'Muhalif tiyatroya tahammül yok'

'Muhalif tiyatroya tahammül yok'
'Muhalif tiyatroya tahammül yok'
Tiyatro desteklerinde 'Gezi Direnişi'ni destekleyen kurumların dışlandığı iddiası tartışılıyor. Geçmişte destek almalarına rağmen yeni listede yer almayan tiyatrolar iktidarın yardım aracılığıyla kendilerini cezalandırdığı görüşünde...
Haber: İPEK İZCİ - ipek.izci@radikal.com.tr / Arşivi

Kültür Bakanlığı’nın özel tiyatroların projelerine yönelik yapacağı destek listesinde geçen yıllar destek alan birçok tiyatroya 2013-2014 sezonu için ödenek çıkmadı. Değerlendirme Komisyonu’ndan geçmelerine rağmen Kültür Bakanı Ömer Çelik tarafından bu tiyatroların üstünün, ‘Gezi Direnişi’ni destekledikleri için çizildiği iddiası tiyatro dünyasında dile getirilmeye başlandı. Bu tiyatrolar arasında Dostlar Tiyatrosu, Ortaoyuncular, Ankara Sanat Tiyatrosu, Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu, Duru Tiyatro, Tiyatrokare, Oyun Atölyesi, Tiyatro Pera, Altıdan Sonra Tiyatro, Destar Tiyatro ve daha birçok ekip var. Ödenek alamayan tiyatrolar yarın ortak bildiri yayımlayacak. Bu ekiplerden Destar Tiyatro, Altıdan Sonra Tiyatro, Tiyatrokare, Ortaoyuncular ve Dostlar Tiyatrosu’na görüşlerini sorduk…

Bê nan dijîm bê azadî najîm!
Mirza Metin (Destar Tiyatro)


Dört yıldır ödenek alıyorduk ama bu yıl bakanlığın nabız yoklamak için servis ettiği gibi Destar ve daha birçok tiyatro listenin dışında. ‘Gezi Kart’ yedi de diyebiliriz. “Babamız bizi sevmedi, çirkiniz” parçasını hatırladım. Ha; ‘baba’ ödenek alan dostları çok seviyor manası çıkmasın. Böl-parçala-yönet darbe ülkelerinin alışkanlığıdır. ‘Baba’ sevmedikleri arasında nifak tohumlamak ister gibi. Arada sevdiği ambalaj ve tekstil firmaları da yok değil. Bu her dönemin değişmeyen klasiği. Şimdiye kadar harçlık veriliyordu da şimdi yaramazlık yaptığımızı düşünüp harçlığımızı mı kesiyorlar? Daha güzel bir dünyanın umudu var hayalimizde, ömrümüzü uzatan. Asıl ödeneğimizi umuttan alıyoruz. Umudumuz hürriyetimizdir. Kültür Bakanlığı’na ve hükümete daha demokratik yöntemler tavsiye ederim. Paketleri hep boş çıkıyor çünkü. Tavsiye dinleyeceklerini sanmıyorum ama yine de söz özle mukabildir, biz sözümüzü söyleyelim. Bê nan dijîm bê azadî najîm! (Aç yaşarım hürriyetsiz yaşamam!)

Mesaj; uslu duracaksınız
Nedim Saban (Tiyatrokare)

Tiyatromuz kurulduğu yıldan bu yana devlet yardımı alıyordu. Prosedür yeni tiyatroların üç yıl yardım almamasıdır ancak 22 yıl önce ‘Müziksiz Evin Konukları’ oyunumuzun başarısı SGK ve vergilerimize de yansıyınca o yıl komisyon özel bir karar almıştı. Bu yıl bakanın 0 not verdiği aynı oyun, 22 yıl önce ödüllendirilmişti. Sistem şöyle: Tiyatroların bir yıl önceki faaliyetleri raportör tarafından puanlanıp kurula sunuluyor. Kurul, tiyatroları sınıflandırarak, parayı bölüştürüyor. Tavuk çiftliği değerlendirir gibi bir eleme yöntemi. Kurul üyeleri içinde de bir eleştirmen, bir özel tiyatro temsilcisi, bir oyuncu yok. Kurulun sanat insanları tiyatroya gitmiyor. Turgay Nar dışında tiyatromuzu izleyen de olmadı. Çok uzun süre A kategorisinden ödenek aldık. O dönem sunduğum Dr. Stress programında, dönemin bakanı Erkan Mumcu’yla tartıştığım için B’ye indirdiler, bir ara A olduk, AKM protestosunda tekrar B... Yaptığımız iş değişmediği gibi, gelişti ama sistem bizi hep kendine çekmek için bir ültimatom verdi.

Yeni bakanın hep aynı tiyatrolara yardım vermeme konusundaki tavrını duymuş ve yakıştıramamıştık. Normalde komisyon ödenekleri belirler, ancak sadece çay içip, tiyatrolara not verdiler. “Ödenekleri bakan belirleyecek” dediler ve 45 günlük bir araştırma sonrasında bakan, bu utanç verici kararlara imza attı. Destek alanlar içinde çok düzeyli tiyatrolar da var. Ancak bir bölümü göstermelik olarak varlar bence. AKP , otosansür uygulamayan tiyatrolara gözdağı veriyor. ‘Ödenek almak için uslu duracaksınız’ mesajı veriyor. Sadece şunu karıştırıyorlar: Bu, hükümetin değil, devletin parası. Hükümet, devletin parasını kendi çıkarları için kullanamaz, kullanmamalı.

'Haksız, tutarsız ve en hafif deyimiyle faşizan bir uygulama'


‘Destek dediğiniz lütuf değil!

Yiğit Sertdemir (Altıdan Sonra Tiyatro)

Gerekçeyi merakla bekliyorum. Ama bizim konumumuz açısından bir şey değişmedi, daha önce destek vermelerine sebep parametreler aynen geçerli. Ödenek almayan tiyatrolar için diyebilirim ki, bu tiyatrolar desteklenmeyecek de kim desteklenecek? Hemen hepsi kendi metinlerini üreten, kendi mekânlarını oluşturup ayakta tutmaya çalışan, kimisi duayen kimisi genç olmak üzere bu sanatta artık yeri belli ya da belirmeye başlamış kurum ya da kişiler. Desteklemiyorum diyerek, ‘Bu isimlerin tiyatroda üretmesini istemiyorum’ demek istiyorsa birileri, e kim üretsin? Ceza vererek kimin eğilmesi sağlanmış bugüne kadar sanatta? Ya da eğilenleri artık sanatçı diye mi anıyoruz gerçekte? Daha önce desteklendik, sağ olsunlar, görevlerini ifa ettiler. Öyle bir algıyı da kırmak gerekiyor, destek dediğiniz lütuf değil. Normalde bin katı desteklenmesi gerekir tiyatroların. Birileri ceplerindeki parayı, harçlık dağıtır gibi bir yere aktarmıyor. Desteklemesi gerekiyor ve destekliyor. Bunu bin senedir böyle değilmiş gibi yansıtmaya çalışırsan orada tuhaf bir kirlilik çıkıyor. Cezalandırılmaya çalışılanlar tiyatrocu. Bir kısmı da oyun yazarı. Talihsiz eylemler ileride anlatılmaya değer. Yazacak ne çok şey birikiyor…

‘Bugüne kadar kimse muhalif olduğumuz için bizi cezalandırmaya kalkışmadı’
Genco Erkal (Dostlar Tiyatrosu)


Dostlar Tiyatrosu olarak 30 yıldan beri devletin özel tiyatrolara parasal desteğinden yararlanıyoruz. Kuruluşumuzdan bu yana politik tiyatro yapan muhalif bir topluluğuz. Kenan Evren döneminden başlayarak ne iktidarlar gördük; Özal dönemi, Çiller, Erbakan, Ecevit vb. Kimse muhalif olduğumuz için bizi, devlet desteğini keserek cezalandırmaya kalkışmadı. Çünkü bu destek devletin görevidir. İktidarların yandaşlarına dağıttığı ulufe değildir. Çağdaş demokrasilerde gelenek budur. Devlet sanatı destekler, içeriğine karışmaz. Ama anlaşılan şimdiki iktidarın en ufak bir muhalefete tahammülü yok. Gazete, televizyon derken şimdi de tiyatroda çatlak seslerin susturulması, cezalandırılması gerekiyor.
İleri demokrasi böyle oluyor demek. Gerekçe belirtilmeden hakkımız olan destekten yoksun bırakıldık. Biz de susmayacağız elbette. Hâlâ Türkiye ’de yargıçlar olduğuna inanıyorum. Yasalar önünde hakkımızı arayacağız.

‘Hükümetin muhalif olanın yardımını kesme hakkı yok’
Ferhan Şensoy (Ortaoyuncular)


Ortaoyuncular, 33 yıl önce politik ve muhalif bir tiyatro olarak kuruldu. O zamanlar özel tiyatrolara devlet yardımı yoktu, ‘Şahları da Vururlar’ı beş yıl kapalı gişe oynadık. Bu yılki destekten muaf tutulduk, muhalifler olarak. AST, Dostlar Tiyatrosu, Ortaoyuncular, Müjdat Gezen ve Levent Kırca Tiyatroları devletin ‘devede kulak tüyü’ yardımıyla değil, vefakâr izleyicisiyle var oldu ve var olacaklar. Ve fakat söz konusu yardım, iktidarın beğendiği tiyatrolar yardımı değil, yasal devlet yardımı. Hükümet kendisine muhalif olanın yardımını kesmek hakkına sahip değildir. Hukuksal yollara başvuracağız. Kültür Bakanı’nın “Bize muhalif olan tiyatrolara niye yardım edelim?” talihsiz açıklaması da hukuksal mücadelemizde bizim için en güzel kanıt olacaktır. Hukukun giderek dingilleştiği günlerde, böyle bir mahkeme nasıl biterse bitsin, bu hukuksal serüvenden ya bir oyun ya da bir kitap çıkarırım.

Bitiyatro maddi sorunlar nedeniyle kapatılmıştı

Devlet yardımı alamayan tiyatrolar arasında 2006 yılında kurulan ve yaptığı devlet yardımı başvurularına hiçbir gerekçe gösterilmeden her yıl red cevabı alan Bitiyatro da var. Bitiyatro, maddi imkansızlıklar nedeniyle 2009 yılında kapatmak zorunda kaldığı perdesini 2012 yılında tekrar açtı. Tiyatronun kurucusu Laçin Ceylan, "Bu yılki yardımların ortaya çıkardığı tartışmalar, gerekçelerin tek tek net ve açık bir şekilde ortaya konmasını kaçınılmaz kılıyor" diyor.

‘Artık gençleri destekliyoruz’

Önceki gün Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik “Gündemimde Gezi diye bir şey yok” derken, yardımlarla ilgili soruları şöyle yanıtladı: “Destek alan bir tiyatronun bunu kendisine verilmiş ebedi, dokunulmaz bir ayrıcalık olarak algılaması hiçbir şekilde mümkün olmaz. Bir tiyatro her zaman destek alacak diye bir kaide yok.” Bakan Çelik, bu desteğin tiyatronun gelişmesi için konulduğunu, artık o gelişme aşamasından çıkıldığı için kurumsallaşmasını tamamlamış kurum ve kuruluşlar yerine genç tiyatroları desteklemeyi temel strateji olarak benimsediklerini de söyledi. Çelik, Türkiye’de devlet-sanat ilişkisinin çok eski bir model olduğu görüşünü dile getirirken, ‘devletin şemsiyesi, himayesi altında’ kültür-sanat ilişkisinden yana olan sanatçıları da eleştirdi.