Midilli biraz bizden yabancı

Midilli biraz bizden yabancı
Midilli biraz bizden yabancı
Ege'nin sonsuz maviliğine uzanan Midilli, tarihi, doğası ve uzosuyla adını bir türlü anımsayamadığımız tanıdık bir sima sanki....
Haber: NESLİHAN AKDAŞ / Arşivi

Biraz uzak, biraz yakın. Biraz bizden, biraz yabancı. Ama belleğinizde uzun süre yer edecek, yıllar geçse de hatırlayacağınız bir tatil, bir kaçış Midilli… Hatta her fırsatta tekrar gitmek isteyeceğiniz bir ada. Ahh bir de şu Schengen vizesi derdi olmasa.
Bayram tatili için plan yaparken, hâlâ aradığını bulamayanlara bir öneri olsun bizimki. Alacağınız ilk yol Ayvalık’a. Sonrası kolay. Otogarın ilerisinde Turyol ya da Jale Tur’dan alıyorsunuz 30 euro değerindeki gidiş-dönüş ferbot biletlerini. Hareket sabah 09.30’da. Varış 11.00 ya da 11.30. Gümrük işleri uzun sürmüyor. En geç 12.00’de Yunanistan topraklarındasınız yani AB ’de. İlk adım attığınız yer Mitilini. Midilli’nin merkezi. Bazıları bir gece de olsa Mitilini’de zaman geçirmekten yana. Kararı siz verin. Ama vakit geçirmeden adayı hemen keşfederim derseniz işte size rota.
Feribottan iner inmez birçok seçeneğiniz var ulaşım aracı olarak araba, scooter, motosiklet kiralamak veya adanın kasabaları arasında yolculuğu belediye otobüsleri ile yapmak gibi. Araba kirası günlük 35-40 euro, scooter 20. Bizim gibi 650 cc veya üzeri motosiklet tercih ederseniz o da Mitilini’de çok az. Şanslıydık, sora sora bulduk bir tane.
Ve ilk hedef; Molivos. 1.5 saatlik bir yol. Sağınızda size eşlik eden deniz, kimi zaman sahildesiniz. Kimi zaman dağın tepesinden maviye selam çakıyorsunuz. Yollar virajlı, inişli-çıkışlı. İsterseniz hemen bir plajda mola verin, denize girin. Kurulanırken öğle yemeği yiyin. Ama hemen uyaralım, porsiyonlar o kadar büyük ki, sipariş verirken hep 1-2 tabak azını söyleyin. 3 gün sonunda 3 kilo ile dönmek var (tecrübeyle sabit).
Yeşil-mavi arasında süzülerek Molivos’a ulaşıyorsunuz. Adada kaldığınız sürece burayı merkez yapıp, diğer köyleri gezebilirsiniz. Konaklamak için salaş mekânlar da mevcut (limanın yanında, iki kişi geceliği 35 euro Marina’s House gibi) ya da konfor isterim derseniz geceliği 50-60 euroya oteller de var. Midilli’de denize girmek bedava. Çeşme, Bodrum’la girdiğiniz aynı denize girip, plaj parası ödemiyorsunuz. Yok yine konfor derseniz 4 euroya harbisinden milkshake- kavunfrozen içersiniz, şezlonga tüm gün yayılırsınız.
Molivos’ta neler yapılır? Evet denize girilir. Zaten limanı olan bir yerleşim merkezi. (Ama biraz ötedeki Petra ve Anaxos da deniz için tercihiniz olabilir.) Sonra kaleye tırmanırsınız. Tarihi sokaklarda 70’lik teyzeler karşılar sizi. Ve suskun, yıllara meydan okuyan evler. Kimilerinde Osmanlı dokularına rastlamak mümkün. Kaleden aşağı akan tarihi çarşıyı mutlaka gezeceksiniz.
Yemek için bir akşam mutlaka tarihi çarşıdaki mekânlardan birini tercih edin. Kale ile deniz arasında, gökyüzüne yakın bu restoranlar. Bizim durağımız Gatos oldu. Gündüz tıka basa yediğimiz deniz ürünlerine ara vermek için et yemeği tercih ettik. Gatos’ta muhakkak uzo ile marine edilmiş dana güveci deneyin. Tabii yanında salatası, şarabı... Yerli Midilli şaraplarını denemekten çekinmeyin ama sofra şarabına, yemeğin eşlikçisi olarak yaklaşın.
Ve gelelim Midilli’nin diğer hatırı sayılır merkezlerine. Deniz ve yelken için Sigri ve biraz ilerisinde Eressos var. Sigri’ye giderken fosil ormanlarını illa ki gezin. Kıyıdaki tavernaların önünden denize girdiğiniz Eressos, aynı zamanda antik çağlarda yaşayan lezbiyen şair Sappho’nun köyü.
Sırada adanın iki körfezinden biri olan Kalloni’nin kıyı şeridi var. Önce denizin tadını çıkarın. Su o kadar sığ ki, derinleşmesi için dakikalarca kum üzerinde yürümeniz gerekecek. Ve gelelim Skala Kalloni’de denize sıfır mekânlara. Bizim durağımız Caprice oldu. Özellikle altını çiziyorum ki, biraz sonra sayacağım uzo mönüsüne ne kadar ödediğimizi duyunca ilginizi çekecek çünkü. İçinde kocaman bir ballı kalamar, şarap sosuna yatırılmış ahtapot, üç çeşit ızgara balık tabağı, jumbo karides, dört çeşit meze ve salata. Neredeyse dört kişinin paylaşacağı ve iki kişilik olduğu iddia edilen mönüye içecekler hariç 20 euro ödedik. Lezzetlerini ve porsiyonların dolgunluğunu tahmin edemezsiniz.
Ve uzo demişken! Midilli’yi diğer Yunan adalarından farklı kılan meşhur Barbayannis uzosunun burada Plomari’de üretilmesidir. Barbayannis ve Plomari isimli iki meşhur uzo var, bu uzoların farkı anason ile beraber damıtılmaları yani rakı gibi. Öyleyse rotayı Plomari’ye kırıyoruz. Adanın güney sahillerine. Önce 1860’ta kurulan uzo fabrikasına gidiyoruz. Sonra yine sizi tertemiz bir sahil, lezzetli ve hesaplı deniz ürünleri bekliyor. Ve yanında tabii ki Barbayannis. Hatta bir gecenizi de Plomari’de geçirebilir ve konaklayabilirsiniz ki Plomari nefis bir şehir ve adanın en yeşil bölgesinde.
Rotamız budur. Eğer bizim gibi ‘şanslıysanız’ motosikletle dağ yolunda kaybolup, birçok turistin göremeden döndüğü köyleri gezip, Gera körfezinden yolu uzatarak Mytilini’ye ulaşabilirsiniz. Keşifleri, iddiasız ama temiz plajları, denizi, sıcak insanları, lezzetli ve hesaplı yemeği seviyorsanız, buyrun size Midilli.