Neşeli bahriyeliler

Perküsyoncu ve vokalist Arto Tunçboyacıyan son birkaç yıldır hayli zaman ayırdığı bir müzik projesiyle uğraşıyor.
Haber: MEHMET TEZ / Arşivi
MELİS DANİŞMEND / Arşivi

Perküsyoncu ve vokalist Arto Tunçboyacıyan son birkaç yıldır hayli zaman ayırdığı bir müzik projesiyle uğraşıyor. Ermeni müzisyenleri bir araya getirdiği ve (biraz da bunun ne kadar zor ve acayip bir durum olduğunu anlatmak için) Armenian Navy Band / Ermeni Bahriyeliler Bandosu adını verdiği (Ermenistan'da deniz olmadığından bahriye bandosu da yok doğal olarak) müzik projesi tüm dünyada giderek tanınan bir grup olma yolunda. Yaz boyunca Avrupa ve Amerika'da turnede olacak olan grup, İstanbul'a son üç ay içinde ikinci kez gelerek Maslak Venue'de konser verdi. Tunçboyacıyan'ın Erivan'a giderek caz ve geleneksel Ermeni müziğiyle uğraşan müzisyenleri bir araya getirmesinin ardından, bir kısmı ilk kez Türkiye'ye gelen Armenian Navy Band üyeleri artık Dario Moreno'yla yarışacak kadar Türk dostu.
Türk izleyicisi tarafından coşkuyla karşılanan grubun geçen gelişinde de kaldığı Mercure Hotel'e gittiğimizde 11 kişinin bir araya toplanması pek kolay olmadı tabii. Neyse ki Armenian Navy Band, her daim neşeli. Kendi aralarında bol bol şakalaşıp gülüyorlar. Türkiye'ye artık alışmışlar çünkü dördüncü gelişleri. Yani "Türkiye'de olmak nasıl bir duygu?" geyiğini çoktan aşmışlar. Tavırları, kıyafetleri, müzikleri çok doğal.
İki aşamalı buluşmamızın ilk aşamasında grubun tek kadın üyesi Anahit haricinde hepsiyle konuşuyoruz. Anahit'in neden ortada olmadığı hakkındaki yorumları, erkeklerin egemen olduğu bir grup için oldukça doğal:
"Alışverişe çıkmıştır." İkinci gün Anahit kibarca özür diliyor. Röportajın o gün yapılacağını sanıyormuş. Fotoğraf çekimi için Babylon'un sokağına gidiyoruz. Gayet neşeliler. Hatta arkadan usulca yaklaşıp fotoğraf karesinde yer almak isteyen bir sokak sakinini de aralarına alıp şöyle diyorlar: "İşte aramızdaki tek eksik; Arto."
Anahit Artushyan (Kanun)
31 yaşında. 7 yaşından beri kanun çalıyor. Daha önce Ermenistan'da başka gruplarda çalmış. Aynı zamanda dans ve müzik öğretmenliği yapıyor. Arto Tunçboyacıyan ile Erivan'a geldiğinde tanışmışlar. Grupta tek kadın olmanın zor olmadığını söylüyor.
Norair Kartashyan (Blul, flüt)
35 yaşında. 12 yaşından beri müzikle uğraşıyor. "Bu müzik bir sistemin parçası değil. İstediğiniz gibi çalıyorsunuz, doğaçlama yapıyorsunuz, kendinizi ifade edebiliyorsunuz. Hiçbir baskı yok," diyor.
Vartan Grikoryan (Duduk, zurna, klarnet)
28 yaşında. 15 yaşında müziğe başlamış. Ermenistan'da birçok grupta çalmış ve çeşitli şarkıcılarla kayıtlar yapmış.
"Ermenistan'ı seviyorum. Türkiye'yi de seviyorum," diyor.
Hagop Hancıyan (Trombon)
32 yaşında. Daha önce Armenian Jazz Band'de çalmış. Grupta yeni. Amerika'da, Armenian Jazz Band'le konser verirken Arto Tunçboyacıyan'la tanışmış.
David Nalchajyan (Alto saksofon)
23 yaşında. 11 senedir saksofon çalıyor. O da Armenian Jazz Band'da çalmış. Konservatuvarda okuyor. Tunçboyacıyan'la 1998'de, Erivan Caz Festivali'nde tanışmış.
Armen Husnounts (Tenor ve soprano saksofon)
35 yaşında. 14 yaşında beri müzikle uğraşıyor. Türk seyircisi için, "İnsanlar Arto'yu ve bizi tanıyor. Sanırım yaptığımız müziği de seviyorlar," diyor.
Vartan Arakelian (Bas)
32 yaşında. 14 yaşından beri bas çalıyor. Tunçboyacıyan'la Ermenistan'da tanışmış.
Vahagn Hayrapetyan (Piyano) 6 yaşında piyano çalmaya başlamış. Konservatuvara girdikten sonra caza merak sarmış. Pek çok grupla ABD ve Avrupa'da konserler vermiş. "Türk müziği ile Ermeni müziği arasında büyük benzerlikler
var. Biz burada çalarken çok eğleniyoruz. Çünkü kültürler birbirine yabancı değil ve insanların eğlendiğini görebiliyoruz. Mesela Almanya'da ya da Fransa'da farklı gözlerle izliyorlar. Çünkü orada analiz edip anlamaya çalışıyorlar. Müzik eğlenmek, iyi vakit geçirmek içindir."
Tigran Suchyan (Trompet)
10 yaşında trompet çalmaya başlamış. Erivan'da caz gruplarıyla çalışmış. Tunçboyacıyan'la tanışıp Navy Band'e katılmış. Aynı zamanda Armenian Jazz Big Band'in de bir üyesi. "Türkiye'ye gelmeden önce malum meseleler yüzünden endişelerim vardı açıkçası. Ancak hep sıcak karşılandık."
Armen Ayvazyan (Kemençe)
Dedesi kemençe çalan, annesi folk şarkıcısı olan Ayvazyan, konservatuvarda eğitim görmüş. "Caz kalıpları içinde müzik yapan bir grupla ilk kez çalıyorum. Her iki müzik türünü belli noktalarda buluşturup keyif alıyoruz. Önce kendimizi eğlendiriyoruz zaten..."
Arman Jalalyan (Davul)
Küçük yaşta caz dinlemeye başlamış. Davul çalmayı Tony Williams, Art Blakey gibi davulcuları dinleyerek kendi kendine öğrenmiş. Armenian Jazz Big Band'in de üyesi. Ermeni pop şarkıcısı Nune Yesayan ile çalışıyor. "Erivan'da topu topu iki caz kulübü var. Arto geldiğinde zaten gideceği yerler belliydi. Karşılaşmamız çok zor olmadı yani. Bize 'Ermenistan'da ünlü müsünüz?' diye soruyorlar. Ermenistan zaten küçücük bir yer. Biz bizeyiz yani, kimse fazla ünlü olamaz orada..."