Leziz bir sergi...

Lezzet kavramı size ne çağrıştırıyor bilemeyiz ama Mimar Sinan ve Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi...
Haber: MELİS DANİŞMEND / Arşivi

Lezzet kavramı size ne çağrıştırıyor bilemeyiz ama Mimar Sinan ve Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencilerine neler çağrıştırdığını biliyoruz. İş Sanat Parmakkapı Galerisi'nde, 5 Temmuz'a kadar izlenebilecek 'Lezzet' sergisinde iki üniversiteden 11 öğrencinin çalışmaları yer alıyor.
Doğanın kaybolan tatlarını, lezzet kavramının
zihnimizde çağrıştırdığı çeşitli anlamları ve yaşamın küçük detaylarında saklı lezzetleri anlatan genç sanatçılar, akademik eğitimlerinin ardından profesyonel sanat ortamına girmeye hazırlanıyorlar. Zaten sergi de sanatçıları bu sürece hazırlamak ve sanat yaşamlarına başlarken onlara destek olmak amacıyla gerçekleştirilmiş.
İstiklal Cad. Meşelik Sokak 2/2 Beyoğlu
Tel: 0212 244 20 21
MARMARALILAR
Öznur Aydın
1972 doğumlu. Sergi için "Çok güzel bir deneyim ve iyi bir başlangıçtı," diyor. Bir sene önce proje kendilerine söylendiğinde ne yapacağını belirlemiş Aydın. Kendi deyişiyle
"Kafamda bitmişti resim." Her şeyin, hatta her insanın bir lezzet olduğunu düşünen sanatçı, resimlerinde balık ve salatayı ele almış. "Küçük lezzetler belki ama ikisine baktığınızda çok şey düşünmeniz gerekiyor."
Seda Hepsev
1978 doğumlu. Yıldız Teknik Üniversitesi'nde araştırma görevlisi olan Hepsev, dolaylı bir şekilde yaklaşmış lezzet kavramına. "Yenmiş kalem ve emzik, çocukluğa gönderme yapan, çok yalın iki nesne. Unutulmuş bir şeyi hatırlatmak istedim." Hem eğlenceli hem de paylaşımlarla dolu bir hazırlık süreci geçirdiklerini söyleyen Hepsev, resimlerin ortak bir mekânda sergilenmesinin de çok iyi bir sonuç verdiğini ekliyor.
Sözen Öztürk
1976 doğumlu. "Yaşamın küçük izleri, belki de çabuklaştırılan yaşamlarımızda göremediğimiz izlerdir," diyen Öztürk, sarmısaktaki küçük izlere değinmiş: "Farklı insanlarla bir arada çalışmak ve İş Bankası'nın organizasyonunda yer almak çok güzeldi."
Günseli Ayan
1978 doğumlu. "Dil olmasaydı, yediklerimizin lezzetini alamayacaktık. Yediklerimizin lezzeti olmasaydı, dille bir tat almayacaktık," diyor Ayan. İlk defa bir grup çalışmasına katılan sanatçı, eğlenceli bir deneyim olduğunu söylüyor.
Göknil Gümüş
1977 doğumlu. Gümüş, lezzet kavramını ifade ederken kadınla bağlantı kurmuş. Bali'de kendilerini süsleyip tanrılara sunan kadınlardan etkilenmiş. "Lezzetin sunmayla ilgisi var," diyor. Sanatçı, lezzeti ilk başta anne sütüyle kazandığımızı da düşünüyor.
MİMAR SİNANLILAR
Şevket Sönmez
1978 doğumlu. Yüksek lisansını yapan Sönmez; lezzet kavramının, beslenme hazzıyla tensel hazzın ortaklığından doğduğunu düşünüyor. Resimlerinde de bunu vurguluyor. Çalışmadan memnun kalan Sönmez, özellikle atölye ortamının eğlenceli olduğunu söylüyor.
Emin Ansen Atilla
1978 doğumlu. Halen eğitimini sürdürüyor. Uzun zamandır üç boyutlu yapı malzemelerini kullanarak çalışan Atilla, "Yapıtımda oluşturduğum figürler, avcının doyumsuz tatma deneyimi karşısında, avlarının kurban olma deneyimleri biçiminde ortaya çıkıyor," diyor. Workshop sırasında, arkadaşları hem fikir vermişler hem de yapı malzemelerini tutma konusunda kendisine yardımcı olmuşlar.
İnci Furni
1976 doğumlu. Profesyonel olarak ilk defa böyle bir sergiye katılıyor ve "Kendi resimlerini başkalarına sunmak ve o sırada resimlerine yabancılaşmak açısından," serginin önemli olduğunu düşünüyor. Lezzeti hazla, hazzı da dünyayla ilişkilendiren Furni, lezzetsizliği ele almış. "İnsanın genel olarak hayata karşı bir açlığı var," diyor.
Seçil Çeliktürk
1980 doğumlu. Halen Mimar Sinan Üniversitesi'nde öğrenci. Lezzete psikolojik
açıdan yaklaşan Çeliktürk, hiçbir şeyden tam anlamıyla tat alamamayı resmetmiş. Sanatçının resimlerinden biri parçalar halinde. Bunun sebebi, lezzetin tam olarak
hissedemediğimiz bir duygu olması. Çeliktürk, büyük ve önemli bir kuruluşla çalışmanın çok güzel bir deneyim olduğunu söylüyor.