Ne dediler?

"Küstahlığımın cinsel tercihlerimle alakası yok! Sen de yeri geldiğinde saldırgan yazılar yazıyorsun.

"Küstahlığımın cinsel tercihlerimle alakası yok! Sen de yeri geldiğinde saldırgan yazılar yazıyorsun. Yazmıyor musun? O zaman sen de lezbiyensin!"
Arto, Ayşe Arman'a cevap veriyor.
"Levent Kırca gitti. Yarın telefonla başvurun."
Kırca'nın kuracağı televizyon için başvuranlardan içeri alınamayanlara mazeret bildiriliyor.
"Dünyada bir tane estetikli manken varsa kellemi keserim. Türkiye'de mankenden anlayan yok ki. Mesela Deniz Akkaya'nın yapılmadık yeri kalmamıştır. Manken demek orijinal demektir. Bunlar televolelerde zengin bir işadamının çocuğuyla adını duyurup sonra mankenim diye ortaya çıkıyorlar."
Zeki Başeskioğlu, mankenliğin tanımını yapıyor.
"Bütün bunlar olurken biraz ötede, ağlamaya başlayınca sesi çok vahim bir kazadan önce ağır yüklü bir TIR'ın yaptığı son derece tiz ve acı ve de yüksek oktavlı ve de daha nasıl anlatsam bilemiyorum ki, son derece sinir bozucu fren gibi olabilen bebek de bağırıp duruyor."
Serdar Turgut babalığa alışmaya çalışıyor.
"Arabeski çok seviyorum.
Amerika'da her gün arabamla işe giderken arabesk dinlerdim."
Kemal Derviş "Nasıl yani?" dedirtiyor.
"Öyle 'iki tıktık bir şıkşık' yöntemiyle yazı yazmak kolaydır. Hiç zahmete girmezsiniz, araya iki Nasreddin Hoca veya Laz fıkrası sıkıştırırsınız, iki espri yaparsınız, sevgilinizi, adet gününüzü anlatır ve yazıyı bitirirsiniz."
Emin Çölaşan, sizce kime çatıyor?
"Türk politikasının havasından mıdır, suyundan mıdır lider olduğun anda, nereye olursan ol, hangi koşullarla olursan ol, gerçeklikle tendon bağların kopuyor." Perihan Mağden gerçeği söylüyor.