Muharrem Efendi'nin iç müziği

Muharrem Efendi'nin iç müziği
Muharrem Efendi'nin iç müziği
Haber: SERDAR KÖKÇEOĞLU / Arşivi

‘Takva’ ne güzel filmdi, ne doğru filmdi. Bu dünyanın bitmek bilmeyen mali işleri ile öbür dünyanın sorumlulukları arasında sıkışmış; hem Allah’ın hem de kapitalizmin sadık kulu olmaya kalkınca aklını yitiren Muharrem Efendi’nin hikâyesinde; kapitalizmin olmasa da AKP ’nin neoliberal politikalarının bir eleştirisi vardı. Filmi güçlü kılan sadece Erkan Can’ın başını çektiği güçlü oyunculuk performansları ve güncel göndermeleri olan senaryo değildi; Replikas’tan Gökçe Akçelik’in müzikleri de etkiliydi. 

Film müziğine örnek 

Akçelik filmin ritminin Muharrem’den hareket aldığını bilerek, onun sallantılı ruh halinin izini sürmüş seslerle. İnsan seslerine karışan bendir ve tef kayıtlarını klasik tekke müziği olarak filmde bolca kullanmış ama yetinmemiş. Akçelik’in ‘drone’ sınırlarındaki elektronik sesleri de hipnotize edici yönüyle zikir seslerine karışıyor. Farklı çağrışımlara sahip sesler durgun ama derin, karanlık bir denizde birleşiyor ve Muharrem Efendi’nin ıslak rüyalarla duvarları çatlayan ve kâbusa dönen trajik hayatının işitsel karşılığı oluyor. Yedi yıl geç gelen ve raflarda yerini alan ‘Takva’ albümü deneyselliği ile film müziği ve ses tasarımı arasındaki sınırları da bulanıklaştırıyor. Sinemamızda müzik /ses kullanımı öyle özensiz ki, film müziği yapanlar aynı ses arşivlerinden beslenince bazen festivallerde ödül verilecek çalışma bile bulunamıyor. Akçelik’in (ve Replikas’ın) film müziği alanında izlediği doğru yolun incelenmesi, bu müzisyenlerin daha sık film projelerine davet edilmesi kadar önemli. Ki edilmeliler...