Mersin'de göçük altında kalan hamile kadın bebeğini doğurdu

Mersin'de göçük altında kalan hamile kadın bebeğini doğurdu
Mersin'de göçük altında kalan hamile kadın bebeğini doğurdu
Mersin'de çöken 2 katlı binanın enkazından yaralı kurtarılan 8 aylık hamile Semire Yıldırım, bu olaydan 10 gün sonra 3.8 kg. ağırlığında bir erkek bebek doğurdu. 'Armağan' adı verilen ve kuvöze alınan bebeğin sağlık durumu iyi.

MERSİN - Merkez Akdeniz İlçesi Bahçe Mahallesi 4605 Sokak'taki Uğur Zihnetler'in oturduğu iki katlı evi, 5 Şubat Perşembe günü saat 23.30'da belirlenemeyen nedenle çöktü. Binanın 2'nci katında bulunan Murat Yıldırım, Samire Yıldırım ve 1 haftalık bebek Uğur Yiğit Zihnetler ile annesi Hatice Zihnetler enkaz altında kalırken, o sırada binanın yanındaki evin önünde duran adı öğrenilemeyen Suriyeli bir kişi de yaralandı. Yaralılardan 42 yaşındaki Samire Yıldırım, Doğuş Hastanesi'nde tedavi altına alındı. 8 aylık hamile olan Yıldırım, Dr. Dilek Güler'in başkanlığındaki ekiple 10 Şubat'ta doğum yaparak 3 kilo 800 gram ağırlığında bir erkek bebek dünyaya getirdi. Sezeryanla dünyaya gelen bebek, doğumun hemen ardından kuvöze alındı.

Sağlık durumu iyi olan bebek, bir gün sonra hemşireler tarafından hasta yatağında olan anne Semire Yıldırım'ın odasına getirildi. Bebeği ilk defa gören Semire-Murat Yıldırım çifti duygu dolu anlar yaşadı. 'Armağan' ismini verdikleri bebeğinin kokusunu içine çekerek öpen Semire Yıldırım, 'Hoş geldin ama nasıl geldin' diye mutluluk gözyaşları döktü. Daha sonra bebeğini gören baba Murat Yıldırım da öpüp kokladıktan sonra hemşirelere yeniden kuvöze götürünce gözyaşlarına hakim olamadı.

"DEPREM OLUYOR SANDIM"
Semire Yıldırım, çok karışık duygular içinde olduğunu belirtirken, "Hiç bir şey hatırlayamıyorum. Oradan nasıl çıktığımı bile bilmiyorum. Şu halde yatıyorum, bebeğim de oldu ama her şey yaşamaya değer" dedi. Hatay'da yıllar önce meydana gelen depremi de yaşadığını ifade eden Yıldırım, binanın çökme anını şu sözlerle anlattı:

"Evde oturduğumuz sırada büyük bir gürültü koptu. Sanki deprem oluyor sandım. Bunun üzerine evdekiler 'Kapıya koşun' derken, biran yere düştüm. O anda duvar üstüme yıkıldı. Eşimde beni kurtaracak diye enkazda parmakları koptu. Sonrasını hatırlamıyorum, gözümü hastanede açtım. Her tarafım yara bere içinde, sırtımda kırıklarım var. Bu olaydan sonra düşündüğüm tek şey, en güzel şey bu bebek oldu. Benim belimde kırıklar var, kaburgalarım kırık, liflerim kopmuş ama o dört elle hayata sarıldı ve yaşamak için mücadele ediyor. Şu hayatımızdaki en güzel şey o. Çökme nedeni ile hiç bir şeyimiz kalmadı, bir tek bebeğimiz bize kaldı."

"EŞİM VE ÇOCUĞUM HAYATTA"
Binanın çökme anında eşini kurtarmaya çalışırken parmakları kopan 36 yaşındaki Murat Yıldırım ise, yaşadıkları her şeye rağmen çok mutlu olduğunu kaydederek, şunları söyledi:

"Şu anda çok mutluyum. En azından eşim ve çocuğum hayatta. Büyük bir mutluluk yaşıyorum. Eşya, ev umurumda değil. Eşim ve çocuğum benim için önemli. Biz de evde otururken eşim 'Deprem oluyor' dediğinde birinci adımı attık, ikinci adımı atamadık. Biran da yere düştük. Elim sağlamdı ancak duvardan gelen beton eşimin kafasına düşmek üzeriydi. Ben o betonu tuttuğumda sanki o beton parçası bana pamuk gibi geldi. Meğer ben o betonu tuttuğumda parmaklarımdan olmuşum. O an bunun farkında bile değildim. Parmaklarımı kaybettim ama en azından eşimi kurtardım. Parmaklarım, kolum, bacağımda kopsa en azından eşim hayatta. En büyük mutluluk benim için budur."

(Mustafa ERCAN / DHA)