Ne kadar indirim o kadar alışveriş

Ne kadar indirim o kadar alışveriş
Ne kadar indirim o kadar alışveriş

Mahmutpaşa Fotoğraf: AYŞEGÜL KARACAN

İstanbul, tatil aşkına yenik düşerek boşalsa da, AVM'ler ve sokak mağazaları türlü aksiyon planlarıyla müşterilerin peşinde. Peki kim bayram alışverişinde, kim indirim avında?
Haber: ASLI BARIŞ - asli.baris@radikal.com.tr / Arşivi

Arife günü ‘Bayram sadece tatil mi demek, yoksa hala bayramlık için alışverişe giden var mı?’ sorusuna cevap aradık. Kent boşalsa da, AVM’ler ve sokak mağazaları ‘kalan sağlar bizimdir’ mantığıyla indirim oranlarıyla oynayarak kıran kırana bir mücadele içinde. 

Mahmutpaşa’da ‘kaliteli’ Kore malları
Tenhalıktan şikayetçi olanların başında orta ve alt sınıfın alışveriş mabedi Mahmutpaşa geliyor. Genelde insan kalabalığından geçilmeyen yokuş, bayrama iki gün kala gayet tenhaydı. Mağaza önlerinden, 5-10-20 gibi rakamlar haykırılsa da müşteriler pek pas vermiyor. Esnaf bu durumu Ramazan’a ve tatile bağlıyor.
Muhammet Akbaş hazırlıklı olduklarını söylüyor: “Ramazanın yaza gelmesi etkiledi bizi. Normalde bu yokuşda adım atacak yer bulamazdınız, ama şimdi tenha. Geçen sene de böyleydi, ama daha güzel ürünlerimiz vardı. Bu yıl da olmayacağını bildiğimiz için çok fazla mal koymadık. En çok 5’lik ürünlerimiz, yani indirimdeki boğazı kapalı bluzlar, tshirtler ve bol etekler gidiyor. Malum, buradan alışveriş edenler, açık giymiyor. İçeride daha abiye ürünlerimiz var 20 - 45 TL arası, ama pahalı oldukları için çok satamıyoruz.”
Takım elbise reyonlarında da durum aynı. Polyester ağırlıklı takımların fiyatlarının 60-90 TL arası değiştiğini söyleyen Serhat Ergün “Ramazan yazın ortasında olduğu sürece işler böyle durgun oluyor. Şimdi herkes tatilde, İstanbul ’da adam kalmıyor. Bayram bitince işler açılır, o zaman da açılmazsa, hep beraber tatile başlarız” diyor. Gelinlik ve abiye giysiler satan Güven Porduvan, sakin; “Mahmutpaşa’nın müşterisi ‘günlükçü’ değil ‘düğüncü’. Bizde işler Nisan’da başlar, Ramazan’da durur.
Bu arada semtteki trend yakalama bilinci, Kapalıçarşı’yı aratmayacak biçimde gelişmiş. Örneğin Burberry’den esinlenerek üretilmiş trençkotlar 95-120 arası, ancak ‘yardımcı’da olunabiliyor. Tepelerden sarkan çantalara göz atıyorum. Eskiden Chanel, Louis Vuitton ve Gucci gibi en bilinen modaevlerinin bildik modellerini taklit eden sektör, bu sezon işi iyice abartmış. Öyle ki Proenza Schouler, Mulberry ve Celine’in en havalı modelleri yani ‘it-bag’leri, logoları ve kaliteleri bir hayli değişmiş bir biçimde bana bakıyor. Fiyatlar 45-60 arası. Ancak 20 TL’yi pahalı bulan ahali, doğal olarak bu ürünlere mesafeli duruyor. Zaten ‘sezonun trendlerini kıyısından köşesinden takip edeyim’ her halde Mahmutpaşa müşterisinin en son meselesi... Çıkıştaki takı mağazasının vitrinindeki ‘altın suyuna batırılmış’ kolyeler ise üzerindeki 100 TL-125 TL fiyat etiketlerini görünce küçük çaplı bir şok geçiriyorum. Mağaza sahibi: “Bunlar öyle kalitesiz değil bayan, Kore malı bir kere...” diyerek beni tersliyor. 

Forum’un müşteri bekleyen boş koridorları
Mahmutpaşa’dan yükselen ‘Alışveriş Merkezleriyle rekabet edemiyoruz’ isyanını değerlendirip, Bayrampaşa’nın büyük komplekslerinden İstanbul Forum’a yöneliyoruz. Burasının da çok dolu olduğunu söylemek zor. H&M’de Kızı Kayra’ya alışveriş yapan Dilek Albayrak “Aslında bayramlık değil, indirimdeki ürünlere bakıyorum, birşey beğenirsem alırım. Ama kızıma bayram ziyaretleri için birşeyler alacağım kesinlikle” diyor. Üç dört yaşlarındaki Kayra, gözünü diktiği biri fırfırlı, diğeri fistolu iki eteğe kavuşacağını anlayınca seviniyor ancak isyan etmeden de duramıyor: “Bayram ziyareti ne anne? Şunları alır, evimizde otururuz, gitmeyiz ki bir yere?”
Çıkışta AVM’nin en kalabalık mağazası LC Waikiki’de ise müşterilerin, indirim reyonlarını neredeyse yağmaladığını görüyorum. 12 TL’den satışta olan atlet, şort gibi ürünlerle bayram tebriğine gidilmeyeceğine göre, durum daha ziyade tatil öncesi ‘ihtiyaç’ molası. Başka bir mağazada görevliye bayram alışverişinin katkısını sorunca tersleniyorum: ‘Burada ‘o tip’ insanlar bulamazsınız!’, ne demekse! 

Cevahir’in kurtarıcısı Arap turistler
Bir de Mecidiyeköy’ün AVM’lerinden Cevahir’e yöneliyoruz. Bol bol şortlu Rus turistler az sayıda eşi tarafından sürüklenmiş, yorgunluktan elinde torbalarla sağa sola çökmüş erkek kümeleri var. Bazı mağazalar yeni sezonu açmış ama bu sıcakta panço tipi kazaklar, dar kesimli pantolonlar ve binici detaylı kaşmir platoların yüzüne bakan yok. AVM’nin en kalabalık mağazalarından Zara’da alışverişe gelenler sezon ürünlerinin fiyatlarından şikayetçi. Arkadaşı Eyşan’la alışverişe çıkan Gizem Bostancı “İndirim oranları güzel de, o reyonlarda fazla mal kalmamış. Sezon da pahalı. Bayramlık birşeyler bakıyoruz, burada okuyoruz, memleketimiz Fatsa’ya gideceğiz, ama daha güzel bir şey bulamadık bütçemize uygun” diyor.
İndirim reyonlarından fışkıran turuncu, mavi ve pembe tonlarında elbiseler rağbet görüyor. Üzerlerinde yüzde 50- 70 yazsa da, müşteri daha da büyük indirimin peşinde. Düğüne davetli olduğu için ayakkabı bakan Kardelen Arden “Mecbur olduğum için alışverişe çıktım, yoksa daha zamanı değil. Daha büyük indirimi bekliyorum. Bayramda, lokum ya da şeker alırım alsam alsam” diyor.
Eve dönerken bir de Nişantaşı dükkanlarına bakayım diyorum. Ama bayram tatili nedeniyle iyiden iyiye ıssızlaşmış. İçinde müşteri olan mağazalar ise sadece Christian Loubotin ve Louis Vuitton... Nişantaşı’nın bayramlık anlayışı bile bir farklı; diye söylenerek turumu tamamlıyorum.