Masum değiliz hiçbirimiz

Masum değiliz hiçbirimiz
Masum değiliz hiçbirimiz
Yavuz Turgul'un kahramanları 'eskiye özlem'in bir ifadesinden çok, şimdinin eskiden farkını ortaya koymak için varolurlar
Haber: ŞENAY AYDEMİR - senay.aydemir@radikal.com.tr / Arşivi

Unutulmaz 5 Film 
* Muhsin Bey-1987 
* Gölge Oyunu-2002 
* Eşkıya-1996 
* Gönül Yarası-2005 
* Av Mevsimi-2010

Yavuz Turgul’un, Türkiye sinemasının yaşayan en önemli yönetmenlerinden birisi olduğu su götürmez. Ama onun en iyi yaptığı (en çok sevdiği) şey hikâye anlatmaktır.
Tosun Paşa, Sultan, Çiçek Abbas, Fahriye Abla, Züğürt Ağa, Muhsin Bey, Eşkıya, Gölge Oyunu, Gönül Yarası, Av Mevsimi ve adını burada anmadığımız, birçok filmin ortak özelliği iyi bir kalemin elinden çıkmış olmalarıdır.
1984’te ilk kez kamera arkasına geçtiği ‘Fahriye Abla’dan üç yıl sonra şener şen ile çektiği ve Türkiye sinemasına Uğur Yücel’i kazandırdığı ‘Muhsin Bey’den başlayarak her filminde ‘zaman ile uyum sorunları yaşayan karakterler’ öne çıkar.
Bu filmde Muhsin Bey, değişen piyasa koşullarına; ‘Gölge Oyunu’nun kahramanları Abidin ve Mahmut eğlence anlayışına uyumda sorun yaşarlar. ‘Eşkıya’nın sorunu var olduğu dünyaya ait olmamasında yatar. ‘Gönül Yarası’nın Nazım’ı çok eskide kalmış olduğu için anlamlandıramaz çevresinde olup bitenleri.
Yavuz Turgul sineması için ‘geç-mişe özlem’ yakıştırması yapıp dudak bükenler; onun aslında bir tür ‘zaman ayarlaması’ yapmak istediğini; bir anlamda anlattığı kahramanın kimliğinde toplumu kendisiyle yüz-leştirmek istediğini göremezler. 

Hiçbiri masum değil
Çünkü Turgul’un ‘eski’ kah-ramanları ‘dört başı mamur’ karakterler değildir. Muhsin Bey, borusunun öttüğü bir dönemde var olmuş, ünlü sanatçılar yetiştirmiş ama ‘piyasa şartları’ değiştiğinde kendisini pazarın dışında hisseden ve yeni koşullara uyamayan bir adamdır. Merhametinin yanında aksi ve geçimsizdir bir yandan. Gölge Oyunu’nun komedyenleri ‘gerçekten yeteneksizdir’, Eşkıya bu dünyadan bile değildir ve daha çok ‘romanlara konu olan’ bir âlemden çıkıp gelmiştir. Nazım, ‘memleketi kurtarma’ sevdasına kendi çocuklarını kaybetmiştir ama farkında değildir.
Yavuz Turgul, ‘geçmişten’ çıkarıp film zamanının içine koyduğu karakterlerle ‘Hiçbir şeyin eski tadı kalmadı’ demekten çok, o günün dünyasına kendisini sınayacağı bir ayna gösterir. Muhsin Bey aksidir ama Ali Nazik pragmatist; Abidin ve Mahmut komik değildir ama yeni eğlence dünyası bayağı; Eşkıya karikatürdür ama Cumali açgözlü, Nazım ihmalkardır ama oğlu Memet rantiye... Çok yakın bir geçmişten çıkıp gelen ve çok da ‘matah’ olmayan bu karakterlerin içine atıldıkları dünyanın insanlarının içinde bu-lunduğu vahameti anlamamız için ‘sağlama’ formülüdür sadece. 

Yapmak istemediklerimiz
Yavuz Turgul kahramanları bütün arızalarına rağmen yine de bir şeyler gösterirler seyirciye. Muhsin Bey paranın da bir dini ve imanı olması gerektiğini; Gölge Oyunu’nun komikleri birlikte başarma duygusunun vereceği mutluluğu, Eşkıya aşkın sabır ve fedakârlık gerektirdiğini, Nazım toplumun mutluluğu için kendi mutluluğundan vazgeçilebileceğini fısıldar... Yavuz Turgul, ‘eskilerden’ dem vururken kahramanlarının bir ayağının toprağa, ötekinin topluma basmasına özen gösterir. ınsan denen yaratığın, değişen toplumsal koşullarla birlikte aldığı yolu gösterirken, ‘kaybettiklerini’ değil, aslında ‘yapmadığı’ ya da herhangi bir nedenle yapamadığı şeyleri anlatır. 

Ankara ’da ‘Gezici’ günler
Ankara Sinema Derneği’nce 16’ncısı düzenlenen Gezici Festival, yolculuğuna bugün Ankara’dan başlıyor. 9 Aralık’a kadar Kızılay Büyülü Fener Sineması’nda devam edecek festival, ardından 10-16 Aralık arası konukların ağırlanacağı Artvin, 16-19 Aralık tarihlerinde ise Ordu’yu mesken tutacak. 12 Eylül askeri darbesinin 30. yıldönümünde Türkiye’den Şili’ye, Arjantin’den Yunanistan’a ‘Darbe’ konulu filmlere özel bir bölüm ayrılan festivalde yarın Mithat Sancar, Sırrı Süreyya Önder, Özlem Sulak ve Ertuğrul Kürkçü’nün katılacağı ‘Darbe, Sinema ve Bellek’ başlıklı bir panel düzenlenecek. Bu akşam Necmettin Çobanoğlu, Rıza Akın ve Erol Babaoğlu’nun katılımıyla ‘Kars Öyküleri’nin Ankara galasına (18.45) ev sahipliği yapacak festivalde saat 19.00’daki ‘Siyah Beyaz’ın gösterimine ise oyuncular Derya Alabora ve Taner Birsel katılacak.


‘Üç Maymun’a analitik bakış
Nuri Bilge Ceylan’a Cannes’da ‘En İyi Yönetmen’ ödülünü kazandıran ‘Üç Maymun’ Galatasaray ’da bulunan Aynalıgeçit’te masaya yatırılıyor. Saat 12.00’de başlayacak etkinlikte Tül Akbal Sülap, Zahit Atam ve Cemal Dindar, filmi psikanalitik ve sosyolojik bir bakışla analiz edecek.