Nihayet sabah oldu!

Nihayet sabah oldu!
Nihayet sabah oldu!
'Alacakaranlık' serisi sindire sindire değil, sündüre sündüre nihayete erdi. 'Şafak Vakti Bölüm 2' film olarak beklentiyi karşılamaktan çok uzak
Haber: ŞENAY AYDEMİR / Arşivi

Ne yalan söyleyeyim, yaklaşık beş yıllık ve beş filmlik bir serinin çok daha görkemli bir finalle sonlanacağını düşünmüştüm.
Belki ergenlik dönemini çok eskilerde bırakmış olmaktan, belki de bu tür ‘melez’ aşk hikâyeleri fazla ilgimi çekmediği için olsa gerek ‘Alacakaranlık’ çok merakla beklediğim yapımlardan olmadı. Ama bir biçimde kurtadam-vampir geriliminin tırmandığı; bu iki özel tür arasında üstelik kendi hemcinslerine karşı dayanışma ruhunun yükseldiği anlar filmi katlanılır kılıyordu yine de.
Dört hikâye ve beş filmin sonunda geldiğimiz nokta ise ‘Onlar erdi muradına, biz çıkalım kerevetine’ sözündeki gibi. Gerçi sonuçta ortada bir masal var ve mutlu son çoğu zaman iyidir. ‘Alacakaranlık Efsanesi: Şafak Vakti Bölüm 2’, tam bir yıl önce vizyona giren ilk bölümün kaldığı yerden devam ediyor ve hikâyeyi nihayetlendiriyor. 18 Kasım 2011’de finalin ilk bölümü hakkında “45 dakikalık bir hikâyeyi iki saate yaymak; birbirini tekrar eden sahneler ve diyaloglardan başka bir şey kalmıyor geride” diye yazmışız. Aslında iki saate yakın olan serinin ikinci bölümü için de benzer bir ifade kullanabiliriz. Yani ortada bir hikâye yokken, uzatılmış, bölünmüş ve ‘bir koyundan iki post’ çıkartılmış bir var karşımızda. Finalin ilk bölümünün dünya çapında 700 milyon dolardan fazla gişe hasılatı elde ettiğini düşünürsek, bir o kadar daha cepte demektir.
Final filmine dönersek, ilk filmde Bella ve Edward nihayet evlenmişti. Fantastik balayı sırasında Bella hamile kalınca ‘insan-vampir’ çiftleşmesinin yaratacağı sorunlar ortaya çıkmış, kurtadamlar çocuğu bir tehdit olarak algılamış, Jacob onları ikna etmişti. İlk filmin finalinde oldukça hasta ve ölüm tehlikesiyle karşı karşıya bıraktığımız Bella’yı gayet sağlıklı bir ‘yeni doğan’ olarak buluyoruz. Yani vampire dönüşmüş durumda. Edward ile birlikte kızları Renesmee’yi büyütme çabasındadırlar. Öte yandan kurtadamlara özgü bir biçimde küçük kıza bağlanan Jacob da onu koruma ve kollama görevini üstlenmiştir. Ancak, Volturi klanı ve lideri Aro çocuğu bir tehdit olarak algılayınca çatışma da kaçınılmaz hale gelir. Cullen’ler ‘X-Men’in mutantları gibi özel yetenekleri olan diğer vampir klanlarını bir araya getirmek, Jacob da kurtadamları onlarla birlikte hareket etmeye ikna etmek zorundadır.
Final bölümünü yeterince çekici olmaktan mahrum eden şey, Bella ve Edward’ın aşkının ‘imkânsız’ olmaktan çıkması ve Jacob’un Bella’ya karşı umutsuz hislerinin artık tükenmesi. Filmin başından itibaren kurulan bu aşk denkleminin, bu bölümün hemen başında çözülmüş olduğunu görmek filmi hikâye açısından da akamete uğratıyor. Aristokratlara özgü soya dayalı ‘ölümsüzlük’ halinin bir vampir üzerinden temsil edilip güncellendiği ve nihayetinde genç kadının dönüşerek ‘ölümsüzlüğe’ terfi ettiği aşk hikâyesinin mutlu sonla bittiğini finalin ilk bölümünün sonunda biliyorduk aslında. İkinci bölümün başında da Bella’nın eskisinden çok daha iyi olduğunu öğrenmiş olduk. Peki, geriye ne kaldı? Bu kutsal birliğe dışarıdan gelecek olan tehdit.
Bunun da geriliminin yeterince iyi kurulduğunu, vampir klanları arasındaki meselenin tam olarak açıklığa kavuşturulup layıkıyla bir final tasarlandığını söylemek zor. Gözler ister istemez iki tarafın kapışmasına tanık olacağımız o büyük final anını arıyor. Şöyle söyleyelim: Çok daha iyilerini görmüştük. Kar üstünde kellelerin havada uçuştuğu savaş sahnesi belki de o ana kadar olan gerilim bir türlü doğru kurulamadığı için beklenen etkiyi yaratmıyor. Şaşırtmalı final ise filmde öngörülmeyen tek şey belki de.
Basın gösteriminden sonra bir sinema yazarı arkadaşımın söylediği gibi: “Bu filmler sinema tarihinin en gereksiz serisi olarak tarihe geçecek muhtemelen.”

 

Alacakaranlık Efsanesİ: Şafak Vaktİ Bölüm 2
Orijinal Adı:
The Twilight Saga: Breaking Dawn Part 2)
Yönetmen: Bill Condon
Senaryo: Melissa Rosenberg
Oyuncular: Kristen Stewart, Robert Pattinson, Taylor Lautner, Billy Burke, Peter Facinelli, Michael Sheen, Dakota Fanning
Süre: 115 dk.