Londra 'Birleşik Türkiye orkestrası'nı merakla bekliyor

Londra 'Birleşik Türkiye orkestrası'nı merakla bekliyor
Londra 'Birleşik Türkiye orkestrası'nı merakla bekliyor
BİFO için ''Türk orkestralarının amiral gemisi'' diyorduk ama orkestra için artık ''truva atı'' benzetmesini de kullanabiliriz bundan böyle. Zira bu akşamki konser Türk müziğini ve Türk müzisyenleri, tüm bunlarla ilgili maalesef hiçbir fikri bulunmayan İngilizlere tanıtmak gayesini de güdüyor. Neyse ki BİFO'nun Londra konseri buradaki müzik çevrelerinde merakla bekleniyor

SERHAN BALİ/LONDRA

Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’nın tarihi Londra seferi 28 Temmuz Pazartesi yani dün başladı. Sascha Goetzel yönetimindeki BİFO bu akşam Türkiye saatiyle 20.30’da Londra’nın görkemli müzik mabedi Royal Albert Hall’da Doğu ve Batı klasiklerini buluşturacağı renkli bir konser programı sunmaya hazırlanıyor. Dün akşam bir araya geldiğimiz BİFO’nun dinamik ve heyecanlı genel müzik direktörü Sascha Goetzel yorgun ama heyecanlıydı. BİFO’nun bu tarihi konserinin hem orkestrası hem de Türk müziği adına önemli bir dönüm noktası olduğu gerçeğinin bilincindeydi. Bu düşüncesi, kullandığı sözcüklere de yansıyordu. Örneğin, ülkemizin önemli orkestralarının üyelerinden oluşması gerçeğinden hareketle BİFO için ''Birleşik Türkiye Orkestrası’’ benzetmesini kullanması, aramızdan ayrılırken kadehini BİFO’ya değil ısrarla ''Türkiye’ye'’ kaldırması, Goetzel’in bu ‘’temsil'’ fikrini benliğinde duyumsadığının göstergeleriydi.

BİFO’nun bu akşam Royal Albert Hall sahnesine ''bileğinin hakkıyla'' çıkacak olması bakımından da bu konser büyük önem taşıyor. Yaklaşık 100 kişilik orkestranın ulaşım ve konaklaması BBC tarafından karşılanıyor. Üstelik davet bizzat BBC Proms’tan gelmiş. Orkestranın Onyx’ten çıkan bir önceki CD kaydında çaldığı Respighi’nin Saba Melikesi Belkıs adlı eserinin icrasından çok etkilenen festival yönetimi, bu eserin de içinde olacağı bir programı Royal Albert Hall’da çalmasını orkestraya teklif etmiş.

Borusan Kültür Sanat Genel Müdürü Ahmet Erenli’nin dün akşam verdiği bilgiye göre 5.500 kişilik devasa salonda bu konser için şimdiye dek 4.400 bilet satılmış ki İngiltere’de sadece CD kayıtlarıyla tanınan bir orkestra için çok iyi bir rakam bu. Son dakika bilet satışları ve festivale adını veren ayakta izleyicilerin yani ''prommer''ların satın alacağı biletlerle bu rakamın artması kuvvetle muhtemel.

BİFO, başarılı CD kayıtları ve önde gelen yayın organlarında hakkında çıkmış pek çok haber sayesinde, İngiltere’ye daha gelmeden etrafında bir merak ve beğeni halesi oluşturmayı başarmış gördüğümüz kadarıyla. Önde gelen gazetelerinde son CD kaydının yıldızlı değerlendirmeler almaya başladığını görebilmek mümkün. The Times örneğin, Rimski-Korsakof’un meşhur Şehrazad’ının da içinde yer aldığı bu yeni CD kaydına dört yıldız vermiş. İnternet üzerinde çok okunan The Arts Desk adlı sanat sitesinin tanınmış eleştirmeni olan dostum David Nice ise, bu sabah bana yolladığı e-mail’inde BİFO’nun CD’sini çok beğendiğini, Şehrazad ve diğer eserlerde kullanılan Türk sazlarının tınısından çok hoşlandığını, CD’nin ses tekniği bakımından da çok başarılı olduğunu yazmış.

Geçtiğimiz Cumartesi sabahı BBC Radyo 3’te Andrew McGregor’un ünlü programında yeni CD kaydını ilk dinlediğimde ben de kulağıma gelen seslerle adeta çarpıldım. Rimski-Korsakov’un Şehrazad’ında Türk sazlarının (örneğin fagot yerine ney) kullanılmasını; kanun, ud gibi ‘’yerli'' tınıların kulağımı okşamasını etkileyici buldum. Bu ''yeni'' tınılar Batılı kulaklara mutlaka çok daha çarpıcı gelecektir. Bu akşamki konserin programında Şehrazad yok ama yine neyin nağmelerinin duyulacağı Kafkas Skeçleri adlı eser var. Sascha Goetzel, kendi buluşu olduğunun altını gururla çizdiği bu hibrid çalgılamanın dünyada büyük ilgi uyandıracağı konusunda benimle hemfikirdi. Ahmet Erenli’yle de, kayıttaki Şehrazad’ı dinleyen global konser operatörlerinin BİFO’nun kapısını bundan sonra daha fazla çalacakları ve hatta orkestranın 2016 yılında Viyana’daki Konzerthaus’da vermesinn kesinleştiği ikinci yurtdışı konserinden daha önce bir veya birkaç yurtdışı konser daha vermesinin muhtemel olduğu yönündeki düşüncemi paylaştım.

BİFO için ''Türk orkestralarının amiral gemisi'’ diyorduk ama orkestra için artık ''truva atı'' benzetmesini de kullanabiliriz bundan böyle zira bu akşamki konser Türk müziğini ve Türk müzisyenleri, tüm bunlarla ilgili maalesef hiçbir fikri bulunmayan İngilizlere tanıtmak gayesini de güdüyor. Sascha Goetzel o yüzden orkestrasının ismini değiştiriyor, kadehini de ‘’Türkiye’ye'' kaldırıyor. BBC de fırsattan istifade, tıpkı daha önce İstanbul’un Avrupa ’nın Kültür Başkenti olduğu 2010 yılında yaptığı gibi, Türk müziğini ve Türkiye’deki Batı müziği geleneğini mercek altına alıyor. BBC’nin Radyo 3 kanalında bu akşam Türk müziği üzerine yapılacak sohbet programına, İngiltere’de uzun yıllar viyolacı olarak çalışan Ruşen Güneş, besteci Michael Ellison ve bendeniz konuşmacı olarak katılacağız. Royal Albert Hall’un tam karşısında bulunan Royal College of Music ana konser salonunda yapılacak bu halka açık sohbet programı Türkiye saatiyle 18.45-19.30 arasında yapılacak ve sohbetten bölümler daha sonra Türkiye saatiyle 20.30’da başlayacak BİFO konserine ara verildiğinde BBC Radyo 3’ün internet sitesinde banttan dinlenebilecek. www.bbc.co.uk/radio3

BİFO’nun, Sascha Goetzel’in tabiriyle Royal Albert Hall’u ‘’sallayacağı'' akşamki konserini iple çekiyoruz…