Melody ve özgür çimler!

Melody ve özgür çimler!
Melody ve özgür çimler!
Geçirdiği kazanın hasarlarını müzikle atlatan Melody Gardot, müziğin iyileştirici gücünü Caz Festivali izleyicilerine aktardı, Gezi 'ruhunu' tekrar yaşattı.
Haber: UMUT EROĞLU / Arşivi

Alman konsolosluğunun Tarabya sahilindeki yazlık köşkünden Melody Gardot’nun ilk tınıları yayılmaya başladığında bunun sakin, efendice bir dinleti olacağı beklentisi hakimdi. Yalnız konseri ayakta izlemek durumunda olmak, bir noktada market kuyruğunda beklemek gibi bir hale yol açıyor, oturanlarla arada hafif bir kast durumu yaratıyordu. Ancak konserin sonunda ayakta direnenleri bekleyen sürprizden kimsenin haberi yoktu...
Melody, ilk şarkısından sonra, alkışları “şükran” diyerek alıyor. Bu en doğru kelime değil belki ama “Tişekür iderim”den daha samimi. Kadının sesi, tekniği, albüm kaydı gibi pürüzsüz. Müziği bossa nova, Latin caz ve klasik caz arasında gidip geliyor, çoğu yerde de kendine has tınısına sahip. Asıl güzeli ise Melody gerçek bir hikâyeci. Diyaloğu seviyor, merdivenlerde oturanlara “En iyi yer de sizinki, bir kadeh şarapla harika olur” derken halden anladığı belli.
Beraberindeki orkestra muazzam müzisyenlerden kurulu. Melody, konserin sonuna doğru, “şu kırmızı bant olmasa, çimlerin üzerinde dans etsek keşke” diyerek sahne önündeki çimenliğe çağrıda bulunuyor, “Ne dersiniz bay büyükelçi? Hey! Buzu kıracak kimse yok mu?” Bir çift çapulcu öne atılarak bantı kaldırıyor ve ayakta duran herkes, çimlere akın ediyor. Çimlerin üzerinde özgür ve mutlu yüzler, tanıdık geliyor...
Çıkışa doğru görevliye Almanca talimat veren heybetli bir adamın peşine takılıyorum. İçimde meşhur büyükelçi olabileceğine dair bir his. “Büyükelçiyi tanıyor musunuz?” diye sorduğumda, “kendisiyim” diyor. Çimlere girilmesini sahiden kendisi onaylamış, “çimler yeniden büyür” diyor. Olayın bir Gezi Parkı hissi yaşattığını anlattığımda da gülümseyerek “Benziyordu değil mi?” yanıtını veriyor. Büyükelçiye konsolosluğun direnişçilere kapılarını açmasının bir gönül bağı yarattığını anlatıyorum, yorum yapmıyor. Sanatı sevdiklerinden, bu bahçede tekrar etkinlik yapmak isteyeceklerinden söz ediyor. Yani içimiz rahat olsun, Almanya ’dan kültür sanata destek tam!