Mülteciler yanıtladı: 'Çantamda ne var?'

Mülteciler yanıtladı: 'Çantamda ne var?'
Mülteciler yanıtladı: 'Çantamda ne var?'
Bu sene savaşlar yüzünden Ortadoğu'dan, Kuzey Afrika'dan ve Güney Asya'dan plastik botlarla yeni bir hayat kurabilmek için Akdeniz'in sularına açılıp Middili Adası'na ulaşan mültecilerin sayısı 100.000 Uluslararası Kurtarma Komitesi, adadaki mültecilerin bazılarına yanlarında getirdikleri eşyaları sorup, çantalarının içeriğini fotoğraflamış. Yanlarına aldıkları eşyalar ve söyledikleri birkaç cümle dramın gerçekliğini en keskin haliyle gözler önüne seriyor...

RADİKAL -Mülteciler son derece tehlikeli ve güvenliksiz yollarla yeni bir hayat kurmak için başladıkları yolculukta bilinen sebeplerden ötürü yanlarına mümkün olduğunca az eşya alıyor. Botlardaki sıkışıklık ve kaçakçıların yollarını kesip değerli eşyalarını alma ihtimali çoğu kez mültecilerin küçük bir çantaya doldurdukları birkaç eşya ile günlerce sürecek ve sonunun nasıl olacağını bilmedikleri o yola çıkmasına sebep oluyor.

Daha fazla eşya ile yola çıkanlar da, şayet gidecekleri yere varabilirlerse, çoğu eşyalarından yolculuk boyunca feragat etmek zorunda kalıyorlar.

Uluslararası Kurtarma Komitesi de gidecekleri yere varan mültecilerden bazılarına çantalarında ne olduğunu sormuş. Bir anne, bir çocuk, bir genç , bir eczacı, bir sanatçı ve 31 kişilik bir aile çantalarının içindekilerini gösterirken aslında geçmişlerini ve gelecekten ne beklediklerini de göstermişler. IRC'nin bu fotoröportajı, komitenin Medium hesabında yayınlandı.

Aboessa, Anne, 20 yaşında – Şam, Suriye

‘Her şey kızımı hastalıktan korumak için. Yunanistan’a vardığımızda iyi bir adam bize iki kutu yemek verdi. Bir adam da bebeğimi görünce su ve bisküvi verdi.’

Omran, 6 yaşında, Şam-Suriye

Omran ailesinden beş kişiyle birlikte gelmiş Yunanistan’a. Denetime takılmamak için ormandan geçmek zorunda kalacaklarını bilen ailesi Omran’ın çantasına oluşabilecek kesikler için tamponlar ve kremler koymuş.

Iqbal, 17 yaşında – Kunduz, Afganistan

İran’dan Türkiye’ye yürüyerek ulaşan Iqbal, şu anda Midilli’de ama bundan sonra nereye gideceğini bilmiyor.  ‘Tenimin beyaz olmasını istiyorum; benim bir mülteci olduğumu bilmesinler. Birileri beni görecek ve polise haber verecek diye korkuyorum.’

İsmini vermek istemedi, 34 yaşında, eczacı – Suriye

‘Kız kardeşimi ve ailemi Türkiye’de bırakmak zorunda kaldım. Ölürsem en azından onların fotoğrafları yanımda olacak diye düşündüm.’

Nour, 20 yaşında, sanatçı, - Suriye

Suriye’den ayrıldığımda iki çantam vardı ama kaçakçılar yalnızca bir tane alabileceğimi söyledi. Kıyafetlerimin tümü gitti, elimde kalan yalnızca bunlar.

31 Kişilik aile – Suriye

Yola çıktıklarında her aile üyesinin bir çantası varmış fakat botları batınca bütün eşyalarını kaybetmişler. 31 kişilik aileden yalnızca bir tanesinin çantası kalmış. Aile üyelerinden birinin açıklaması dramın büyüklüğünü dünyanın yüzüne tokat gibi çarpıyor, ‘Umarım ölürüz. Bu yaşanacak bir hayat değil. Herkes kapıları suratımıza çarptı, geleceğimiz yok.’

Hassan, 25 – Suriye

'Sahip olduğum tek şey bu.  Yanımıza alabileceğimiz tek  şeyin ekstra pantolon ve gömlek olması gerektiğini söylediler.'