Mor ve Ötesi, teşekkürler...

Mor ve Ötesi, teşekkürler...
Mor ve Ötesi, teşekkürler...
'Güneşi Beklerken'le yine sözünü sakınmayan Mor ve Ötesi, albümün ismiyle müsemma karamsar şarkılarla karşımızda. Ve kuşku yok ki biz bunu severiz...
Haber: BURAK KURU - burak.kuru@radikal.com.tr / Arşivi

Dinlediğim en güzel şarkı girişlerinden biriyle açılıyor albüm. 15 saniyelik, insanı yormayan ama melankoliyi hissettiren başlangıcın ardından solist devreye giriyor: “Bu bedenler biraz sahipsiz, biraz da renksiz bugün . Yarın yok, yarın neymiş...” Sonra daha da güzelleşiyor:
Hayat ne anlatır, neleri
gizlerken. Yolunu bilmezsin,
güneşi beklerken...”
Buradan Anne Frank’e kulak verip konuya girelim. Zamanında demiş ki: “Hepimiz mutlu olmak amacıyla yaşıyoruz, hayatlarımız farklı ama bu yüzden de aynı...”
Mor ve Ötesi’nin albümü Güneşi Beklerken de bize ‘çeşitli’ beklentilerden bahsediyor. Çünkü sonuçta herkesin güneşi kendine olmakla birlikte elde ettiği takdirde hayatında olumlu değişikliklere sebep olabilecek bir güneş var. O gelene kadar ise sancılı bekleyiş.
Albüm o sürece eşlik ediyor...
Melankolinin olmazsa olmazı udu bünyesine katarak kalbimizi fetheden ‘Eski Şarkısı’, ardından gelen ‘Oyunbozan’ ve sonrasındaki ‘Sana Değmez’ elinizdeki albümün kalitesine dair ipuçları veriyor. Ama ‘Son Sabah’ı dinlemeye başladığınızda özellikle nakaratta belki de grubun en iyi işlerinden birine kulak verdiğinizi düşünebilirsiniz. Ki öyle bir düşünce içerisinde olursanız size katılırım. ‘Yağmur Teşekkürler’, ‘Gel Söndür Beni’, ‘Tamiri Mümkün Kalbinin’, ‘Boş Bir Dünya ’ ve ‘Denize Doğru’ da teker teker övgüyü hak eden şarkılar. ‘Mermiler’ ise ülke tarihimize düşülen bir not...
Mor ve Ötesi alıştığımızın aksine, siyasi olarak tavrını eserlerinde, kendilerinin de kabul ettiği üzere bazen çelişkiler yaşamalarına rağmen (BBC Türkçe, Mor Ve Ötesi söyleşisi / 3.12.12) paylaşmaktan çekinmeyen bir grup. Son albümde de bu minvalde eserler mevcut. 8 dakika 36 saniyelik Mermiler, geçen yıl hayatımıza giren ve hâlâ üzerindeki soru işaretleri kalkmamış olan utancımıza değiniyor. Bunun dışında albüm kartonetinde de tavır var. Kerem Kabadayı, öldürülen er Sevag Şahin Balıkçı’ya albümü adarken, solist Harun Tekin, fanatizmin iliklerimize kadar hissedildiği ülkemizde ‘kalp ve ruhu kaybetmeden’ var olunabileceğini gösteren yazarlara teşekkür ediyor. Tabii bu isimler arasında Radikal yazarları Ahmet İnsel, Bülent Somay, Ezgi Başaran ve Tanıl Bora’nın olması da ayrı bir hoşluk. Tekin ayrıca ‘bütün ÖYM mağdurlarına’ selam yollamış.
Albümü dinlemeye başladığımdan beri gördüğüm kişilere soruyorum, sanal âlemde de tepkileri araştırıyorum. Büyük bir çoğunlukla aynı düşünüyor olmaktan dolayı da mutluyum. Çoğunluk beğenmiş. Beğenmeyenler ise ‘yadırgama’ tonunda sitem etmişler. Onlar da dinledikçe seveceklerdir.
Tamam bu albüm bence de
bir ‘Dünya yalan söylüyor’ değil ya da içinde ‘Büyük Düşler’ gibi bir şarkı yok ama “Mor ve Ötesi, Mor ve Ötesi’dir” demek lazım. Övgüyü hak eden bir uzunçalar var nihayetinde...
Bu yazının yer aldığı bölüm olan ‘Kritik’te puanlamaya göre bir de görsel kullanıyoruz. Benimki puanlamadan bağımsız olarak ‘oturan kişi’. Albümü az beğendiğim düşünülmesin, sadece pürdikkat dinliyorum.

Mor ve Ötesi
Güneşi
Beklerken
DMC/Rakun Müzik