Neden utanç duyarız?
Neden utanç duyarız?
Her insanı 'utandıran' şeyler değişse de hissin kendisi çoğu insanda benzer şekilde tepki verilmesine yol açar. Bilimfili ekibi utanç duygusunun sebebini, toplumdaki yerini ve bireyde yol açtığı duygu değişikliklerini inceledi.

RADİKAL - Game of Thrones izleyenler muhtemelen 5. Sezon’un finalindeki Kraliçe Cercei Lannister’ın halkın arasından çırılçıplak bir şekilde yürütüldüğü, alay edilerek yüzüne tükürüldüğü ve kraliçenin arkasından yürüyen bir rahibenin sürekli olarak “Utan! Utan! Utan!” diye bağırdığı o sahneyi unutmayacaklardır.

Her ne kadar bu sahne uç bir örnek olsa da, toplum; genellikle kültürel, dini, cinsel ya da başka bir şekilde,normlarının dışına adım atan insanlara utanç duygusunu empoze eder. Bu durum mevcut halin sosyolojik bir boyutu olsa da, gerçek utanç duygusu içimizden gelir. En kötü biçimlerinde alaycı bir ses tonu bize; “Yeterince iyi değilsin. Sen kötü bir insansın. Başarısız oldun çünkü sen kusurlusun.” gibi telkinlerde bulunur.

Utanç, genellikle kabul edilen bir başarısızlığa verilen tepki olarak ortaya çıkar; örneğin, bir golü kaçırarak takımın maçı kaybetmesine sebep olmak, eşini aldatmak ya da söz verilen bir toplantıya geç kalmak. Suçluluğun aksine –birisinin eylemleri neticesinde kötü hissetmek ve diğerlerine zarar vermiş olmak– utanç duygusuna kapılan bir kişi bütün suçu kendisine atfetmek yerine; eylemler ile birey olma arasındaki farkı ayırt etmekte başarısız olur.

Suçluluk hisseden sağlıklı bir insan genellikle suçunu itiraf eder, özür diler ve yaptığının sorumluluğunu üstlenir, öte yandan utanç duyan birisinin ise geri çekilme olasılığı daha yüksektir. Ayıp bana-bana-bana hissi; mevcut durumun başkalarına olan etkisini göz önüne alma durumunu gölgede bırakır. Günden güne utanç duygusu hisseden insanların öz güveni düşer ve genellikle depresyon haline ve endişe gibi duygulara (hatta madde bağımlılığına) kapılma durumu giderek daha da yükselir. Daha korkunç hallerde ise; bu durum intihara bile sebep olabilir. James Madison University’den psikoloji profesörü Gregg Henriques şöyle diyor:

” ‘Ben’ açısından (ben tamamen bir aptalım, değersizim ya da çirkinim) öyküleme; birden çok psikopatoloji kalbini taşıyan aşırı utanç deneyimidir. Bunun depresyonun temelindeki duygulardan birisi olduğunu iddia ediyorum.”

Peki utanç duygusunun tamamen anti-sosyal ve zararlı bir rolü varsa, neden bu duygu ile evrimleştik?

Sinik ve ezik bir duruş olarak görülebilen utanç muhtemelen evrimsel bir işaret olabilir. Ev eşyasına zarar veren bir evcil köpeğin sahibi tarafından azarlandığındaki duruşunu anımsayın. Bir şempanze grubunun alanına giren ve yakalanan bir başka şempazenin grubun baskın bireyi karşısında kambur pozisyonu alması gibi örnekler bu sinik duruşun örnekleridir. İhlalci için, boyun eğme davranışı; sıklıkla yanlış harekette bulunduğu için gelecek cezanın azalmasına dair sinyaller içerir. George Mason University ‘den psikoloji profesörü June Tangney bu durumu şöyle açıklıyor:

“Utanç; hakimiyeti kabul etmenin ilk yoluydu, bir nevi şu anlama geliyordu; ‘İhlal ettiğimin farkındayım ve gidişata saygılıyım.’ Dili geliştirmemizden önce, utanma hali; sosyal kontrol uygulamanın bir yoluydu ve hala bazı durumlarda kullanılıyor.”

Öte yandan, gerçek utanç; birçok uzmana göre tamamen insana özgü bir durum olarak kendisini başkalarından ayrı kavrayabilmeyi gerektirir. Özlüğün ve boyun eğmenin karışımı duygularla ilişkili psikolojik bir yüke sebep olur. Prof. Henriques:
“Eğer dilsiz bir hayvan iseniz, bu ezilme duyguları sizi baş eğme pozisyonu almaya götürür. Fakat insanlar konuşabilirler, bu da şu söylemleri ortaya çıkarır; ‘Ben değersizim, İyi değilim, Kötüyüm.’ “

15 ila 18 aylık çocuklar da utanç duyguları sergileyebilirler. Ve gelişim psikologları çocukların 2.5 yaş civarında tam teşekküllü bir utanç kapasitesiyle donandıklarına inanıyor. Öte yandan, muhtemelen türümüzün evrimsel sürecinde de geç ortaya çıkan suçluluk hissi ise çok daha geç yaşlarda ortaya çıkıyor. Tangney:

“Suçluluk daha karmaşıktır, çünkü suçluluk hissi; özlük ve davranış arasında bir ayrım yapmayı gerektirir. Bence, suçluluk bir tür modern utançtır” diyor.

Utanç; evrensel bir insan duygusu olarak görülüyor, fakat her insan aynı frekansta ya da yoğunlukta utanç duygusuna sahip değildir. Benzer biçimde, bazı kültürler diğerlerine kıyasla daha fazla utangaçtırlar. Japon, Koreli ve Amerikalı çocuklarla ilgili bir çalışmada, Tangney öncülüğündeki araştırma ekibi; utanç ölçümü yapılan bir testte Amerikalı çocukların daha düşük skor elde ettiklerini buna karşın Japon çocukların daha yüksek bir skor elde ettikleri bulgusuna ulaştı. Ancak, çocuklar için utanç sonuçları — örneğin; daha fazla sinir hissi– kültürler arasında hemen hemen aynı idi.

Peki utanç bir şeyi başarmakla ilişkilendirilebilir mi?  Araştırmalar; utancın bazen davranışlarını değiştirmek isteyen insanları motive edebildiğini ortaya koyuyor, fakat şimdiye kadar insanların bu duygularla hareket ettiğine dair deliller yeterli düzeyde değil. Tangney:

” Deneyimler tarafından saldırı altında olan felç olmuş bozuk bir öze sahipsiniz. Bu koşullar altında, kişi; daha az proaktif olur ve ileri davranışlarında daha az etkili bir tutuma sahip olur” diyor.

Araştırmacı geçmişinin ilk 20 yılında, Tangney; utancın iyiyi geliştirebileceğine dair şüphe duyuyordu. Fakat, son yıllarda, utancın suçlular üzerindeki etkisini araştırıyor ve elde ettiği bulgular; ilk düşüncelerini tekrar değerlendirmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Tangney öncülüğündeki araştırma ekibi; hapishanede bulunmuş ve serbest kalan 500 mahkûmu takip etti ve son derece utangaçlık duyanların bazılarının tekrar suç işlediği fakat diğerlerinin ise suç işlemedikleri bulgusuna ulaştı. Görünen o ki; bazı koşullar altında utanç; tekrar suç işlemeyi engelleyebilir. Fakat,  hangi karmaşık faktörlerin mahkûmların utanç duygusunu etkilediğini belirlemek için daha fazla çalışma yapılması gerekiyor. Tangney; hangi koşullar altındaki utanç duygusunun yardımcı olabileceğini bilmemiz gerektiğini ve bunu henüz bilmediğimizi söylüyor.

Öte yandan omzunda bir suçun ağırlığını taşımayan birçoğumuz için bile; utanç tamamıyla kötü değildir.  Prof. Henriques; küçük dozlarda da olsa, utanma duygusunun pratik bir amaca hizmet ettiğini; bizi kendi sınırlılıklarımızın farkında olmaya götürdüğünü söylüyor. Küçük düzeyde utangaçlık, bizi narsistik tavır geliştirmekten alıkoyabilir ve durumsal bir özeleştiri ile kendimizin özgün bir değerlendirmesini yapabilmemize olanak sunar.

Eğer bir kimse tamamen utanmaz ise, bu tam anlamıyla bir sorundur. Ve eğer utanmaz kişilik nasıldır diye merak ediyorsanız, bu anlamda çok zengin örneklerin barındığı bir ülkede yaşadığımızı da söyleyelim. Politik konulara girmeden yazımızı burada sonlandırırken herkeste, özellikle de politikacılarda biraz olsun utanma duygusu aradığımızı da ekleyelim.