Mahallenizin galerisi: Torun

Mahallenizin galerisi: Torun
Mahallenizin galerisi: Torun
Ankara Küçükesat'ta bir sanat galerisi açıldı. Adı Torun. Sizin de sergilemek istediğiniz eseleriniz varsa hemen Torun'un kapısını çalın, tezgahınızı açın, sanatçı kermesine katılın... Konser, film gösterimi ve çeşitli atölyelere de ev sahipliği yapan Torun'u Torun ekibi anlattı.
Haber: ZEYNEP ÖZCAN / Arşivi

Torun, Ankara Küçükesat’ta, sanatı paylaşma ihtiyacı duyan insanların biraraya gelebilceği bir mekan. Kendi sözleriyle: Torun, yaşanacak paylaşımların kendine ve etrafına yeni bir biçim verebileceğine inanan bir mekan ya da kendisini varedecek sanatçı ve izleyiciye sürekli bir çağrı olarakta adlandırılabilir. Sizin de sergilemek istediğiniz eseleriniz varsa hiç vakit kaybetmeden tası tarağı toplayıp Torun’un kapısını çalın, tezgahınızı açın, sanatçı kermesine katılın... Torun ekibi’ne Torun’u anlattı...

Torun ekibi nasıl bir araya geldi? Her şey gözümüzü karartarak başladı denebilir. Fitili yakanlar, o sıralar biraz birikmiş parası olan, kendi sergisi için mekan ararken varolan galerilerden evlerine yönelen Cemil Batur Gökçeer’le, Kıbrıs’ta yakın bir arkadaşının inisiyatiflerine benzer bir mekanın hayali kuran Zeynep Kayan’dır. Yumuşak G Proje’nin kurucularından Amir Jamsh; o sıralar Ankara Üniversitesi’nde Gazetecilik yüksek lisansı yapan Murat Akbayrak; Ka Fotoğraf Atölyesi kurucularından Oğuz Karakütük bugüne kadar Torun’a eklenen isimlerin başında yer alıyorlar. Mehmet Uğur, Ankara Üniversitesi Biyofizik Anabilim dalında profesör ve yönetmen. Utku Akgün, Ankara Üniversite’sinde Tiyatro Bölümü’nde yüksek lisansını yaparken bir yandan da Altyazı, Mimesis gibi dergilerde eleştiri yazıları yazıyor. Senem Çağla Bilgin, Hacettepe Üniversitesi Sanat Tarihi bölümü son sınıf öğrencisi. Özge Horasan, Yumuşak G Proje’nin diğer bir kurucusu. Erdost Yıldız ve Enise İncesoy Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde okuyorlar.

Torun ismi nereden geliyor?
Mekana, gündelik hayatta sıkça kullanılan, yani canlılığı olan bir isim vermek istedik. Bir yandan da ismin kendi anlamını yaratabileceği bir dinamizmi olsun istiyorduk. Torun, bize ailenin merakla beklediği çocuğu, bir tür ideal mirasçıyı düşündürüyor. Belki de yapmak istediklerimizle kanıksanmış anlamını değiştirebiliriz.

Kendinizi diğer galerilerden farklı buluyor musunuz? Kar amacı gütmemenin bize büyük bir özgürlük getirdiğini düşünüyoruz. Sanat piyasasının şartlarını sürekli göz önünde tutma zorunluluğumuz olmadığı için sergilerimizi üzerimizde baskı olmadan seçebiliyoruz. Bu, Torun’a gelen sanatçılarla ve Torun’un yaptıklarını takip eden kişilerle daha doğrudan bir ilişki kurmamızı sağlıyor. Bir ada olarak görüyoruz Torun’u. Bu özgürlük sanat mekanlarının tipik işleyişi düşünüldüğünde büyük bir ayrım. Torun’da belirgin olan tek şey mekanın ekonomik sürdürülebilirliğinin kolektif olarak sağlanacağı ve sanatçılardan sergi prodüksiyonları dışında bir şey istenmeyeceği; yani kar amacı güden herhangi bir faaliyete girilmeyeceğidir. Torun, sadece ayda bir sergi açan bir galeri de değil. Bunlar dışında sanatın konuşulduğu, performansların, metinlerin yer aldığı ve insanları biraraya getiren, paylaşımcı bir mekan olmak için ilerliyorlar. Sanat üretiminde aktif olarak yer almak isteyecek kadar da iddialılar.

Ankara’da nasıl bir yer edindiniz? Ankara’daki galeri ve sergilerin sayısı az olduğu için avantajlı sayılabiliriz. Ayrıca müzik performanslarına ve film gösterimlerine de ev sahipliği yaptığımız için, varolan yapılar içerisinde bunalmış ve yeni bir paylaşma biçimi arayan insanlar için alternatif bir mekana dönüşüyoruz yavaş yavaş. Ama İstanbul ’dan da güzel şeyler duyuyoruz. Bu sene sergi sahibi sanatçıların yarısı İstanbullu. Ankara’ya yolu düşenlerin uğrayabileceği bir durak daha oldu diyebiliriz. Torun’un ziyaretçilerini çoğunlukla öğrenciler, akademisyenler ve sanatçılar oluşturuyor. Daha çok Hacettepe Güzel Sanatlar Fakültesi, ODTÜ, Ankara ve Bilkent Üniversitesi önde gidiyormuş. Mahalleliler de Torun’u sahiplenmiş. Olup bitenleri merakla takip ediyorlarmış. Galerilerin korkulan ve kapısından girilmeye çekinilen yerler olduğu inancını da böylece kırmış oluyorlar.

Önümüzde ki ayların programları neler? Önümüzdeki aylarda heycan verici sanat kitapları yayınlanmaya başlamış olacağımızı umuyoruz. Geçen seneden farklı olarak sadece sanatçılara mekan sağlayan bir oluşum olmaktansa zamanla sergi açan sanatçılar ve Torun’a sahip çıkanlarla geniş bir inisiyatif halini almak istiyoruz. Bir açık çağrı yapacağız. Bu açık çağrı, sadece dışarıdan bir sanatçının sergi açması için değil, bu inisiyatife dahil olunması için olacak. Açılacak sergiler, kişisel sergi de olsa, bu inisiyatif içersinden ortaya çıkıcak. Kısacası birlikte karar veren kişilerin ortaya çıkartacağı sergiler, performanslar ve etkinliklerden bahsediyoruz. www.torun-web.com adlı internet sitelerinden güncel, gelecek sergiler ve etkinlikler takip edilebilir.
Ayrıca sitede “kitaplık” ve “dinlenebilir arşiv” adlı ilgi çeken başlıklar var. Kitaplık, torunun ilk kurulduğu zaman hayal edilen, ama henüz çok yeni yaşama geçmiş bir proje. Basitçe, bir sanatçı kitapları arşivi/kütüphanesi. Hem gelip karıştırılabilinir, hem de sanatçının izniyle satışta. Şimdilik 3 sanatçı ve 5 kitaptan oluşan kitap arşivleri için Ankara ve diğer şehirlerden katılım bekliyorlar. Dinlenebilir arşiv ise bir sergi değil. Her daim kulaklıklarınızla gelip kurcalayabileceğiniz bandrolsüz, bağımsız müzisyenlerin albümlerinden oluşan iki çekmeceli bir dolap. Arşiv satışa açık değil. 40’a yakın cd, kaset ve plak ve albümlerle ilgili bilgileri içeren bir katalog dinlemeye açık sizi bekliyor. http://torun-web.com/