Ne şiş yansın ne kebap

Ne şiş yansın ne kebap
Ne şiş yansın ne kebap
Yeni Katy Perry albümünün en büyük iddiası Kuzey Avrupa dans müziğiyle Amerikan pop standartlarını harmanlamış olması. Ama Perry ne kadar çırpınırsa çırpınsın Amerikalılıktan kurtulamıyor.
Haber: SARP DAKNİ / Arşivi

Yıldızımızın asla barışmayacağını düşündüğüm Lady Gaga bile, R Kelly’i yanına katıp ‘Do What U Want’ ile bana beklemediğim yönden sağlam bir tokat yapıştırmışken, aynı şeyi Katy Perry’den de beklemenin çocuksu bir saflık olduğunu keşfetmem çok uzun sürmedi. Zira, ‘Prism’ tıpkı önceki kardeşleri gibi küçük kız çocuklarının ilkokulda bebek resimli etiketleri doldurdukları Panini defterleri tadında bir albüm. Yine pembe bir toz bulutu, yine hayaller, yine genç ve yakışıklı genç adamlara duyulan sonsuz aşk...
Geçen sene büyük bir umarsızlıkla yeniden fırınlayıp bir kez daha ‘The Complete Confection’ altbaşlığı ile önümüze sürdüğü ‘Teenage Dream’in takipçisi olan ‘Prism’in en büyük iddiası Kuzey Avrupa elektronik/dans müziğini Amerikan pop standartlarıyla harmanlamış olması. Katy Perry belki de sırf bu yüzden Max Martin’in kanatları altında uçuşa geçiyor. Bununla da yetinmeyip, Klas Åhlund, Bloodshy ve Greg Kurstin gibi seneler önce Kylie Minogue ve Britney Spears tarafından keşfedilmiş yetenekli prodüktörleri de çantasına dolduruyor. Ancak elbette Dr. Luke, Greg Wells ve Benny Blanco gibi standart Perry hitlerine imza atmış isimler de ‘buradayım buradayım’ diyor. Anlayacağınız ne şiş yansın ne kebap!

Üç şarkı yeter mi?

Albümü ticari olarak yüklenme görevi ‘Roar’a verildi. Kâbus gibi videosuyla aklımızı başımızdan alıveren ‘Roar’, malum, uluslararası dev bir hite dönüştü ve Perry’i zirveye yerleştirmediği herhangi bir ülke kalmadığında bayrağı önce radyolara gönderilen ‘Walking on Air’e, daha sonra da fiziksel olarak yayımlanan ikinci single ‘Unconditionally’e devretti. Özellikle, 90’lar euro-pop göndermeli ‘Walking on Air’, ne kadar çırpınırsa çırpınsın gerçek bir Amerikalı olmaktan kurtulamıyor. Eğer Katy Perry yeni ve daha popüler bir Robyn olmak istiyorsa albümde bu hedefine yaklaştığı anlar yok değil. StarGate imzalı ‘This Moment’, ‘Prism’in en parlak dakikalarını sunuyor. Sia Furler’in de suya sabuna dokunduğu ‘Double Rainbow’u unutmamalı. Deluxe versiyonu satın alacak gerçek hayranlara layık görülen Greg Kurstin’li ‘Spiritual’ı atlamak ise haksızlık olur. Yine de önceki Perry işlerine kıyasla, bir basamak yukarıda olan bu üç şarkı, 16 şarkılık koskoca bir albümü kurtarıyor mu, elbette hayır!