Ne kavgası bitti ne sevdası

Ne kavgası bitti ne sevdası
Ne kavgası bitti ne sevdası
Küçük dev kadın Sezen Aksu'nun 'Türkiye Şarkıları' DVD'si piyasada. Türkiye'nin her dilinden notalar, kulağınızın ve yüreğinizin pasını silecek.
Haber: NAZAN ÖZCAN - nazan.ozcan@radikal.com.tr / Arşivi

Allah akıl fikir ihsan eyleyisiler, Sezen Aksu 2002’de ‘ Türkiye Şarkıları’ konserlerine başlayacağı zaman şöyle buyurmuşlardı: “Böyle bir konser için bugünü mü buldular? Türkiye mozaiği adı altında anlamsız bir konser verilmesini şüpheyle karşılıyorum. Sanatçıya sözüm yok.” Tabii ya, öylesine ortaya söylenmiş söz bu. Yüce askerimizin ayar olduğu şey, konserin 30 Ağustos Zafer Bayramı’na denk gelmesiydi: “Konser için 30 Ağustos gibi anlamlı bir günü mü buldular? Böyle bir günde değil, 31’inde 1’inde, 2’sinde yapılabilirdi.” Evet, Sezen Aksu, 30 Ağustos’ta hiç utanmamış sıkılmamış kendi şarkılarının yanına Ermenice, Kürtçe, Rumca, İbranice ve Arapça gibi ‘bölücü ve öcü’ dillerde şarkılar katmış, bir de bunlara ‘Türkiye Şarkıları’ demiş, o sahne senin bu sahne benim söyleyip duruyordu. Ödümüz koptu, 30 Ağustos’u da böleceklerdi! O zafer Türklerindi, bu ‘bilinmeyen’ diller de nesiydi?
Ve fekat, Sezen Aksu bu, pabuç bırakır mıydı? Ne komik soru, gülelim bari! Zaten daha birkaç ay öncesinde ortalık kaynarken, İzmirli Sezen, Nevruz’da Diyarbakır’da sahneye çıkıp şarkılarını söylemişti. Sonrasında da ‘Şarkı Söylemek Lazım’ albümünü çıkarmıştı. Ve herkes sanıyordu ki, Sezen Aksu kendi kendine söylüyordu bu cümleyi. O ise birlikte yapalım bu işi dedi. Tuttu, yanına İzmir Devlet Opera ve Balesi Orkestrası, Feriköy Vartanant Ermeni Kilise Korosu, Los Paşaros Sefaradis Musevi Müzik Topluluğu, Oniro Rum Müzik Grubu, Enderun Klasik Türk Müziği Topluluğu ve Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Çocuk Korosu’nu yanına kattı ve konserlere başladı. Elbette ki Aspendos, İstanbul , Belçika’da “birlikte” söylenen şarkılar herkesi zevkten yere serdi. Şimdi o konserler, iki DVD olarak yayımlandı. ‘Gülümse’yle başlayan küçük dev kraliçemiz, hem kendi şarkılarını söylüyor hem de bazen zeybeğe eşlik ediyor, bazen bir çocuk geline Kürtçe ağıt yakıyor, bazen Rumca başlayan şarkıyı Türkçe bitiriyor, bazen de sadece susup çok dilli misafirlerini sahneye davet edip içimizi ferahlatan ya da kanatan notaları onlara emanet ediyor. Kürt çocukların heyecanlı şarkıları, Cihan Okan’ın nefis Karadeniz şarkıları, Enderun’un ‘Tekbir’i yaşadığınıza şükrettiriyor. Tabii ki bütün Sezen Aksu konserlerinde olduğu gibi bazen onunla beraber hönküre hönküre ağlıyorsunuz, bazen de ayağa kalkıp dansöz gibi kıvırtıyorsunuz.
Bazı Sezen Aksu sevmezler (Allah onları affetsin) elbette bu DVD’ler için aman ne olacak konser kaydı işte, bir şey yok diyebilir. Ama gören gözler görür! 2007’de öldürülen Hrant Dink’in ‘Beni Unutma’ şarkısından sonra seyirciler arasından Sezen Aksu’yu alkışlayan görüntüsü bile, her şeyi anlatmaya kadir! Kaynayan ve kanayan şu günlerimizde her dilden şarkılarla yıkanmak, az şey mi? Ha, hazır yeri gelmişken, Sezen Aksu’yla birlikte söyleyelim, belki işe yarar: “Kulların kullara/ Ettiğini etmiyor/ En zalim harı ateşin/ Bugün dua ettim hepimiz için/ Yüce Tanrı bizleri affetsin.”


Sezen Aksu
Türkiye
Şarkıları
İmaj