Meyhanenin yeni adresi

Yılların Ece Bar'ı yaza yeni imajıyla giriyor.
Haber: MELİS ÇELEBİ / Arşivi

Yılların Ece Bar'ı yaza yeni imajıyla giriyor. Kuruçeşme'de Boğaz'a nazır hem bahçe hem de teras edasıyla kapılarını müşterilerine açan MeyhanEce, adından da anlaşılacağı gibi, artık meyhane kimliğiyle hizmet veriyor.
20'lerindeki gençlerden tutun da 80'lerindekilere kadar her yaştan insana rastlayabilirsiniz burada. Ece'nin istediği, var olan kitleden kurtulmak değil, aksine bu kitleye yeni insanlar dahil etmek. Ece Bar'ı bilenlerin gözleri MeyhanEce'de sahneyi boşuna aramasın çünkü burada müzik ön planda değil. Arka planda taş plaktan çalınan şarkıları, ancak duymak isterseniz duyuyorsunuz. Sahne masraflarından da kurtulan Ece, bu şekilde fiyatlarını neredeyse Beyoğlu birahaneleriyle yarıştırıyor. Miller'ı 2 milyon 500 bin TL'ye, tek rakıyı 1 milyon 500 bin TL'ye, küçük rakıyı ise 7 milyon 500 bin TL'ye içebileceğiniz mekânda iki kişilik bir yemek için 25 milyon TL ödeyip kalkabilirsiniz.
Zevk vermekten zevk alıyor
Yemeklerini yiyenlere zevk vermekten zevk aldığını söyleyen Ece, mekânını ve yemeklerini özenerek yarattığını ancak duyurmadığını, insanlar hissetsin diye beklediğini söylüyor. Mönüye meyhanede olması gereken mezelerin tümü dahil. Dolmadan favaya, pilakiden közde patlıcan salatasına, topiğe, çiroza, lakerdaya ve taramaya kadar her şey var burada. Biber ezmesi sevmiyorsanız bile sadece sofranıza renk kattığı için sipariş edebilirsiniz. Acıya meraklıysanız kırmızı biber ezmesini, tatlıdan vazgeçemiyorsanız cevizle yapılan yeşil biber ezmesini seçin. Bu ezmeler salçayla yapılmıyor, taze biberler haşlanıp eziliyor.
Mücver, pazı dolması, arpacık soğan dolması, patates köftesi, kıymalı, patlıcanlı, peynirli ve sebzeli börekler de sıcak mezeler. Sarmısaklı köfte, sahan köfte, soyalı ve kekikli ızgara lokma piliç, Boğaz'dan çıkma istavrit ve ciğer ile sevenleri için işkembe ve kokoreç ise sıcak yemek alternatifleri.
Yerli kokular
Vejeteryenlerin ve değişik tatlara meraklı olanların rağbet edeceği yeni bir tabak ise sebzeli mantı. Ece'nin buluşu olan bu yeni mantı ilgi çekeceğe benzer. "Aşçı benim," diyen Ece, bu yüzden tabakların mutfağa ayna gibi dönmesini istediğini, aksi takdirde çok kızdığını söylüyor.
Yılların sanatçılarının ve gazetecilerinin kendi elinden geçtiğini ve gençliklerinden beri onun dolmalarını yiyerek yılları devirdiklerini söyleyen Ece, yeni jenerasyonu
da mekânına çağırıyor.
18:00-02:00 saatlerinde açık olan MeyhanEce'nin sadece barına da uğrayabilirsiniz. İnsanların ille yemeğe gelmek zorunda olmadığını söyleyen Ece, yine de "Bir kere yemeğe gelen, başka bir yerde yiyemez," diye eklemeden edemiyor.
İthal çiçeklerden geçilmeyen günümüzde hâlâ yerli kokuların duyulduğu yerlerden biri Ece. Yasemin, melissa, ıtır, çam, zakkum, limon, sardunya, gül, defne, dut, hanımeli ve sarmaşık; insanı çocukluk günlerine geri götürüyor.
Tel: (0212) 265 96 00