@ErkanAktug

Miro Vakfı: İmzalar sahte

Miro Vakfı: İmzalar sahte
Miro Vakfı: İmzalar sahte
Miro İstanbul'da' sergisini inceleyen Miro Vakfı yetkilileri imzaların sahte olduğu sonucuna vardı. Eserler detaylı inceleme için İspanya'ya gidecek. Koleksiyonun sahibi Arete Sanat Galerisi ve sergi organizatörü Kült'le konuştuk.
Haber: ERKAN AKTUĞ - erkan.aktug@radikal.com.tr / Arşivi

20 Kasım’da Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Tophane-i Amire’de açılan ‘Miro İstanbul ’da’ sergisinde yer alan bazı eserlerin sahte imzalı olabileceği şüphesiyle sergide incelemelerde bulunan Miro Vakfı yetkilileri, yaptıkları ilk incelemelerin ardından imzaların sahte olduğu sonucuna vardı.
Merkezi Barcelona’da bulunan Miro Vakfı’nın direktörü Rosa Maria Malet, ‘Miro İstanbul ’da’ sergisindeki bazı eserlerin sahte imzalı olabileceği şüphesi nedeniyle durumu bir mektupla MSGSÜ Rektörü Prof. Yalçın Karayağız ve sergiyi düzenleyen Kült Organizasyon’a iletmiş, eserler kendileri tarafından kontrol edilene kadar serginin kapalı tutulması gerektiğini vurgulamıştı. Bu gelişme üzerine Kült Organizasyon, 20 Aralık itibariyle sergiyi kapattıklarını duyurmuştu. Ardından Miro Vakfı’ndan bir uzman, 23 Aralık’ta İstanbul’a gelerek sergide incelemelerde bulunmuştu.
Kült Organizasyon, dün yazılı bir açıklama yaparak Miro Vakfı’nın sahte imza konusunda vardığı sonucu kamuoyuna duyurdu. Açıklamada, “İnceleme sonucunda 3 Ocak 2014 tarihinde (Miro Vakfı’ndan) tarafımıza gönderilen teknik raporda eser imzalarının orijinal olmadığı öne sürülmüştür. Konuyu hukuki boyuta intikal ettirdiğimizden, gerekli yasal başvurları yaptığımızdan dolayı, Türk mahkemelerince atanacak bilirkişi incelemesinin ardından detaylı bir inceleme için Miro Vakfı’nın da talebi üzerine eserler İspanya’ya gönderilecektir” ifadelerine yer verildi.
Peki sahte imzalı olduğu iddia edilen Miro eserleri nereden ve nasıl alındı? ‘Miro İstanbul’da’ sergisinde izleyiciyle buluşan koleksiyonun sahibi Arete Sanat Galerisi’nden Emre Sefer, eserleri Kanada ve ABD ’den satın aldığını belirtiyor. Eserlerin tamamının kendilerine ait olduğunu ve sergi için Kült Organizasyon’a bir süreliğine kiraladıklarını belirten Sefer’e ‘Yaklaşık 60 Miro eserinin yer aldığı koleksiyona ne kadar ücret ödediğini’ sorduğumuzda, “Ücret söylemem doğru olmaz” yanıtını alıyoruz.
Miro Vakfı’yla işbirliği içinde olduklarını söyleyen Emre Sefer, “Miro Vakfı bizim iyi niyetimizi gördü. Onlar ne istiyorsa yapıyoruz. İstanbul’da yaptıkları inceleme sonucunda bazı imzaların sahte olduğu şüphesinin devam ettiği sonucuna vardılar. Şimdi tam tespit yapmak için eserleri görmek istiyorlar. İrtibat halindeyiz, ne gerekiyorsa yapacağız. Mourlot & Maeght, dünya çapında büyük galeriler. Eserlerin her birinin Kanada British Columbia’daki Art Brokers West’ten sertifikası var. Miro Vakfı’na bunları da ilettik. Araştırıyorlar. Bizi değil, onları araştırıyorlar. Şu anda eserler sahtedir diyemeyiz. Süreç devam ediyor” diye konuşuyor.
Konuyla ilgili Kült Organizasyon’a da sorular yönelttik. İşte yanıtlar...
Miro sergisini açma süreci nasıl gelişti?
Koleksiyonerle iletişime geçildi. Koleksiyonun sergilenebilirliği uygun görüldükten sonra kürasyonu gerçekleşti. Buna göre sergi tasarımı tamamlandı. Gerekli sigortalama, nakliye ve kiralamalar yapıldı ve sergi kurulumu gerçekleştirildi.
Miro pahalı bir sanatçı. Eserlerin sahte olabileceği şüphesi hiç olmadı mı? Olduysa nasıl ikna oldunuz sahte olmadığına?
Arete Sanat Galerisi saygın bir galeri; daha önce de önemli sanatçıların sergilerini yapmış bir galeri. Ayrıca bu sergide sergilenen eserlerden bir kısmı daha önce İzmir’de de sergilendi ve de Arete bize orijinallik belgesi sundu.
Miro Vakfı yetkilileri İstanbul’a geldi, olaya yaklaşımları nasıldı?
Gayet olumlulardı. Bizlerin mağdur durumda olduğumuzun farkındalardı. Eserlerin tümünü detaylı incelediler.
Miro Vakfı’ndan en son size gelen açıklamada ne deniliyor?
Eserler üzerindeki imzaların orijinal olmadığını belirttiler. Ayrıca olayın mağdur tarafları olarak birlikte hareket edebilmek adına eserlerin kaynağını soruyorlar. Başlangıçtan beri işbirliğinde bulunduğumuz için teşekkür ettiler.
Bundan sonra olayı yargıya taşıdınız. Zarar tazminat talebinde mi bulundunuz?
İstanbul’da bir sergi düzenlemenin maliyeti çok yüksek. Koleksiyonun nakliyesi, sigortalanması ve kiralanması, mekânın sergiye hazır hale getirilmesi, reklam prodüksiyonu gibi maliyetler bulunmakta. Bundan daha önemlisi ciddi bir itibar zedelenmesi yaşadık. Bu nedenle tüm bu zararların tazmini için hukuki yollara başvurduk.

En pahalı sanatçılardan


Canlı renklerin, kadınların, kuşların, güneşin ve yıldızların göksel bir mekâna serpiştirildiği çocuksu ve nükteli resimleriyle izleyiciye fantastik bir dünya sunan 20. yüzyıl sanatının en ilham verici isimlerinden Joan Miró, günümüzün en pahalı sanatçılarından biri. 1983’te hayata veda eden büyük İspanyol ressamın 1927 tarihli ‘Peinture (Etoile Bleue)’ - ‘Resim (Mavi Yıldız)’ adlı tablosu, iki yıl önce Londra’da düzenlenen Sotheby’s müzayedesinde 37 milyon dolara satılmıştı. Miro’nun 1925 tarihli ‘Painting-Poem’ adlı eseri de Londra’daki Christie’s müzayedesinde 27 milyon dolara alıcı bulmuştu.
1924 yılında Sürrealist Manifesto’yu yayımlayan Andre Breton’un “İçimizdeki en sürrealist” diye tanımladığı Joan Miró, özellikle kamusal alanlarında bulunan eserleriyle tıpkı Gaudi gibi Barcelona’ya mimari kimliğini kazandıran isimlerden biri. 1974 yılında Dünya Ticaret Merkezi için yaptığı duvar çalışması 11 Eylül saldırılarında yok olan Miro, Barcelona futbol takımının 75. yılı adına bir afişe imza atmış, 1982’de İspanya’da düzenlenen Dünya Kupası’nın afişini tasarlamıştı.