Neye göre sansür?

Hani adamın, ceket dahil ful giyinik, kadının da daha çıplak bir anlamda 'ful aksesuvar' seviştiği filmler vardır.

Hani adamın, ceket dahil ful giyinik, kadının da daha çıplak bir anlamda 'ful aksesuvar' seviştiği filmler vardır. Ama bir sahne falan değil, film boyunca cinsellik içeren ne varsa, kadının sergilediği çıplaklığa dayanır. Mesela Yumuşak Ten'de Ekrem Bora'yla Meral Oğuz böyle sevişir. Her neyse, sonuçta iyi bildiğimiz bir manzara. Bu mantığa göre, kadın cinselliği hem daha çok arzulanıyor hem de buna rağmen ailecek okunacak gazetede olsun, izlenecek filmde olsun, sunumu daha az 'ayıp'. Herkes ya da en azından büyük çoğunluk tarafından
'kadınların daha estetik' bulunduğuna dair tuhaf efsane de, bir kulp olarak bu yaklaşımın sonuna ekleniyor. Yaygın (mainstream) anlayışla üretilen her film, dergi, gazete ya da TV programı için, karşı durmayı neredeyse imkânsız, hatta sıkıcı kılacak kadar geçerlilik sahibi tüm bunlar. Bahsi bile bir klişe adeta.
Tabii cinselliğin, ne sadece çıplak bir kadından ibaret olduğu, ne de her zaman büyük bir estetik ya da erotizm içerdiği filmler de birtakım insanlar tarafından çekilmekte ve nadiren de olsa TV kanallarının
eline düşmekte. Şifresiz kanalların sansür uygulamasına alışkınız; yani standartları zorlayan bir filmi oturup TRT'de yahut diğer şifresiz kanallarda, hele de 'prime time'da yayınlanıyorsa, izlemeye yeltenmiyoruz bile. Fakat insanın budama işlemine tahammül edemediği, ondan da öte bunu beklemediği mecralar da var açıkçası. Bir ton para döküp abone olduğumuz film kanalları örneğin. Budamanın abukluk sınırını aştığı zirve noktalardan biri olarak, biraz eski bir örnek
ama Cine5'te Boogie Nights'ın son sahnesinin kesilmesi verilebilir. Baş kahramanımız Dirk Diggler'ın, takma olduğu alenen belli devasa penisi meydanda, ayna karşısındaki monoloğu, filmin kilit bölümlerinden biri ve son sahne olmasına rağmen kırpılmıştı.
Yine RTÜK
Daha güncel ve de bu yazıya vesile olan örnekler ise MovieMax'ten. Bir-iki tanesinden
bahsedelim. Todd Solondz'un son filmi Storytelling / Öykü Anlatımı, birkaç aydır MovieMax'te gösteriliyor. Ama nasıl? Yine (23.40'ta başlayan bir gösterimde bile) filmin en önemli sahnelerinden biri olmaksızın. Filmi AFM Bağımsız Film Festivali'nde ya da DVD'den değil de sadece MovieMax'in sansürlü seansında izlemiş olanlar için, Storytelling daha kolay yutulur
bir lokma. Filmde Selma Blair'in, biraz erkek arkadaşında yaşadığı hayal kırıklığından kaçmak, biraz da kendi kendine
'ırkçı değilim' mesajı verip üstüne de açıkgörüşlülük sınırlarını sınamak üzere siyah öğretmeniyle cinsel ilişkiye girdiği, oldukça sert, ancak 'açık' olduğu söylenemeyecek bir sahne var. Seyirciyi kendisiyle de hesaplaştıran, acımasız bir sahne ve bu sahneyi görmeden,
"Storytelling'i izledim," demek imkânsız.
Yine MovieMax'te, yönetmenin kurgusu olan uzun versiyonu gösterilen Betty Blue'da, Beatrice Dalle en doğal haliyle rahatça ortada gezinirken, Jean-Hugues Anglade,
'mahremi'nin üzerinde flu bir blokla görülüyor. Betty Blue'nun ekrana geldiği saatlerde MovieMax'te Tinto Brass toplu gösterimi de yapılıyor. Brass'ın filmlerinde detaylı vajina haritası verildiğini söylemeye
gerek yok herhalde.
Neye istinaden sansür uygulandığı bariz elbette. Storytelling'teki gibi erotik olmayan bir ilişki ya da Betty Blue'daki gibi erkek çıplaklığı söz konusuysa, o sahnenin katli vacip (Tabii gay temaslar da mübah sayılmıyor çoğu kez). Kısacası insanın,
şifresiz kanalların kısırlığından bıkıp doğru düzgün film izlemek için para ödediği bir kanal da fazla bir fark yaratamıyor maalesef. RTÜK onların da yakasına yapışıyor.
Digiturk yetkilileri, birkaç ay önce gönülsüz
biçimde giriştikleri sansür uygulamasına, RTÜK'ün artan baskıları ve "Kapatılırsınız!" uyarısıyla başvurduklarını söylüyorlar.
Velhasıl sayın seyirciler, TV'de film izleme programınızı bu duruma göre ayarlamaya çalışmanızı öneriyoruz. Filmin kesilebilirlik
oranına göre bir tahmin yapıp şayet sonuç
'pozitif' ise geceyarısından önceki gösterimlerine itibar etmemek gerekiyor.
Fakat RTÜK'ün en hassas biçimde üzerinde durduğu noktalardan bazılarının (örn:
'açıkta bir penis!'), sabaha karşı bile sünnetten kaçamayacağını unutmayınız.