Kuş kondurmaya gerek yok

Kuş kondurmaya gerek yok
Kuş kondurmaya gerek yok
Edward Albee'nin çağdaş Amerikan klasiği 'Kim Korkar Hain Kurttan' Oyun Atölyesi tarafından sahneleniyor. Bu çok sağlam ve zorlayıcı metin, büyük bir cesaretle, 25 yaşında ve ilk oyununu yöneten Hira Tekindor'a teslim edilmiş.
Haber: ZEYNEP AKSOY / Arşivi

Rektörün kızıyla evli olmasına rağmen kendisinden beklenen kariyer noktasına ulaşamamış bir profesör, George. Karısı, alkol sorunlu, yırtıcı Martha. Bir parti sonrasında, çeşitli aşağılama oyunlarıyla sürekli birbirlerinden hırslarını çıkaran, evlilikleri yozlaşmış, tatminsiz çiftin evine davet edilip ‘ellerine düşen’ toy çift; yeni biyoloji hocası Nick’le eşi Honey. Alkolün su gibi aktığı, gerçekle illüzyonun karıştığı, dört karakterin içlerindeki tüm kötülüklerin ortaya döküldüğü, ritüel gibi bir gece.
Edward Albee’nin çağdaş Amerikan klasiği ‘Kim Korkar Hain Kurttan’ Oyun Atölyesi tarafından sahneleniyor. Bu çok sağlam ve zorlayıcı metin, büyük bir cesaretle, 25 yaşında ve ilk oyununu yöneten Hira Tekindor’a teslim edilmiş. Tekindor’un tecrübe azlığına rağmen genel olarak iyi bir çıkardığını, Albee’nin bu ‘kazığının’ altından kalkabildiğini söyleyebiliriz. Tabii, dönemle hiçbir ilgisi olmayan bir oyuna, dekor, kostüm vs. ‘dönemsiz’ken iPad ve güncel müzik eklemek suretiyle günümüzde geçtiğine dair göndermenin gereksiz olduğunu da atlamamak lazım. ‘Kâbus’ çift Martha ve George’dan Martha’yı canlandıran Zerrin Tekindor, bu zor karakterin hayvansılığını, umutsuzluğunu iyi verirken güldürmeyi de başarıyor, kendini izlettiriyor. Fakat çizdiği portre, Martha’nın dengesizliğinin dışında, rolün kendi içinde bir dengesizliğe kayıyor zaman zaman. Tardu Flordun ise George rolünde bütün nüanslarıyla tek kelimeyle mükemmel. Genç çiftten Nick’i canlandıran Şükrü Özyıldız karakterin pasifliğini iyi vereyim derken neredeyse oynamazken Honey rolünde Nilperi Şahinkaya tatmin edici bir performansa imza atıyor. Dekor ve kostüm biraz Devlet Tiyatrosu tadında. Kitap kuleleri de bu senenin trendi sanırım. İki Mehmet Birkiye oyunundan sonra bu salonda da mevcutlar.
Bu kadar muhteşem bir metni kötü sahnelemek için uğraşmak gerekir. Oyun Atölyesi’nin prodüksiyonu özel bir yorum getirmeden, kuş kondurmadan ama pürüzü az ve izlenir bir iş çıkarmış ortaya. Bazen, klasikleşmiş metinlerden, tek beklentimiz de bu zaten.


    ETİKETLER:

    IPad

    ,

    yorum

    ,

    kitap

    ,

    Müzik

    ,

    Oyun

    ,

    Kariyer

    ,

    Biyoloji

    ,

    Gece

    ,

    Parti

    ,

    ,

    zaman

    ,

    kuş

    ,

    genç

    ,

    Güncel

    ,

    portre