Manolo Blahnik kadını Louboutin kadınına karşı

Manolo Blahnik kadını Louboutin kadınına karşı
Manolo Blahnik kadını Louboutin kadınına karşı
Haber: KAĞAN GÖKALP / Arşivi

Sex & the City’nin bir bölümünde Carrie Bradshaw çocuklu bir arkadaşının evine gider. Hijyen hastası arkadaş, kapıda ayakkabılarını zorla çıkarttırır. Bradshaw arkadaşına döner ve der ki “Ayakkabılarımın çıkartılacağını bilseydim, şapka takardım. Şu an kendimi çok küçük hissediyorum.” Ayakkabılarının çalınmasıyla dünyası altüst olur. Haftalarca uğraşarak arkadaşına kaybolan Manolo’larını aldırır.

Manolo Blahnik kadınlar için zehir ise, onu yok edecek tek bir panzehir vardır: Christian Louboutin!
Eğer öyle olmasaydı, yüzlerce kadın, ayakkabılarının topuğunu tasarımcı Christian Louboutin’e imzalatmak için sıraya girer miydi? Abidin Dino kadınların yüzündeki ifadeye bakarak mutluluğun resmini pekala çizebilirdi.

Kadınların ayakkabı ile ilişkisi her daim ilgimi çekmiştir. Kadının binbir türlü ruh hali vardır, bu iki marka, kadının ruh halinin tümünü tasarımlarında barındırır. “Mağazalarıma hanım hanımcık kadınlar geldiği gibi, seksapellerini sonuna kadar vurgulamak isteyen fahişeler de geliyor” diyen Louboutin aslında bunu vurguluyor.
Arzu objesi iki markadan en az biri her kadının gardırobunda olmasa bile, her kadının kalbinde ve zihninde mutlaka vardır.

Ateşli Louboutin kadını
Louboutin alacak kadar lükse düşkün kadın, bu ayakkabı uğruna çok önem verdiği rahatlığından ödün verebilir. Louboutin’in felsefesini Christian şöyle açıklar: Ayakkabılarım için duymak isteyeceğim en son şey konforlu olduklarıdır…

Louboutin kadını Akdeniz güneşi gibi yakıcıdır. Mesafelidir. Teatraldir. Belli bir mesafeden seyredilmek ister. Kırmızı topukları fark eden erkeğin, kendisine boğa gibi yaklaşmasına asla izin vermez. Louboutin kadını rol çalınmasına sadece Louboutin söz konusu olduğunda izin verir. Louboutin’i ayağına geçirdiği anda kadın, oyuncu kimliğe bürünür. Teatral bir dekorun vazgeçilmez oyuncusudur. “Louboutin giymek seksten bile iyi” lafını boşuna söylememiştir Madonna .

Sabırsız ve sıcak Blahnik
Blahnik, kadına ruh katar, et ve kemikten ibaret olmadığını hatırlatır… Louboutin kadınının aksine kadınlık şifrelerini topuğunda saklamaz, keşfedilmeyi ister. Sıcaktır. Birden keşfedilmek ister. Sabırsızdır. Seyredilmek, daha çok oyunun içinde olmak ister.

Blahnik kadını Jennifer Aniston ’dur. Louboutin kadını Madonna.
Louboutin kadını meydan okumaya sever, iddialıdır. Blahnik kadını daha kırılgandır.
Louboutin kadını iştah açan bir renktir, kırmızıdır. Şehvettir. Kuralcıdır Louboutin kadını. Blahnik kadınının rengi yoktur. Bukalemun gib, ruh haline göre renkten renge girer. Umursamazdır. Yeri gelir ruhunda sayfalarca keder taşır. Kimi zaman yüzyılları aşan umut.
Louboutin kadınının aksine Blahnik kadını konforuna önem verir. İkisi de şehirlidir. Çetin Altan’ın şehirli, kahkahalı ve kadınlı sofralarının sofistike halidir. İkisi de ayakkabılarını giymez, onların içinde yaşar. Karanlık bastırdığı zaman hele, ayakkabılarının içine girecek kadar küçülürler.
Her iki kadını da seven erkek az bulunur. Ama erkek birinden birini mutlaka sever. İster Louboutin olsun, ister Manolo Blahnik…