Müzeyi sokağa çevirdiler!

Müzeyi sokağa çevirdiler!
Müzeyi sokağa çevirdiler!
Vandalizm tanımından çoktan kurtulup artık küresel bir sanat akımı olarak değerlendirilen graffiti ve sokak sanatı, Türkiye'de ilk kez müzeye girdi. Pera Müzesi'nde açılan 'Duvarların Dili: Graffiti/Sokak Sanatı' sergisi vesilesiyle müze duvarları dev graffiti'lerle boyandı.
Haber: HÜLYA AVTAN - hulyavtan@gmail.com / Arşivi

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi, Türkiye ’de bir ilke imza atıyor. ‘Underground’ dönemini çoktan geride bırakan ve vandalizm tanımından kurtulup artık küresel bir sanat akımı olarak değerlendirilen graffiti ve sokak sanatı, bir müzenin duvarlarına taşındı. Bugün açılan ‘Duvarların Dili: Graffiti/Sokak Sanatı’ başlıklı serginin amacı sınırlı bir sanatsal çevreyi yansıtmaktan ziyade, sokak sanatı ve graffiti’nin kapsamını ve kültürel çeşitliliğini göstermek. Kendi perspektifleri, teknikleri ve yaklaşımları olan, farklı jenarasyondan sanatçıların bir araya geldiği ‘Duvarların Dili: Graffiti/Sokak Sanatı’, bu alanda Türkiye’deki ilk müze sergisi aynı zamanda.


Serginin küratörlüğünü Roxanne Ayral üstlenmiş. Geçen sonbahar 13. İstanbul Bienal’i paralel etkinliklerinden graffiti ve sokak sanatı sergisi ‘Vandalful’un küratörü olarak karşımıza çıkmıştı Ayral. Tunç ‘Turbo’ Dindaş’ın işlerinin yer aldığı serginin ardından, şimdi çok daha kapsamlı ve yerel ile uluslararası sanatçıların yer aldığı seçkisiyle karşımızda.
Suna ve İnan Kıraç Vakfı Kültür ve Sanat İşletmesi Genel Müdürü Özalp Birol’un “Müzeciliğe ve güncel sanata ışık tutacağına, aynı zamanda paradigma değişikliğine yol açacığına inanıyorum” dediği sergide 20’den fazla sanatçı yer alıyor. Sergi, Türkiye’den Turbo, Wyne, Funk ve No More Lies’ın yanı sıra Fransa, Almanya, ABD ve Japonya’dan isimleri bir araya getiriyor. Aralarında JonOne, Herakut, Suiko, Mare139, Logan Hicks, Psyckoze gibi farklı disiplinlerden sanatçıların da bulunduğu sergide kimi devasa, kimi üç boyutlu, kimi sofistike diyebileceğimiz çalışmalar aynı çatı altında buluşuyor. Ayral, “70’lerde Amerika’da başlayan, insanların kavga etmemesi ve birbiriyle yaşaması için yaratılan bir sanatın burada da aynı etkiyi yarattığını gördük” derken, duyduğu heyecanı ve mutluluğu fazlasıyla hissettiriyor.



ÖZALP BİROL: RİSKLİ BİR PROJE
Özalp Birol ise projenin herkes için riskli bir proje olduğunun altını çiziyor. Doğası gereği açık havayla özdeş sokak sanatı ve grafittinin mekana taşınmasının bir risk olduğunu paylaşıyor. Bu noktada yapılması gerekenin yerleşik düşünceyi zorlayarak ilerlemek olması gerektiğini dile getien Birol, “Bu riske hep beraber daldık” derken, yalnızca sanatçıların değil, sanat kuramcılarının da çağdaş sanata yeni bir bakış açısı getirmesi gerekliliğini vurguluyor.


Roxanne Ayral ve Özalp Birol
ROXANNE AYRAL: GRAFFİTİ İLE BÜYÜDÜM
Roxanne Ayral, Fransa sokaklarında paten kayarken aynı zamanda graffiti ile büyüdüğünü söylüyor. Graffiti’nin kendisine kattığı değişiklikten yola çıkarak üstlendiği projeyi ise “Ben sadece insanları bir araya getirdim, işi yapan onlar” diye özetliyor.
Her daim yasadışılık atfedilen sokak sanatı sokaklarda zaman aşımına uğramaya, müdaheleye ve silinmeye de mahkum aynı zamanda. Bu noktada söz konusu eserlerin ölümsüzlüğe ulaşması ise fotoğraf sanatı ile mümkün hale gelmiş durumda. New York metrolarına uygulanan graffiti’lerin fotoğrafını çekerek pek çok sanatçının da tanınmasına katkı sağlayan Martha Cooper ve Henry Chalfant’ın fotoğraflarını sergide görmek mümkün. Cooper bir alt kültürün daha geniş bir kültüre dönüşmesinde, bir şekilde yer aldığı için kendini ‘süper şanslı’ olarak tanımlıyor. Bunun yanı sıra sergide 20. yüzyılın önemli fotoğrafçılarından Brassai’nin Paris’te çektiği duvar fotoğraflarına da yer veriliyor.


5 Ekim’e kadar sürecek sergi, Pera Müzesi’yle sınırlı da değil üstelik. Sanatçıların sokağa taşan işleri Beşiktaş ve Beyoğlu Belediyeleri’nin desteğiyle projenin ikinci ayağını oluşturuyor. Ihlamurdere Caddesi, Kasımpaşa Yolu Camialtı, Levent Kültür Merkezi, Abbasağa Parkı gibi adreslerin duvarlarında da sergide yer alan sanatçıların işlerine rastlamanız mümkün.



SOKAKLAR BİZDEN SORULUR!
Pera Film, yeni sezona sergiye paralel bir programla merhaba demeye hazırlanıyor. 12 Eylül-3Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek film gösterimleri ‘Sokaklar Bizden Sorulur! Hayat, sanat, müzik’ başlığıyla sunulacak. Amacı ‘sokağa, sokaktaki yaşama ve beslendiği kültüre bakış’ı yansıtmak olan filmlerde tek yol olan ‘sokak’la insanın kurduğu kalıcı ilişkiler ele alınıyor. Seçkide yer alan filmler arasında ilk hip-hop belgesellerinden, 1984 Sundance Film Festivali’nde Belgesel Büyük Ödülü’nü kazanmış Tony Silver filmi ‘Stil Savaşları’, Hollywood’un karanlık yönetmenine saygı duruşu niteliğinde ‘Nicholas Ray’e Saygı’, Joy Divison’ın gizemli solisti Ian Curtis biyografisi ‘Control’ ve Santa Monica’da sekiz yeniyetmeden kitlelere ulaşan kaykay tutkusu üzerine belgesel ‘Dogtown & Z-Boys’ gibi yapımlar var.

SOKAK ATÖLYESİ: GRAFFİTİ/ SOKAK SANATI
Sokak sanatı kültürünü farklı etkinliklerle tanıtmayı amaçlayan Pera Eğitim, 3 Eylül-26 Eylül tarihleri arasında bir dizi etkinlikle katılımcılarını ağırlayacak. Stencil tekniğinin uygulamalı olarak öğretileceği ‘Bas Kalıbını:Stencil’, katılımcıların kendi tişört ve çantalarını sokak sanatı yöntemleriyle hazırlayacağı ‘Sokak Modası: Tişört ve Çanta’, sokak sanatının hızlı ve kolay uygulanabilir yöntemi sticker tasarımlarını yapacakları ‘Yapıştır! Etiket Tasarımı’ gibi bir dizi etkinlik meraklısını bekliyor. 15 yaş ve üzeri katılımcılara açık etkinliklerle ilgili detaylı bilgi egitim@peramuzesi.org.tr adresinden edinilebilir.
‘Duvarların Dili: Graffiti/Sokak Sanatı’ başlıklı sergi, 5 Ekim’e kadar Pera Müzesi’nde görülebilir.