Musikinin retro-fütüristik hali

Musikinin retro-fütüristik hali
Musikinin retro-fütüristik hali
Haber: SARP DAKNİ / Arşivi

60’ların başında musiki dünyasının ‘sıradaki en iyi şey’i Gönül Yazar, Ankara Radyosu stüdyolarından İstanbul ’a ışınlanıp, ‘Takamadım Başıma Yıldızlardan Tacımı’ adlı ilk 78’liğini yayımladığında bir efsaneye dönüşeceğinin ilk sinyallerini vermişti. Eğer aynı günlerde Yazar’ın bu şarkısını cızırtılı bir radyodan dinlerken, üzerine bir de H.G. Wells’in Jules Verne ilhamlı Aydaki İlk İnsanlar’ını okuyup uykuya dalsaydık göreceğimiz rüya muhtemelen Gaye Su Akyol’un Develerle Yaşıyorum videosundan başka bir şey olmayacaktı...
Tıpkı döneminin bilimkurgu ütopyalarına ve dayatmalarına karşı savaşan Wells gibi Akyol da ezberlerimizi bozmak üzere kılıcını kuşanıyor ve haykırıyor. “Ya o uzaya gidilecek, ya o uzaya gi-di-le-cek!” Yola Büyük Ev Ablukada’nın el emeği göz nuru plak şirketi Olmadı Kaçarız ile çıkan Gaye’yi daha önce Mai, Toz ve Toz ya da en çok Tuğçe Şenoğul ile birlikte sürdürdüğü Seni Görmem İmkânsız projelerinden mutlaka hatırlıyor olmalısınız. Sosyal antropoloji mezunu olan Akyol aynı zamanda 2009 yılından beri çok sayıda sergide de yenilikçi çalışmalarıyla karşımıza çıkan başarılı bir sanatçı aslında.
Ali Güçlü Şimşek ve Barlas Tan Özemek ile birlikte prodüktör koltuğuna yerleştiği Develerle Yaşıyorum, tamamını kendisinin yazdığı dokuz şarkıdan oluşuyor. Albümle aynı adı taşıyan, hipnotize edici ve fütüristik videosuyla bizi kendimizden geçiren bir şarkıyla müjdelenen Develerle Yaşıyorum, Biliyorum, Yıllar Yalan ve Zaman Asla Affetmez gibi peşpeşe gelen çalışmalarla yeniliğe açık annelerimizi de tam kalbinden vuracak gibi. Gaye’nin klasik Türk müziğine yaklaşımı ve açtığı yeni kapı, onun güçlü ve tok vokalleri de eklendiğinde gayet davetkâr. O halde vakit kaybetmeden bu tuhaf mekiğe atlayın ve ‘De la Terre à la Lune’ başlasın!