Memleketin 'öte' tarafından

D22'nin 'Yirmi Beş'i başarılı oyunculukları, dinamik rejisi, sağlam diyaloglarıyla yıllardır sürüp giden savaşa farklı bir pencere açıyor.
Haber: ZEYNEP AKSOY / Arşivi

Virane olmuş bir garaj. Garajda bir Anadol. Tavanın deliklerinden içeri yansıyan helikopter ışıkları ve sürekli saklanmaya, bir de o çalıştıramadıkları Anadol’la kaçmaya çalışan iki genç adam.
D22’nin yeni oyunu, geçen yılki ‘Bent’in başarılı oyuncusu Berkay Ateş’in yazdığı ‘Yirmi Beş’, kendini kolay ele vermeyen, ajitasyonu oldukça yüksek bir metin. Memleketin ‘sorunlu’ bölgesindeyiz ve orada askerden kaçmaya çalışan bir gençle bölgede gazetecilik yapan bir gencin kaderleri bir şekilde bir garajda birleşmiş. Ama nasıl tanıştıklarını, oraya nasıl düştüklerini, oyun boyunca kendileriyle ilgili çeşitli bilgiler de vermelerine rağmen, bir türlü tam olarak öğrenemiyoruz. Bu, metnin zaafı gibi dursa da hikâyenin akışı içinde önemini yitiriyor ki bu da işin başarısı, fakat biter bitmez yine merak etmeye başlıyorsunuz, işin aslı nedir diye. Kısacası, bu soruya kısacık bir cevabı vereymiş metin, fena olmazmış.
Baştan sona ajite bir öykü, gerginliğin temposu hiç düşmüyor ve bu “ PKK meselesi üzerine bir aksiyon filmi” tadı, nefes alma noktaları (komik anlar, karakterlerin o andan çıkıp başka zamanlara odaklandığı anlar gibi) çok az olduğu için, oldukça geriyor. Bunlara rağmen, yoğun, başarılı oyunculukları (Emir Çubukçu, Can Kulan ve PKK’lı rolünde gerçekten çok iyi bir iş çıkaran Berkay Ateş) ve biraz yorsa da metnin karakteriyle uyumlu, oyunun temposunu hiç düşürmeyen dinamik rejisi (Yiğit Sertdemir) ve sağlam diyaloglarıyla “Yirmi Beş” memleketin “öte” tarafında yıllardır sürüp giden savaşa farklı bir yerden bakan , bir bütün olarak iyi kotarılmış, izlenesi bir oyun.


    ETİKETLER:

    PKK

    ,

    helikopter

    ,

    Garaj

    ,

    Oyun

    ,

    Komik

    ,

    bakan

    ,

    ,

    genç

    ,

    berkay