Mona Lisa o pozdan önce ne yaptı?

Mona Lisa o pozdan önce ne yaptı?
Mona Lisa o pozdan önce ne yaptı?
Feridun Oral, Mona Lisa'nın o ünlü pozunu vermeden önce başından geçenleri kurgulayarak bir sergi ve kitap yarattı. Oral ile sergi fikrini ve yaratım sürecini konuştuk.
Haber: BESTE SEZEN ATEŞPARE / Arşivi

Bir berber duvarında rastladığı buruk bir tebessümün peşinden gidip bambaşka bir hikâye kurgulayan ve o hikâyenin sergisini yaratan biri Feridun Oral. Daha önce kendi yazıp resimlediği çocuk kitaplarıyla tanınan yazar-çizer, bu sefer de hayal gücünün onu götürdüğü başka bir yerden ulaşıyor bize. Mona Lisa’nın o ünlü pozunu vermeden önce başından geçenleri kurgulamış ve gün içerisinde karşılaştığı tüm objelerle ilgi çekici bir sergi yaratmış. “Mona Lisa - Buruk bir tebessümün kısa hikâyesi” adlı kitap -serginin yaratıcısı Feridun Oral ile Mona Lisa’nın tebessümünü, yarattığı hayali kahraman Lanzi’yi ve serginin yaratım sürecini konuştuk.
Serginin çıkış noktası nedir?
Louvre Müzesi’ni gezerken Mona Lisa resminin sergilendiği bölümde Japon turist kalabalığından göremediğim meşhur tablonun kopyasına yıllar sonra bir köy berberinde tıraş olurken rastlamam beni çok şaşırtmıştı. Berber ya sanatseverdi ya da Mona Lisa ile bir ilintisi vardı. Berberin özeli beni ilgilendirmiyordu. Ben sadece bir köy berberinde tıraş oluyordum, gerisi hikâyeydi ve hikâye böyle başladı diyebilirim.
Mona Lisa’nın gülümsemesi herkes için farklı şeyler ifade eder. Bu gülümsemenin sizi çeken yönü neydi, neden özellikle bu tebessümün?
Mona Lisa ile ilgili bugüne kadar birçok araştırmaya, resmi dejenere eden illüstrasyonlara, resimlere ve bir sürü görsele ben de herkes gibi istem dışı da olsa rastladım. Hatta kitabımın sonunda İstanbul ’da Mona Rıza yazılı tişört satan bir vitrin fotoğrafı koydum. Şamar oğlanına dönen bu esere kendi humour’umu katmak istedim. Sadece gülümsemenin kargaşasını değil, Mona Lisa resmini bir bütün olarak değerlendirmeyi düşündüm.
Nasıl yani?
Sergide ağırlıklı olarak Rönesans dönemindeki berberlerin aynı zamanda dişçilik yaptığı olgusundan hareketle, Mona Lisa’nın o meşhur pozunu vermek için Da Vinci’nin atölyesine gitmeden önce, sabahtan öğlene kadar olan zaman diliminde yaşadıklarını anlattım. Ve dişçi (berber) Lanzi diye bir karakter yarattım. Amacım, sanat tarihine geçen bu resmin arka planındaki bilinmeyenleri kurgusal bir hikâyeye dönüştürmek ve hikâyeye hayali bir kahramanla yaşanmışlık hissi vermeye çalışmaktı. Sanırım bunda da başarılı oldum. 
İlginç detaylar da var.
Mona Lisa’nın gülümseyişi üzerine odaklanmış gözükse de, kitabı okudukça başka başka detaylar da anlatılıyor. Örneğin Mona’nın ellerini üst üste koymasının nedeni, kitapta dişçi Lanzi’nin sıcak balmumunu kazara eline dökmesi vs. Da Vinci’nin resmi yaptığı yıllarda tütün içmeyi yeni bıraktığının bilgisini ve belki de bu gizemli gülümseyişin ardında, Da Vinci’nin tütün içmeyi bırakmasının gerginliğini tuvale yansıtıp yansıtmadığını bile düşündürüyor.
Sergiyi hazırlarken ilk önce hikâyeyi mi kurguladınız yoksa objeler üzerinde mi çalıştınız?
Önce hikâyeyi yazdım. Mona Lisa’nın annesinin balkona çamaşır asan komşularıyla konuştum. Keşke olabilseydi, eminim bilmediğimiz ne çok şey daha ortaya çıkardı. Kitapta bahsi geçen obje, nesne vesaireleri yazarken hiç düşünmedim. Dönemsel bir sahicilik içermesine dikkat ettim.

Bulduğum ne varsa topladım


Objeleri nasıl derlediniz?
Tasarımları yapabilmem için bazı obje, nesne gibi şeyleri ararken biraz sıkıntı çektim. Çünkü Rönesans dönemini çağrıştıracak bir şeyler bulmak çölde kazandibi yemeyi hayal etmek gibi bir şeydi. Bulduğum ne varsa topladım. Tıpkı bir zanaatkâr gibi boyadım, yonttum, vidaladım. Birbirinden alakasız bir sürü bağımsız parçayı bir araya getirip, tasarımları oluşturdum. Kendi yarattığım hayali kahraman Lanzi’nin yerine geçtim. Sanırım tasarımlardaki sahiciliği buna borçluyum. Sergiyi tıpkı bir müze konsepti gibi tasarladım. Hatta bunu daha da etkili kılmak için galerinin bir bölümünü müze shop olarak düzenledim. Sergiyi ya da müzeyi gezdikten sonra müze shop’tan küçük hediyelik eşyalar, hatıralar satın alma eylemi, sergiye bambaşka bir tat kattı diyebilirim.
Bu projede yazarlığınızın bir etkisi olduğunu söyleyebilir miyiz?
Sanıyorum çocuk kitapları yazarı ve çizeri olmam, fantastik kurgusal anlamdaki hayal gücümün böyle bir kitabı tasarlamamda etkisi olduğunu söyleyebilirim.