Muazzam performanslar, sabah yogası, maaş kuyruğunu aratmayan sıralar... Rock kasabasında sıradan bir gün!

Muazzam performanslar, sabah yogası, maaş kuyruğunu aratmayan sıralar... 

Rock kasabasında sıradan bir gün!
Muazzam performanslar, sabah yogası, maaş kuyruğunu aratmayan sıralar... 

Rock kasabasında sıradan bir gün!

Fotoğraf: Muhsin Akgün

Rock'n Coke'ta gün nasıl geçiyor? Sık sık Gezi sloganları atan, gece ayazında yorgana sarılan, günü yogayla karşılayan festivalcilerin arasındaydık...
Haber: ALPBUĞRA BAHADIR GÜLTEKİN / Arşivi

Gençleri alkol ve benzeri kötü alışkanlıklardan koruma niyetine çıkan yasalar, pek çok müzik etkinliğinin ipini birer birer çekerken, Türkiyeli festival müdavimlerinin elinde kalan son kalelerden biriydi Rock’n Coke. Hal böyle olunca, nispeten zayıf bir line-up’a sahip bir etkinlik dahi müzikseverlerden yoğun ilgi görebiliyor. Ki bu ilginin boyutunu festivalin ilk akşamında, Beylikdüzü TÜYAP metrobüs durağındaki sırada kestirebildik. Kazasız belasız geldiğimiz Hezarfen İstanbul ’un fizanında, ama mevzu bahis trafik olunca şehrin göbeğindeki festival mekânlarından daha hızlı bir ulaşım söz konusuydu o gece. İçeri sorunsuz giriş, akabinde kamp alanına kurduğumuz çadırlar… Bu hususta görevlilerin yardımlarını anarak gelelim devasa festival alanına.

Gezi’nin adı yeter

Beş farklı sahneye ve yüzden fazla müzik dışı etkinliğe sahip bu rock kasabası, ilk geceyi sakin geçirdi. Ancak ertesi akşam bu alanı aşağı yukarı 50 bin kişi dolduracaktı. Sabah açılışı Gezi Direnişi’nde hayatını kaybedenlere, Ahmet Kaya’nın ‘Katlime Fermanı’nı ithaf eden Büyük Ev Ablukada yaptı. Ve tabii akabinde bildik sloganlar… Gezi’nin adı uyuyan bir kitleyi yerinden kıpırdatmaya bile yetiyor. Zira maNga performansı sırasında seyirci dinginliğini korurken, söz Gezi’den açılınca sahne önündeki hareketlenmeler dikkat çekiyordu.
Ve ilerleyen saatlerde sahneye çıkan Editors -ki müdavimlerine kalırsa hayli büyüleyici bir performansa sahipti- sonrasında Duman, Hurts ve Arctic Monkeys de coşkunun vitesini arttırdıkça arttırdı. Ana sahne performansları izleyiciyi tatmin etmiş gibiydi. Zero Sahnesi’nde ise Triggerfinger, Palma Violets ve Can Bonomo benzer ilgiyi gören isimlerdi.

Sabah cehennem, akşam buz!
Dedik ya “Hezarfen İstanbul’un fizanı” diye. Sabahı sıcak ve kurak, akşamı ise soğuk ve sert geçmesiyle fizan çöllerini aratmıyor burası. Ertesi sabah tuvalet sırasında kulağıma çalanlar, ‘yorgan getirdiğine pişman olmayanlar derneği’nin yeterli bir halk desteğine sahip olduğunu gösterdi.
İlk gecenin can sıkıcı iki noktası ise bir festival klasiğiydi aslında: Dönüş ve uzun kuyruklar… Arctic Monkeys’in muazzam performansının ardından dağılan kalabalık, şehir merkezine doğru çileli bir yolculuğa çıktı. Hem bilet kuyrukları hem de servis sırası can sıktı. Lakin kuyrukla ilgili tek mevzu dönüşle ilintili değildi. Gün içinde yiyecek/içecek ve para kart sıraları, 1990’lardan aşina olduğumuz emekli maaşı kuyruklarına benziyordu. Zannediyorum ki internet bağlantı sorunları da bununla alakalıydı. Ancak elde olmayan sebeplerden doğan bu olumsuzluklarda yiyecek/içeceklerin ücretsiz dağıtılması, yetkililerin en azından bu tip beklenmedik durumlara iyi niyetle yaklaştığını gösteriyordu. 

Alex Turner'ın askerleriyiz!


Kapanış The Prodigy ile…
Festivalin son günü ise festivalciler The Prodigy’nin heyecanıyla uyku tulumlarından kalktı. İlk olarak tuvalet ve duşun yolu tutulurken, sabah koşusu, yoga ve pilates ile öğlen edildi. Katılımcıların rahatı açısından geniş bir alana yeşillikler oluşturulmuştu, lakin gölgelerin olduğu alanlar biraz yetersizdi. Kavrulanlara çare ise bir anda kapanan hava ve bulutlar oldu.
Son olarak gelelim dün akşama… Hem Rock’n Coke hem de Zero sahnesi dolu dolu olmasından mütevellit bir önceki güne nazaran daha kalabalıktı festival alanı. Rebel Moves, Aylin Aslım, Primal Scream, Within Temptation ve Teoman ana sahne önünde yoğunluk oluştururken, Zero’da Skindred, Replikas, Oi Va Voi, Yasemin Mori, Melis Danişmend, Selah Sue ve Ellie Goulding vardı. Ancak gecenin finali tabii ki The Prodigy’e aitti.