Memleketten yeni oyunlar

Memleketten yeni oyunlar
Memleketten yeni oyunlar
Tiyatromuzda yeni metinler çıkmadığına dair önyargıya en güzel yanıt, Galataperform'un 'Yeni Metin Tiyatro Festivali'.
Haber: ZEYNEP AKSOY / Arşivi

“Bu memleketten yeni oyun çıkmıyor” dillere sakız oldu. Halbuki yalan. Çıkıyor. Son yıllarda, bir Ebru Nihan Celkan mesela kendi kendine, bu büyük başarı. Ama bir de, bilfiil işi, oyun yazarı yetiştirmek olan bir festival var artık elimizde iki yıldır, Galataperform sağolsun, Yeni Metin Yeni Tiyatro Festivali.
Geçen yıl ilkini düzenlediği bu programda, Galataperform, bir grup gence kol kanat gerdi, onları aylarca Türkiye ’den ve yurtdışından çok değerli hocalarla çalıştırdı, sonunda, Kadir Has Sahne’de, bir haftasonuna sığan programda, işlerden en ‘olmuş’ iki tanesini prodüksiyon, diğerlerini okuma tiyatrosu olarak sunup birkaç ilginç panelle de bütün bir hafta sonunu tiyatro profesyonelleri ve amatörleri için son derece ilginç kılmayı başardı.
Bu sene teması ‘sınırlar’ olan festivalin ikincisini bir haftaya yaymışlar, mekânlar İKSV salon ve Galataperform olmuş. İki sahnelenmiş okuma (oyunların önerilen bir sahnelenme biçimiyle okunması anlamına geliyor), ‘ When In Rome’ (Öznur Şahin) ve ‘Dil’ (Şenay Tanrıvermiş) buralarda sahnelendi. ‘When in Rome’, tek başına bir apartman dairesine taşınmış yalnız yaşayan genç bir kadının, erkek arkadaşının ziyaretine de gelmesiyle, ev sahibesi tarafından sürekli taciz edilmesi ve bununla başa çıkmasının hikâyesini anlatıyor. Karakterlerin iç sesleri ve kendini kolay ele vermeyen ketum bir metni, yönetmen Mesut Arslan minimalist ama çok sağlam bir-iki gestusla açıklığa kavuşturmuş, oyuncular da çok yetkin ve yönetmenlerine inanmışlar. ‘When in Rome’ herhangi bir yönetmenin eline düştüğünde sıradan bir oyun olabilecekken, Mesut Arslan’ın elinde, kendini izleten bir işe dönüşüvermiş. Özden Çiftçi ve Pervin Bağdat performanslarıyla özellikle dikkat çekiyor.
‘Dil’ kaybolan bir eldiven teki üzerinden AVM kültürü, yeni gençlik, devlet baskısı, kaybolmaya yüz tutan aristokrasi üzerine bir şeyler söylemeye çalışıyor. Galiba çok fazla şey söylemeye çalışıyor ve kendini çok uzatarak tekrar ediyor. Grotesk bir abartının kritize edildiği oyunu Yeşim Özsoy o abartıyı yeniden tekrar ederek büyük yönetmiş, oyunculardan Yeşim Ceren Bozoğlu ve Yağız Can Konyalı aynı şekilde büyük oynuyorlar, sonuçta keyif veren ama kendini sürekli tekrar eden, en az bir 40 dakikası rahatlıkla kesilebilecek, keyifli ve komik ama gerçekten zor ve yoran bir oyun çıkmış ortaya.
Bu akşam ise, festivalin starları, post-dramatik queer tiyatronun bilinen isimleri Ricci/Forte’nin Biriken tarafından yönetilen ‘Macademia Nut Brittle’ adlı oyununun sahnelenmiş okumasını izleyebilirsiniz Hamursuz Fırını’nda, saat 19.00’da. Oyun, adını aldığı macadamia fıstığı dondurmasına bağımlı, büyümekten ve bu imkânsız dünyada aşk arayışından korkan dört genç insanı anlatan sanrılarla dolu bir şiirle tanıştırıyor seyirciyi. Tüm festivalin en iddialı işi gibi duruyor, kaçmaz.


    ETİKETLER:

    Türkiye

    ,

    İKSV

    ,

    aşk

    ,

    Oyun

    ,

    Akşam

    ,

    Erkek

    ,

    Komik

    ,

    kol

    ,

    Bağdat

    ,

    dolu

    ,

    genç

    ,

    derece

    ,

    bu akşam