Lady Gaga dolaptan neler çıkardı?

Lady Gaga dolaptan neler çıkardı?
Lady Gaga dolaptan neler çıkardı?
Lady Gaga ilk İstanbul konserinde kendisini çılgınca seven ve 'küçük canavarlar' diye seslendiği onbinlerce hayranını heyecan ve sevinçten deliye döndürdü... İşte Gaga'nın ArtRave: The Artpop Ball adını verdiği dünya turnesinin Avrupa ayağının ilk konseri olan İstanbul'da yaşananlar...
Haber: SARP DAKNİ / Arşivi

Kavramsal sanat ve euro-trash arasındaki kalın çizgiyi tek bir darbeyle paramparça eden ilk isim Lady Gaga olsa gerek. Jeff Koons imzalı bir kapakla sunulan ve öncüllerine kıyasla biraz yavaş sindirilen ARTPOP (büyük harflerle yazılması tercih ediliyor) adlı albümünün tanıtımı için başladığı dünya turnesi inanılmaz bir hız ve yoğunlukla devam ediyor. 4 Mayıs gecesi Fort Lauderdale'de başlayan ArtRave için İstanbullu küçük canavarların başlattığı geri sayım nihayet dün gece İTÜ Stadyumu'nda ışıkların sönmesiyle yerini sonsuz çığlıklara bıraktı.

FOTOĞRAFLAR: MUHSİN AKGÜN

Turnenin önceki ayaklarında hayranların çektiği kısa videolara aşina olanlar, İstanbul konseri sahne kurulumundaki önemli eksiklikleri hızla farketmiş olmalı. Normalde sahne önünü çepeçevre sarması beklenen çok ayaklı ve kıvrımlı catwalk'un yerinde yeller esiyordu. Dahası Lady Gaga, yerde açılan bir yarıktan özel bir kaldırma sistemiyle dumanlar içinde yukarı yükselmek yerine, koşturan iki dansçının omuzlarında sahneye dalıverdi. Daha önce Kylie Minogue ve Justin Timberlake gibi isimlerin de ülkemize yarım yamalak sahnelerle geldiklerini, karşılanamayan teknik gereklilikler yüzünden çok sayıda şarkının da devre dışı kaldığını hatırlatmak yerinde olur. Gaga ise takip edebildiğimiz kadarıyla herhangi bir şarkısından vazgeçmeden konserini tamamladı.

Lady Gaga konserine gitmiş kadar olun!


Lynch'in Dune setinden fırlamış gibi görünen bir sahnede boy gösteren Gaga'nın son albüme de adını veren ARTPOP adlı şarkısıyla başladığı konser, neredeyse arka arkaya gelen Just Dance, Pokerface, Telephone, Paparazzi ve Do What You Want gibi hitlerle devam etti. Turnesinde haklı olarak son albümünden şarkılara yer veren Gaga, İran'dan konseri izlemek için gelmiş genç bir kızı piyanosunun başına geçtiğinde yanına oturtup Born This Way'i un-plugged bir performansla seslendirdi. Gaga, konserinde eşcinsel hayranlarına uzun uzun seslenip, onları saklandıkları dolaplardan çıkmaya davet etti. ''Gizlenmeyin, ortaya çıkın! Kendinizi gösterin!'' diyerek uzun ve yüreklendirici bir konuşma yapan Gaga, sahneye bir oyuncağa sarılmış halde fırlatılan uzun hayran mektubunu da sonuna kadar okuyup, mektubun sahibini tüm arkadaşlarıyla birlikte konser sonrasında kulise davet etmeyi de ihmal etmedi. The Edge of Glory öncesinde sahne arkasında kıyafetlerini değiştirmesine yardımcı olan kostüm ekibi onu binlerce kişinin gözleri önünde soyarak yeniden giydirdiğinde, İTÜ Stadyumu'nda yer yerinden oynuyordu. Japonya'daki Harajuku kızlarına selam çakan Ratchet bölümünde ise Bad Romance tek ağızdan söyleniyordu.

ArtRave genel olarak bakıldığında mucizcevi bir performans değil. Hatta zaman zaman sarkan, sıkıcı an'lar bile yaşatıyor. Konseptler zayıf, konsept geçişleri sadece kıyafet değişimi ile anlaşılabiliyor. Gaga çoğunlukla önceden kaydedilmiş ses kayıtlarına başvuruyor ve bu arada nefesini ve ses tonunu dengelemeye çalışıyor. Piyanosunun başına geçtiğinde ise sesi sertleşip güçleniyor ve kendinden emin bir tavra bürünüyor. Toplu koreografilerde en önde olmasına rağmen enerjisi zayıflıyor ve dansçıların arasında zaman zaman kaybolup gidiyor.

Lady Gaga, Kylie Minogue, Madonna ya da Beyonce gibi eski ve yeni kuşak rakiplerinden bir noktada ayrılıyor. O, 'diva' kompleksini dibine kadar yaşayan bir 'ulaşılmaz' değil. Tam tersine hayranlarına onlardan biri olduğunu hissettiriyor. Onların yanında olduğunu, ona dokunabileceklerini, mektup yazabileceklerini, onlarla ilgilendiğini söylüyor. Bu da onu içinde bulunduğu endüstrinin diğer yıldızlarından ayırıp başka bir kulvara koyuyor. Üstelik bunu yaparken tuhaf bir şekilde samimi olmayı da başarıyor.