'Müzik sayesinde her şeyle başedebilirsiniz'

'Müzik sayesinde her şeyle başedebilirsiniz'
'Müzik sayesinde her şeyle başedebilirsiniz'
7. albümlerini yayımlamaya hazırlanan efsane İngiliz ekip Placebo, arayı fazla açmadan yarın akşam bir kez daha İstanbul'da. Konser öncesi ekibin davulcusu Steve Forrest'a bağlandık.
Haber: ELİF EKİNCİ / Arşivi

Yeni albüm ‘Loud Like Love’ neye benzeyecek, biraz tarif eder misiniz?
Bu, şarkıların hikâyeleri açısından oldukça özel bir albüm aslında. Gerçekten inanarak kaydettiğimiz bir albüm. O anlamda öncekilerden bir farkı yok. Gerçi ben yalnızca son iki albümde grupla birlikte çalıştım ancak elbette önceki albümleri de son albümler kadar iyi biliyorum. Sound olarak belki biraz daha deneysele kaymış olabiliriz bu albümde. Çok fazla ses çeşitliliği var. Başta iPad olmak üzere, yeni-eski bir sürü enstrüman kullandık kayıtlarda. Birçok enstrümanın sesini birbirine geçirdik. Ve bunu yaparken çok eğlendik.
Yeni albümün ilk single’ı ‘Too Many Friends’i günümüz sanal arkadaşlıklarına atıf yapan bir şarkı olarak kabul edebilir miyiz?
Bu soru çok soruluyor bize. Elbette teknolojinin getirdiği sanal arkadaşlık kavramıyla ilintili olduğunu söyleyebiliriz. Aslında bizim grupça bu konuda biraz kafamız karışık. “Tüm bunlara gerçekten ihtiyacımız var mı?”, “Bu sanal dünyadaki arkadaşlıklar gerçek bir diyaloğun yerini tutar mı?” sorularını sık sık soruyoruz kendimize. Eminim herkes soruyordur. Ama öte yandan içinden çıkılabilecek bir durum da değil bu, teknoloji sizi zorluyor. Dolayısıyla herkesin kendince bir denge kurması lazım.
Yeni albüm için ilham
kaynaklarınız neydi?

Aslında biz grup olarak birbirimize ilham veriyoruz sanırım. Gerçekten iyi bir elektrik var aramızda. Ben gruba katılalı neredeyse altı yıl oluyor; ikinci albümü yayımlıyoruz. Birlikte müzik yapmayı seven insanlarız. Bir grubu bir arada tutan tek şey de bu zaten. Bir de elbette müzikten ilham alıyoruz.
Neler dinlediniz peki
albüm sürecinde?

Aslında bu çok çok uzun bir liste. Ama şunu söyleyebilirim; bu aralar Wavves’e taktım. Son albümleri ‘Afraid of Heights’ gerçekten inanılmaz! Sigur Ros’un son albümü muhteşem, zaten herkesin malumu. Bir de Arctic Monkeys ve Beach House’u çok dinliyorum bu ara.
Placebo İstanbul ’u sık sık ziyaret eden bir ekip. Siz de en son 2009’da İstanbul’daydınız. Ne kaldı aklınızda buradan?
İstanbul sahnesi, hatırlanası bir sahne benim için. 2009’daki konser gümrükteki birtakım problemler nedeniyle ertesi güne ertelenmişti. Erteleme yüzünden iki yerine üç gün kalmıştık ve sokaklarda yürüyebilme ve gece dışarı çıkabilme şansını yakalamıştık. Eğlenceli insanların olduğu bir şehirdi. Şehrin bana verdiği enerjinin çok güçlü olduğunu hatırlıyorum. Konser de, güzel bir manzarada, nehrin yanında bir sahnedeydi, gerçekten güzel bir geceydi.
Son olarak, bu yaz İstanbul’un gündemi Gezi Parkı ’ydı. Protestolardan haberdar mısınız?
Sadece duydum. Derinlemesine biliyorum diyemem. Neler olup bittiğini tam olarak bilmiyorum ama şunu söyleyebilirim: Müziğin yardımıyla her şeyle baş edebilirsiniz. Her şeyden önce kendinizi ifade edebilirsiniz ki bu, hayattaki her konuda çok önemli.