Miley Cyrus'tan daha iyi ve cool'um

Miley Cyrus'tan daha iyi ve cool'um
Miley Cyrus'tan daha iyi ve cool'um
Alternatif müzik takipçilerinin yakından tanıdığı, melankolik ve bir o kadar da eğlenceli Danimarkalı şarkıcı Fallulah, bugün ve yarın Salon İKSV'de. Falullah uyarıyor: "Dans ayakkabılarınızı yanınızda getirin, çok eğleneceğiz!"
Haber: CANSU URAS - cansu.uras@gmail.com / Arşivi

“Nereye aidiz, nerede yanlış yapıyoruz? Eğer burada bir şey yoksa, neden hâlâ buradayız?” Bu akşam ve yarın Salon İKSV’de sahneye çıkacak Danimarkalı müzisyen Fallulah’ın ‘Give Us a Little Love’da sorduğu bu soru, onun dünyaya sorduğu tek soru değil! Sürekli hayatı sorguluyor; ama bunu yaparken de keyif almayı ve eğlenmeyi biliyor! Eleştirmenler onu Lykke Li, Oh Land, Bat for Lashes, Agnes Obel gibi isimlerle karşılaştırıyor. Ama karşımızda tek bir kelimeden bile esinlenip şarkı yazan, dinleyicileri melankolik ama bir o kadar da eğlenceli bir rüyanın kahramanı yapan, “Ben benim ve farkım da bu!” diyebilecek kadar cesur bir müzisyen duruyor! Kendine dokunan hikâyeler anlatmayı seviyor. ‘I Lay My Head’ ve ‘Give Us a Little Love’ gibi şarkılarıyla alternatif müzik takipçilerinin yakından tanıdığı Fallulah, dünyanın birçok önemli müzik festivalinde konser vermesine rağmen bunun egosunu taşımıyor. Onun için tek önemli olan şey müziğini insanlarla paylaşmak! Bu nedenle de herkesi İstanbul ’daki konserine davet ediyor. Tabii bir uyarı yaparak: “Dans ayakkabılarınızı yanınızda getirin; çünkü çok eğleneceğiz!”
Müziğinizi daha önce hiç dinlememiş birine nasıl anlatırsınız?
Enerjik, samimi, dürüst, hayalperest ve ham! Kısacası bütün bunları birbirleriyle karıştırdığınızda ortaya benim müziğim çıkıyor.
Gerçek adınız Maria Apetri. Peki, neden Fallulah?
Fallulah, benim iç dünyamdaki rüyaların ve şeytanların bir ürünü. Benim çok dürüst ve ham bir versiyonum. Kalabalığın karşısına çıkmak ve bu yönlerimi herkese göstermek benim için cesaret isteyen bir şeydi. Gençken çok çekingen ve korkaktım. Müzik yapma arzum arttığında Fallulah isminin harika bir seçim olduğunu düşündüm ve bu adın, benim müzikal evrenimi özetleyeceğini hissettim.
Şarkılarınızın sözleri melankolik. Hangi ruh halinde şarkılarınızı daha rahat yazıyorsunuz?
Evet, bu doğru! Şarkılarımın pek çoğunun ardında bir melankoli var. Ben de melankoliğim. Sadece zevkli konuların değil, iç açıcı olmayan konuların da derinliklerine inmekten hoşlanıyorum. Fakat bazen yapmak istediğim tek şey her şeyi oluruna bırakmak ve sadece eğlenmek! Bazı şarkılarım da böyle.
Pek çok eleştirmen sizi Bat for Lashes, Florence and the Machine ve Oh Land gibi gruplarla karşılaştırıyor.
Yıllar geçtikçe ben müziğimi ortaya koyuyorum ve bu karşılaştırmalar sürekli değişiyor. O dönem alternatif pop müzik yapan ve solisti kadın olan hangi grup popülerse onunla karşılaştırıldığımı fark ettim. Bu üç ismi de çok beğeniyorum, onlarla karşılaştırılmak beni rahatsız etmiyor. Ama bu tür yorumlar bana biraz saçma geliyor. Sonuçta ben Fallulah’yım ve bence hepimiz birbirimize de o kadar benzemiyoruz.
Geçen günlerde genç şarkıcı Lorde, bir röportajında Lana Del Rey ve Nicki Minaj gibi isimlerin müziğini önemsiz bulduğunu dile getirdi. Siz ne düşünüyorsunuz?
Evet, o röportajın tamamını okudum ve her yerde verilen bu açıklama konunun bütününü yansıtmıyor. Koca bir röportajdan çekilmiş tek bir yorum ve herkes bunu konuşuyor. Onun demeye çalıştığı şey para, seks, şampanya ve haplarla ilgili olan şarkı sözlerinin, sıradan gençlerin hayatlarıyla hiçbir bağlantısının olmaması. Çünkü onlar hayatlarını bu şekilde yaşamıyor. Bu nedenle de onun en popüler şarkısı ‘Royals’, pek çok insana hitap ediyor. Bu şarkıda, Nicki Minaj ve Lana Del Rey gibi isimlerin şarkılarının aksine görkemli bir dünya ve yaşam anlatılmıyor. Bence bu açıdan Lorde çok iyi bir noktaya parmak bastı ve bu nedenle de onu çok olgun ve zeki buluyorum.
Miley Cyrus ve Justin Bieber gibi isimlerin popüler olduğu bir dönemde “Tanrım, neden müzik endüstrisindeyim?” dediğiniz oluyor mu hiç?
Miley Cyrus’tan ya da Justin Bieber’dan daha iyi ve cool olduğumu hissetmiyorum. Ben sadece farklıyım ve müziğimle de bunu yansıtıyorum. Hayatımla ilgili olan şeyler hakkında şarkı söylüyorum ve pek çok kişinin aksine dikkatleri üzerime çekmek için herhangi bir şey yapmıyorum. Müzik endüstrisinde pek çok tür var ve şanslıyız ki her türün bir dinleyici kesimi de bulunuyor.
Müziğiniz için nelerden besleniyorsunuz?
Tam bir kitap kurduyum ve film izlemeyi de çok seviyorum. İzlediğim veya okuduğum şeylerden ilham alıyorum. Fakat çoğu zaman fikirler bir anda aklıma geliyor ve hemen cep telefonumu alıp bunları kaydediyorum. İlk başlarda daha çok hayatımdan yola çıkarak şarkı sözleri yazıyordum. Fakat şimdi tek bir kelime bile müziğim için ilham kaynağı olabiliyor.
Herhangi bir müziği sınıflandıramadığımız zaman kolaya kaçıp o müziğe ‘indie’ diyoruz. Peki, sizce indie nedir?
Bu günlerde indie nedir? Gerçekten hiçbir fikrim yok. Sanki pop ve alternatif müzik aynı şeye dönüştü. Bence iyi bir şarkı, iyi bir şarkıdır ve türünün pek de bir önemi yoktur.
Danimarka’da çok ünlüsünüz ve Grammy Ödülü kazandınız. Aynı zamanda pek çok festivale katılıyorsunuz. Bunlar sizin için yeterli mi, yoksa dünya çapında ünlü mü olmak istiyorsunuz?
Başladığım andan beri hep pek çok insanla iletişim kurmak istedim ve dünyayı gezdim. Bu nedenle de İstanbul’da çalacağım için çok heyecanlıyım. Uzun zamandır benim için bir rüyaydı bu. Dünyadaki en iyi işe sahip olduğumu hissediyorum. Seyahat etmeyi çok seviyorum, sahneye çıkmayı ise daha da çok. Bu nedenle asıl istediğim şey buna hep devam edebilmek!
İstanbul’daki konserleriniz için neler hazırlıyorsunuz?
Daha önce beni sahnede izlemeyen insanlar için oldukça şaşırtıcı bir deneyim olacak. Çünkü sahnede ne kadar yüksek enerjili olduğuma şaşıracaklar. Hep dans edeceğiz ve çok eğleneceğiz. Bu nedenle konsere gelecekler dans ayakkabılarını giyseler iyi ederler! (Gülüyor). 19-20 Aralık’ta Salon’a gelmelerini ve benimle harika vakit geçirmelerini istiyorum.
Fallulah, 19-20 Aralık saat 21.30’da Salon İKSV’de.