği zararlar. Geçmişte kurdun varlığından şikayet edilen bazı yörelerde şimdi kurt, bu nedenle özlenen bir tür oldu.
‘Kurt rızkı’na saygı hâlâ var! 

İç Anadolu ve Doğu Anadolu
Bölgeleri Türkiye’de kurt popülasyonunun güçlü olduğu alanlar. Tarım ve hayvancılığın yoğun olarak yapıldığı bu bölgelerde kurt popülasyonunun olmasının güçlü olması aslında ilginç. Yine de bir kaç yüzyıl süresince Avrupa’da yaşanan ‘kurtlarla topyekün mücadele’ Anadolu topraklarında hiç yaşanmadı. Bunda imkanların sınırlı olmasının yanı sıra Anadolu kültürünün de etkisini olabilir: Avrupa’da son derece varlıklı bir sürü sahibi bile kurtların birkaç hayvanını öldürmesine tahammül edemez. Türkiye’de ise gelir seviyesi ve yaşam standartları Batı’daki benzerleri ile karşılaştırılamayacak olan kısıtlı ekonomik koşullara sahip bir sürü sahibinin kurtlar yüzünden kaybettiği bir kaç hayvanı karşısında gösterdiği ‘kurdun rızkı’ tepkisi aslında Anadolu’ya has bir dünya görüşünün ürünü. Belki de bunun sonucunda Avrupa’nın en büyük kurt popülasyonu Türkiye’de varlığını sürdürebiliyor. Fakat bu varlığın kuşaklar boyu devamı Çevre ve Orman Bakanlığı’nın yapacağı etkili çalışmalara bağlı.