Masallar ülkesi çok sıkıcı!

Masallar ülkesi çok sıkıcı!
Masallar ülkesi çok sıkıcı!

FM Belfast, 90 lar dans müziklerini çok seviyor.

Reykjavik'li indie dans ekibi FM Belfast bugün 23.00'te Babylon'da. Ekipten Lóa H. Hjálmtysdóttir'e bağlandık: İnsanların kafasında İzlanda masallar ülkesi diye bir resim var ama dünyadan izoleyiz
Haber: ELİF TÜRKÖLMEZ - elif.turkolmez@radikal.com.tr / Arşivi

Kendinizi yeni ‘indie’ akımı ve ‘yeni İzlanda müziği’nin bir parçası olarak görüyor musunuz?
Aslında böyle bir kategorizasyon içinde değerlendirilmek istemeyiz ama insanlar öyle düşünüyorsa yapacak bir şey de yok sanırım. Bu sizin kendinizi nasıl sunduğunuzdan çok nasıl algılandığınızla ilgili. Biz sadece sevdiğimiz işi en iyi şekilde yapmaya çalışıyoruz. Ben bu tür bir müzik akımı olduğunu da düşünmüyorum, insanlar istedikleri gibi çalıyor işte. Sadece bazıları daha ‘indie’. İnsanlar birbirlerini tanıyor, birlikte işler üretiyor ve birbirine yardım ediyor. Ben kişisel olarak dünyada yeni müzik alanında neler olup bittiğini çok iyi takip ettiğimi söyleyemem. Sadece bir sürü iyi insanın iyi müzik yapmaya çalıştığını biliyorum. Çoğunlukla yerel işleri takip ediyorum, evimin yakınında bir oyun izliyorum, ya da yakınlarda bir kulüpte kim çıkıyorsa onu dinliyorum. 

Sevdiğiniz müzisyenler kimler?
Çok var. Flaming Lips, Pavement and Casiotone acı verici yalnızlaştırıcılıkları için... Yeniyetmeyken dinlediğimiz pek çok şey. Smog, Cat Power, 90’lar dans müzikleri ve 80’lerin başından pek çok new wave iş... 

Şarkılarınızla mesaj vermek gibi bir derdiniz oldu mu hiç?
Açıkçası olmadı öyle bir dert. Mesela geçenlerde üzerinden çok uzun zaman geçtikten sonra bir şarkımızı dinledim ve ‘ne diyor bu yahu?’ diye düşündüm. Bir şey demek filan istemiyor çünkü. Genel şeyler işte. Şarkılarımızdan biri, bir aile yemeğinden sonra sarhoş akrabaları eve taşımakla ilgiliydi. Bir diğeri daha sıcak bir yere taşınma isteğiyle ilgili... Bir diğeriyse ilginç hiçbir şeyin olmadığı bir yerle ilgiliydi. Bunun gibi şarkılarımız var. Yani gördüğümüzü, duyduğumuzu kaydediyoruz sadece. 

Şu meşhur şarkınıza “Biz günlerin sayıldığı bir yerden geliyoruz, ta ki hiçbir şey olana kadar” diyorsunuz. Oralarda hiçbir şey olmuyor mu hakikaten? İzlanda’yı biraz sakin bir coğrafya olarak biliyoruz ama gerçekten durum vahim mi?
Evet, ‘Underwear’ adlı şarkının sözleri onlar. Herkes İzlanda’yı büyülü bir ada filan diye tanımlıyor. Yani, yanlış anlamayın, tabii ki yaşamak için iyi bir yer, doğası harika, dünyanın geri kalanından izoleyiz filan ama Batılıların kafasında masallar ülkesi İzlanda gibi bir resim var sanırım. Aslında çok sıkılıyoruz. Bir sürü sıkıcı kasaba var burada, hiçbir şeyin olmadığı. Yani hiç ilginç değiliz ama en az dünyanın geri kalanı kadar. Alışınca ilginç gelmiyor zaten, volkan patlıyor şaşırmıyorsun mesela. Hawaii’de yaşayan birinin her gün adanın çevresini dolaşıp, “Ne kadar muhteşem, güzel bir adada yaşıyorum!” dediğini duymadım. Muhtemelen faturalarını ödeyip, tıpkı diğer insanlar gibi sıkılıyorlar. Umarım bu cevap çok depresif olmadı. 

Bundan sonra neler yapmak istiyorsunuz ekipçe?
En kısa zamanda ikinci albümü çıkarmak istiyoruz. Ve daha fazla seyahat etmek istiyoruz. İstanbul’a geleceğimiz için acayip heyecanlıyız. İlk kez geliyoruz ve meraktayız.


    ETİKETLER:

    Mayın